Mısır hapishaneleri ideolojik bir okul: Müslüman Kardeşler, El Kaide ve IŞİD karşı karşıya

Mısır hapishaneleri ideolojik bir okul: Müslüman Kardeşler, El Kaide ve IŞİD karşı karşıya

Mısır'da darbe sonrası hapishanelerde ideolojik hareketlenme oldukça fazla.
Mepa Haber Merkezi
Mısır Müslüman Kardeşler teşkilatının destekçileri ve IŞİD mensupları Kahire’nin meşhur Tora hapishanesinin küçük ve kalabalık hücrelerinde bir arada hapsedilmiş vaziyette. İki grup arasında dine ve siyasete dair bitmek bilmeyen tartışmalar yaşanıyor. IŞİD mensubu mahkumların, Müslüman Kardeşler mensubu hapis arkadaşlarının yanında yemek yemeyi reddettiği ve takipçilerine onlarla namaz kılmamayı öğütlediği ifade ediliyor. IŞİD mensupları, Müslüman Kardeşler mensuplarını "mürted ve kafir" olarak niteleyerek, eski “barışçıl” siyasal İslamcıları kendi saflarına çekmeye çalışıyor.

İdeolojik savaş

BuzzFeed'de yer alan habere göre; hilafetin kaldırılmasının ardından kurulmuş en eski İslamcı organizasyon olan Müslüman Kardeşler teşkilatının kıdemli mensupları, takipçilerini IŞİD mensuplarının telkinlerinden ve IŞİD ideolojisini benimsemekten korumaya çalışıyor. Mısır'da darbenin ardından birçok kişi Müslüman Kardeşler’in silahlı çatışmadan kaçınan politikasını reddederek, IŞİD ve El Kaide benzeri yapılara yahut diğer yerel silahlı gruplara sempati duymaya başlamıştı. Sosyal medyada ve internette süren ideolojik tartışmaların daha şiddetli ve uzun sürelileri bu iki farklı kamptan hapishane arkadaşları arasında hararetli bir şekilde devam ediyor.

Yumruk yumruğa kavgalar

Söz konusu kavgalar her zaman ideolojik ve siyasi eksende kalmıyor. 21 Haziran 2016 tarihinde IŞİD ve Müslüman Kardeşler mensuplarının hapishanede mutfak eşyaları ve yumruklarla birbirlerine girdiği ve onlarca mahkumun bu kavgada yaralandığı rapor edilmişti. Eski mahkumlarla bağlantısı bulunan Mısırlı insan hakları aktivisti Muhammed Lütfi “ellerini alabilecekleri her şeyi aldılar” diyerek şiddetli kavgaların yaşandığından bahsetmişti.

Bir mahkumun babası durumu şöyle ifade etmişti: “Karşılıklı tartışmalar yerini küfür ve hakaretlere bıraktı ve bunun ardından da birbirlerine vurmaya başladılar. Çoğunlukla çıplak elleriyle kavga ediyorlar. Bu kavgalara onlarca mahkum katılıyor.

Bu açıklamalar İstanbul’da çalışan bir avukat olan ve Mısır Müslüman Kardeşler teşkilatına mensup Halef Beyumi tarafından, hapisteki oğlu Ahmed'e dayandırılarak yapıldı.

Farklı ideolojiler hapishanelerden doğuyor

Söz konusu kavgaların benzerleri yalnızca Mısır'da değil, İslam ve Arap dünyasının diğer bölgelerindeki birçok hapishanede de yaşanıyor. Daha çok siyasi tutukluların bulunduğu hapishanelerde IŞİD ve El Kaide gibi farklı metodları benimsemiş grupların mensuplarıyla, siyasal İslam'ın daha 'barışçıl' kollarına mensup olan kişiler arasında uzun süren tartışmalar ve diyalogların yaşandığı bilinmekte. Türkiye gibi ülkelerde de bazı ideolojilerin hapishanelerde siyasi mahkumların birbirleriyle girdiği diyaloglar neticesinde şekillendiği ve nihai halini aldığı kabul edilmekte.

Şiddet, mahkumları radikalizme itiyor

Aralık 2013 tarihinde bir protestoyu kayda aldıktan sonra tutuklanan ve Kahire'nin kuzeyindeki bir hapishanede yaklaşık bir buçuk yıl geçiren 29 yaşındaki gazeteci Ahmet Cemal Ziyade’ye göre, IŞİD ve Müslüman Kardeşler mensupları arasındaki tartışmalar çok yoğun. IŞİD mensupları, diğer mahkumları kendi saflarına çekmeye çalışıyor ve Müslüman Kardeşler teşkilatının kıdemli üyeleri buna karşılık veriyor. Mahkumlar ideolojik olarak bir o tarafa bir bu tarafa gidip geliyor ve durum böylece devam ediyor.

