Serbest kalan Guantanamo mahkumları 'cihada' geri dönüyor

Serbest kalan Guantanamo mahkumları 'cihada' geri dönüyor

Guantanamo'dan serbest bırakıldıktan sonra tekrar 'cihada' katılan veya katıldığından şüphelenilen mahkûmların sayısı 208'e yükseldi.
Mepa Haber Merkezi
Ulusal İstihbarat Direktörü Ofisi'nin bu hafta yayınladığı istatistiklere göre, Guantanamo'dan serbest bırakıldıktan sonra tekrar cihada katılan veya katıldığından şüphelenilen mahkûmların sayısı 208'e yükseldi.

Söz konusu cihatçıların yüzde 60'ını oluşturan 132 kişi hala serbest. Geri kalan 76 eski mahkûm ise öldürülmüş, doğal sebeplerle hayatını kaybetmiş yahut yeniden yakalanmış durumda.

Ulusal İstihbarat Direktörü Ofisi'nin listesindeki eski mahkûmların büyük çoğunluğu, 208 kişiden 188'i yani toplamın yüzde 90'ı Bush yönetimi sırasında nakledildi veya serbest bırakıldı. Diğer 20 kişi ise (9'u onaylanmış, 11'i şüphelenilen) Başkan Obama devrinde Guantanamo'dan nakledildi.

ABD Hükümeti'nin, "yeniden savaşa katılan eski Guantanamo mahkûmları" listesi, ilk istatistiklerin yayınlandığı 2008 yılından bu yana ciddi şekilde arttı.

Haziran 2008'de ABD Savunma Bakanlığı, 37 eski mahkûmdan bir kısmının savaşa tekrar katıldığının doğrulandığını, bir kısmı için de bundan şüphelenildiğini bildirdi. 13 Ocak 2009 tarihinde Pentagon sözcüsü bu sayının 61'e yükseldiğini söyledi. Nisan 2009'da bu miktarın 74 olduğu Pentagon tarafından basına açıklandı.

Ulusal İstihbarat Direktörü Ofisi daha sonra yaptığı bir açıklamada listede 150 eski mahkûm olduğunu belirtince, tahmini rakamlar Nisan 2009 ile Ekim 2010 arasında iki kattan daha büyük bir artış gösterdi. Bu açıklamadan sonra Ulusal İstihbarat Direktörü Ofisi'nin değerlendirmeleri sürekli bir artış gösterdi. Mart ayında savaşa yeniden katılan 204 kişi olduğu belirtildi, bu da şu anki sayı olan 208'e oldukça yakın.

Eskiden ABD Hükümeti, savaşa yeniden katılan mahkûmlar listesinden örnek isimler belirtiyordu fakat artık bunu yapmaya devam etmiyor. Bu nedenle listedeki bazı kişilerin kimlikleri açık kaynaklardan veya Savunma Bakanlığı'nın eski raporlarından tespit edilebilirken, listedeki diğer kişiler kamuya açık şekilde tespit edilemiyor.

Ulusal İstihbarat Direktörü Ofisi'nin Yöntemi

Ulusal İstihbarat Direktörü Ofisi, "terörizme" ve "direnişe" dâhil olan eski Guantanamo mahkûmlarının izini sürüyor. "Terörist operasyonlar planladığı; koalisyona, destekçi ülkelere veya sivil hedeflere "terörist" yahut direnişçi bir saldırı düzenlediği; intihar saldırısı gerçekleştirdiği; terör saldırılarını finanse ettiği; terör saldırıları için başkalarını yetiştirdiği ve terör saldırılarına katılacak kişilere yardımda bulunduğu" düşünülen kişiler izleniyor.

ABD istihbarat kuruluşunun değerlendirmesi, diğer eski mahkûmlarla iletişim içerisinde bulunan veya eskiden terörle ilişkisi bulunan kişilerle kötü niyet taşımayan faaliyetler hakkında iletişime geçen cihatçıları kapsamıyor. Ulusal İstihbarat Direktörü Ofisi'ne göre Amerika karşıtı propaganda yapmak da bu listeye alınmak için yeterli değil.

"Tekrar suç işleyen bir sabıkalı" sayılmak için, kişinin doğrudan terörist veya direnişçi faaliyet gösteren eski bir Guantanamo mahkûmu olduğuna dair kuvvetli bir bilgiyle belirlenmesi gerekli. Şüpheli kategorisi, "makul fakat doğrulanmamış tek kaynaklı bir bilgiyle, eski bir Guantanamo mahkûmunun terörist yahut direnişçi faaliyetlere doğrudan katılımının" tespit edilmesiyle oluşuyor.

Mevut tahminlere göre, 208 kişi arasından 122 doğrulanmış, 86 şüpheli "tekrar suç işleyen sabıkalı" konumunda.

Şimdiye değin 693 Guantanamo mahkûmu nakledildi. Böylece tekrar savaşa katılma oranı yüzde 30 civarında. Fakat ABD istihbarat yetkilileri the Long War Journal'e, bu oranın gerçeğin çok daha altında olabileceğini ifade etti.