Mısır hapishanelerindeki işkence ve şiddetin dozu, mahkumları IŞİD gibi oluşumların safına itmekte önemli bir etken. Hapishanelerde yaşadıkları işkencelerin ardından mevcut rejimlere ve sistemlere karşı öfke ile dolan birçok mahkum, radikal fikirleri benimseyip hapisten çıktıktan sonra IŞİD gibi gruplara katılma eğilimi gösteriyor. Her ne kadar IŞİD Irak ve Suriye'de kurduğu devleti neredeyse tamamen kaybetmiş ve dünya çapında gücünü büyük oranda yitirmiş olsa da, hapishanelerdeki muamele Ortadoğu'da IŞİD benzeri grupların yeniden rahatça var olabileceğini gösteriyor.

Hapishanelerde işkence ve tecavüz

90 yıl önce Mısır'da kurulan Müslüman Kardeşler hareketi ve bu hareketi organik yahut ideolojik olarak bağlı olan diğer İslamcı organizasyonlar, Arap Baharı’nın yükselmeye başlamasıyla Ortadoğu'da güç ve nüfuz sahibi olmaya başlamıştı. Ancak bu durum çok fazla uzun sürmedi. Mısır başta olmak üzere bölge ülkelerinde yaşanan gelişmeler devrilen rejimlerin yerine, yine bu rejimler benzeri yapıların gelmesi ile sonuçlanmıştı. Mısır'da geçici olarak iktidara gelen Müslüman Kardeşler yaşanan darbe ile hukuk dışı ilan edilmiş ve Müslüman Kardeşler destekçileri ve teşkilatın üst düzey isimleri hapishaneye atılmıştı. Grupta bağlantılı isimlerin yanı sıra kendilerini siyasal olarak İslami bir yapıda niteleyen kişiler de aynı akıbete maruz kalmıştı. Hapse atılanlar idam, işkence, işkence ile ölüm, kötü muamele ve tecavüz gibi durumlara maruz kalmakta.

Sistem karşıtı hareketlerin ortak noktası

Arap dünyasında cezaevlerindeki siyasi dinamikler hapishane duvarlarının ötesine kadar uzanan derin sosyal ve ideolojik etkilere sahip. Arap dünyasında ve özellikle Mısır'da siyasi olarak öne çıkan figürlerin çoğunun yolu hapishaneden geçmiş durumda. Bunlara örnek olarak İslami düşüncenin önde gelen isimlerinden Seyyid Kutub, el Kaide lideri Eymen ez Zevahiri ve Irak El Kaidesi’nin kurucu lideri Ebu Musab ez Zerkavi örnek verilebilir. Barışçıl siyasal İslami hareketlerin başarısız olacağını düşünen gruplar hapishaneleri "bereketli birer toprak" olarak görüyor. Arap rejimlerinin hapishaneleri, sistem karşıtı birçok hareketin 'filizlendiği' merkezler arasında. IŞİD'in Mısır'daki saldırılarının bazılarını da bu hapishanelerde yatan eski mensuplarının düzenlediği ifade ediliyor.

"Mahkumlar savaşa hazır"

Cezayir'den Tacikistan’a, Kafkasya’dan Endonezya'ya, Doğu Türkistan'dan Mısır'a kadar İslam dünyasının dört bir tarafında hapishaneler bu tür tartışmalara ev sahipliği yapmakta. Hapishaneleri sık sık ziyaret eden gazetecilerin ortaklaştıkları bir nokta oldukça dikkat çekici: Mahkumların tamamına yakını oldukça öfkeli ve kendilerini hapse atan sistemlere karşı ölümü göze alarak savaşmaya hazır.

Müslüman Kardeşler çalışmayı sürdürüyor

Hapishanelerde örgütlülüğünü ve teşkilatını sürdüren tek yapı IŞİD değil. İstanbul'da yaşayan Mısırlı bir ilim adamı olan ve Müslüman Kardeşler’den 2011 yılında ayrılan araştırmacı Abdurrahman Ayyaş, teşkilatın hapishanelerde de hiyerarşik yapısını sıkı sıkıya koruduğunu ifade ediyor.

Müslüman Kardeşler teşkilatının kıdemli mensuplarının mahkumları IŞİD ideolojik öğretisine karşı uyararak “IŞİD'in amaçlarına zarar verdiğini ve uzun vadeli çalışmalarını zedelendiğini” anlatıyor. Ancak tüm mahkumlar bu ifadeleri benimsemiş görünmüyor. Birçok Müslüman Kardeşler mensubu mahkumun, teşkilatın yol haritası hakkında ciddi endişelere sahip olduğu hapisten yakın zamanda çıkamayacakları düşüncesinin hakim halde bulunduğu belirtiliyor.

IŞİD mensupları avukatı reddediyor

Kahire'de bir insan hakları avukatı olan Halim Heniş 2015 yılında 'terörizm' suçlarıyla hapse atılan bir öğrencinin avukatlığını yaptığını ve daha sonra şunların yaşandığını belirtiyo: “O beni kovdu ve şöyle söyledi: Seni üzmek istemem ancak artık beni temsil etmeni istemiyorum. Sen kafirin hükmüne dayanıyorsun.” Heniş IŞİD mensubu mahkumların avukatları ve savunma yapmayı reddetmeleri bakımından el Kaide mensubu mahkumlar dahil diğer tüm mahkumlardan ayrıldığını belirtiyor. “Eskiden yaşamayı severdi. Hapishaneden çıkmaya can atar gözüküyordu ancak artık böyle bir emare yok.” İfade edilene göre birçok mahkum hapishaneden çıkabileceğine dair herhangi bir umut taşımıyor.

Mahkumlar barışçıl politikaya kızgın

Hapishanede yükselen en önemli fikrin Müslüman Kardeşler teşkilatının barışçıl politikasına karşı olan kızgınlık olduğu göze çarpıyor. Müslüman Kardeşler aktivistleri ve diğer kişiler, kıdemli mensupları bundan sorumlu tutarak kendilerini hayal kırıklığına uğramış hissediyor ve Mursi dönemindeki hataların IŞİD gibi gruplar tarafından propaganda malzemesi olarak rahatlıkla kullanılabildiğini dile getiriyor. Hapishanedeki mahkumların ifadesine göre; “IŞİD mensupları diyor ki demokrasiyi denedik ve bu hapishanede son buldu. Silahı ortaya koyan orduydu. Sisi iş başında çünkü silahları var.”.

İstanbul'da yaşayan Müslüman Kardeşler teşkilatı mensuplarından Beyumi, 20 yaşındaki oğlunun değişen görüşleri hakkında endişe taşıdığını belirtiyor. 2014 yılının başından bu yana bu hapishanede olan Ahmed'in “Niye bunu yapıyoruz? Niçin barışçılız? Bir başka yol bulmamız gerekiyor.” dediğini belirtiyor.

Mısırlı hapishane yetkililerinin ilk başlarda mahkumların ideolojik mensubiyetleri bakımından herhangi bir ayrıma gitmediği ancak artık radikal görülen mahkumların diğer mahkumları etkilememeleri için farklı koğuşlara alındığı ifade ediliyor.

Hapishaneler ideolojik bir okul gibi

İfadelere göre Mısır hapishaneleri ideolojik tartışmaların ve kavgaların etkisiyle adeta yeni fikirler ve yeni stratejiler için bir okul halini almış durumda. Mahkumlar hapishanede çok fazla boş zamanlarının olduğunu ve hapishanelere kitap girişine müsaade edildiği tarihten itibaren kitap okuma sayısında ciddi bir artışın bulunduğunu belirtiyor. Kitap okumak, uzun süre ideolojik düşünceler içine dalmak ve bunları koğuş arkadaşları ile paylaşmak artık düzenli bir hal almış durumda. İslami grupların mensupları mahkumların neredeyse tamamını teşkil ediyor. İslamcı ideolojinin farklı fraksiyonlarının istemeden de olsa bir araya getirilmesi ciddi bir fikri diyalog ortamı oluşmasının önünü açıyor. Mısır hapishaneleri geçmişten bugüne İslami gruplar tarafından bir medrese olarak adlandırılıyor. Mısır hapishanelerinde Müslüman Kardeşler, el Kaide, IŞİD gibi farklı ideolojik yolların arasında tartışmalar, fikir alışverişleri ve kavgalar sürüp giderken bu ortamdan ayakları üzerinde durabilen bir fikrin çıkıp çıkmayacağı merak konusu.

Kaynak: Mepa News