ABD istihbaratı daha önce Guantanamo'da kalmış olan tüm cihatçıların izini sürmüyor. Yani çok daha fazla mahkûm Ulusal İstihbarat Direktörü Ofisi'nin bilgisi dışında terörist yahut direnişçi gruplara yeniden katılmış olabilir. Aynı zamanda Ulusal İstihbarat Direktörü Ofisi'nin raporunda bir gecikme süresi de mevcut. Ulusal İstihbarat Direktörü Ofisi'nin daha önce de belirttiği gibi "Şubat 2010'da yayınlanan savaşa yeniden katılma raporları ile yeniden katılma tarihleri kıyaslanınca, Guantanamo'dan ayrılma ile savaşa yeninden katılmanın tespit edilmesi arasında 2,5 yıllık bir süre olduğu gözüküyor."

Eski Guantanamo Mahkûmları Cihatçı Gruplara Çeşitli Rollerde Hizmet Ediyor

Eski Guantanamo mahkûmları cihatçı gruplara, intihar saldırısından liderliğe çeşitli şekillerde hizmet ediyor. El Kaide de Taliban da üst düzey mevkilerini Küba'daki cezaevinden çıkan kişilerle dolduruyor. Bu kişilerden bazıları IŞİD'e de katılıyor.

Eski Guantanamo mahkûmları, Arap Yarımadası el Kaidesi'nin kurulmasına yardım etti. Arap Yarımadası el Kaidesi'nin lider yardımcısı olan Said el Şehri, 2007 yılında Guantanamo'dan Suudi Arabistan'a nakledilmişti. 2013 yılında ABD'nin insansız hava aracı saldırısında yaşamını yitiren Said el Şehri, Arap Yarımadası el Kaidesi'nin kuruluşunu ilan eden 2009 tarihli videoda yer almıştı. Onunla birlikte videoda yer alan diğer isimlerden ebu Haris Muhammed el Avfi de daha önce Küba'da mahkûmdu. El Avfi çabucak yakalanmış veya teslim olmuş, daha sonra da Suudi Arabistan'a dönmüştü.

İbrahim Süleyman el Rübeyş, Guantanamo'dan Suudi Arabistan'a 2006 yılında nakledilmişti. Daha sonra Yemen'e geçmek üzere güneye gitmiş ve Arap Yarımadası el Kaidesi'nin en önemli ideologlarından birisi olmuştu. Rübeyş, el Kaide ve IŞİD arasındaki ayrılıkta kilit bir rol oynadı. Sıklıkla Ebubekir el Bağdadi'nin girişiminin meşru olmadığını belirtti. Rübeyş, 2015 yılında bir insansız hava aracı saldırısı sonucu hayatını kaybetti.

2012 yılında transfer edilen İbrahim el Kusi, şu anda Arap Yarımadası el Kaidesi'nin üst düzey liderlerinden biri. Kusi, 11 Eylül saldırılarının gerçekleştiği dönemden önce de Usame bin Ladin'e yardım etti. Şimdi ise Arap Yarımadası el Kaidesi'nin propaganda videolarında sıklıkla yer alıyor. Söz konusu videolarda Kusi, Usame bin Ladin ile geçen günlerinden ve diğer meselelerden bahsediyor.

Diğer birçok eski Guantanamo mahkûmu da Arap Yarımadası el Kaidesi saflarına katılmış durumda. Örneğin, ABD Dışişleri Bakanlığı, Osman el Ğamdi'yi küresel çapta terörist kişiler listesine 2011 yılında ekledi. Ğamdi geçmişte Arap Yarımadası el Kaidesi'nin dergisi "Inspire"da da boy göstermişti. Şu an hayatta olup olmadığı kesin değil.

Aynı zamanda Taliban da eski Guantanamo mahkûmlarını liderliklere yerleştiriyor. Örneğin Molla Zakir, Küba'dan Afganistan'a 2007 yılında nakledildi ve kısa bir sürede Taliban'ın üst düzey askeri liderlerinden biri oldu. Molla Zakir daha sonra görevinden alındı ya da kendi isteğiyle çekildi. Buna rağmen Taliban içerisinde etkili bir isim olmayı sürdürüyor.

Temmuz ayında ABD Dışişleri Bakanlığı Ayrat Nasimovich Vakhitov'u terörist olarak niteledi. "Amerika'nın Sesi"ne göre Vakhitov, "Türk yetkililerin Haziran ayındaki Atatürk Havalimanı saldırısı ile bağlantılı olması sebebiyle tutukladığı 30 kişiden biri." Söz konusu saldırıda 45 kişi hayatını kaybetmiş, saldırının sorumluluğunu hiçbir örgüt üstlenmemiş, fakat şüpheler IŞİD üzerinde yoğunlaşmıştı.

Bu isimler, yeniden savaşa dönen eski Guantanamo mahkûmlarından kamuya açık şekilde kimlikleri tespit edilebilen bazıları.

Thomas Joscelyn'in the Long War Journal'de yayınlanan bu yazısı Mepa News okurları için tercüme edildi.