Erdoğan: Anayasa'da İslam'a Vurgu Yapmaya İhtiyaç Yok

Erdoğan: Anayasa'da İslam'a Vurgu Yapmaya İhtiyaç Yok

Cumhurbaşkanı Erdoğan laiklik tartışmalarıyla ilgili, "Ben bir Müslüman olarak inancımı istediğim gibi yaşayabiliyorsam mesele bitmiştir." dedi.
Mepa Haber Merkezi

Hırvatistan ziyaretinde beraberindeki gazetecilerin sorularını yanıtlayan Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Meclis Başkanı İsmail Kahraman'ın açıklamaları üzerine başlayan laiklik tartışmasını değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "AK Parti içinde, 'Nüfusumuzun yüzde 99’u Müslüman, dolayısıyla anayasada laikliğe dokunmadan, İslâm’a biraz daha vurgu yapalım' görüşünü savunanlar olduğu söyleniyor" ifadesi üzerine şunları söyledi:

"Bunların hepsi boş şeyler. Anayasada bu ülkedeki tüm dini grupların inançları güvence altına alınıyorsa, devletin tüm inanç gruplarına eşit mesafede olması esas alınıyorsa, özellikle İslâm’a vurgu yapmaya ne diye ihtiyaç olsun? Ben bir Müslüman olarak inancımı istediğim gibi yaşayabiliyorsam mesele bitmiştir. Hristiyan Hristiyanlığını yaşayabiliyorsa, Musevi Museviliğini yaşayabiliyorsa, ateist ateistliğini yaşayabiliyorsa onun için de bitmiştir. AK Parti iktidara geldiğinde bana bir televizyon programında, 'Siz geldiniz, başörtüyü getirecek misiniz?' diye sormuşlardı. Ben de öyle bir gündemimiz olmadığını söylemiştim. Başörtüsü zorunluluğu diye bir gündemimiz de hiç olmadı. Ama başörtüsü yasağı vardı. Milletin teveccühü sayesinde o yasağa sonverdiğimizde de, bazıları kalktı, ‘411 el kaosa kalktı’ diye manşet attı. Yeni anayasa konusunda da önemli olan, ülkemize yakışanı yapmaktır. Hatta gerekiyorsa, şu anda ABD’de olduğu gibi, belli ana başlıklardan, içeriği fıkralardan oluşan, kısa bir anayasa yapılmalı. Ki arkadaşların birçoğu, mesela Mustafa Şentop Hoca da bu işe olumlu bakıyor. Bu işi süratlendirir diye düşünüyorum. Bir başkanlık sistemini konuşuyorsun kıyamet kopuyor. İtirazları da biz söyledik diye. Ama önerebildikleri bir alternatif de yok. Patinaja son vermek lâzım. Ülkenin, çiftbaşlılık görüntüsünden kurtulması lâzım. Halk buna hazır aslında."

"Kimse ağzına kilit vuracak değil"

Erdoğan, "TBMM Başkanı’nın yeni anayasada laikliğe yer verilmemesi yolundaki sözleri tartışma yarattı. Muhalefet ağır ifadeler kullandı. Sizin yorumunuz nedir?" diye sorulunca da şunları söyledi:

"TBMM Başkanı’nın ağzına herhalde kimse kalkıp kilit vuracak değil. Bu insan, hayatı siyasetin içinde geçmiş biri. Ortada bir anayasa çalışması var, o da görüşünü söylemiş. Beğenirsin beğenmezsin, o ayrı mesele. ‘Peki bu konuda, Tayyip Erdoğan olarak siz ne düşünüyorsunuz?’ diye soruyorsanız, benim düşüncem AK Parti’yi kurduğum dönemden itibaren belli. Laiklikle ilgili düşüncemizin ne olduğu, kurucusu olduğum AK Parti’nin programında kayıtlı. Kaldı ki İsmail bey de AK Parti’nin mensubu olarak Parlamento Başkanı seçildi. Bu da onun, AK Parti programında belirtilenleri kabul ederek oraya gelmiş olduğunu gösterir. Ama ne yapmış? Yeni hazırlanmakta olan anayasa ile ilgili bir bilimsel toplantıda kendine göre, dünyadan bazı örnekler vererek bazı şahsi kanaatlerini paylaşmış. Ben bu konudaki görüşümü, Mısır’da Kahire’de o dev opera binasındaki konuşmamda da söyledim. Laikliğin, devletin tüm farklı inanç grupları için bir güvence olduğunu, bütün farklı inanç gruplarına eşit mesafede durması olduğunu anlattım. Hatta o zaman, şimdi hapiste olan Müslüman Kardeşler yetkilisi Muhammed Bedii, ‘Bu dediğiniz nasıl bir şey’ diyerek şaşkınlığını dile getirmişti. Kendisine anlatınca, ‘Böyle olduktan sonra ben de bunu tasvip ediyorum” demişti. Laikliği, ladinilik, din karşıtlığı gibi sunar ya da uygularsanız, elbette itirazlarla karşılaşırsınız. Oysa laiklik, devletin, tüm inançlara, ateistler dahil tüm gruplara eşit mesafede olması; tüm inanç gruplarının devletin güvencesi altında olmasıdır. Türkiye’de TBMM Başkanımızın bazı ifadelerinden hareketle yaygara koparılarak bir yere varılabileceğini düşünmüyorum. Ama muhalefette her olayda sadece hakaret peşinde koşanlar olduğu da malûm. Başlarındaki zatın sağda solda benimle ilgili hakaretamiz konuşmaları ortada."

"Ahmet Bey'e sormanız lâzım"

Cumhurbaşkanı'na, "Başbakan, 'Tam başkanlığı benimsiyorum dersem, kendimi inkâr etmiş olurum' anlamında bir cümle kullandı. Siz de, 'Eğer tam başkanlık sistemi benimsenmiyorsa, partili cumhurbaşkanlığı da olabilir' demiştiniz" denildi. Bunun üzerine Erdoğan, "Onu bana değil, Ahmet Bey’e sormanız lâzım. Benim kendi Meşveret Meclisimdeki danışmanlarımla bu konuda çalışmalar yapıyorum. Anayasacı arkadaşlarım tüm dünyayı tarıyorlar, araştırıyorlar. Amacımız alternatifleri de değerlendirebilmek."

Kahraman, "Laiklik bir kere yeni anayasada olmamalıdır" demişti

Meclis Başkanı İsmail Kahraman, İslâm Ülkeleri Akademisyen ve Yazarlar Birliği AY-BİR'in düzenlediği Yeni Türkiye Konferansı'nda yaptığı konuşmada şunları söylemişti:

"Ama anayasa inanca göre tasnif edildiğinde, bu 82 Anayasası da, 61 Anayasası da dindar anayasalardır. Neden? Resmi tatiller, Kurban Bayramı, Ramazan Bayramı'dır. Din dersleri mecburidir ve inanca dayalı bir yapısı vardır. Yani seküler değildir, dindar anayasadır. Laiklik tarifi de ona göre olmalıdır. Laiklik bir kere yeni anayasada olmamalıdır. Dünyada üç anayasada laiklik var. Fransa, İrlanda, bir de Türkiye'de var. Tarifi de yok. İsteyen, istediği gibi bunu yorumluyor. Böyle bir şey olmamalıdır. Dindar anayasa meselesinden anayasamızın kaçınmaması lazım. Dini olarak bahsetmesi lâzım."

Kahraman tartışmaların ardından yaptığı yazılı açıklamada, "Yeni anayasa ile ilgili kişisel şahsi düşüncelerimi ifade ettim. Konuşmamın bütününde 1937 yılında anayasaya kelime olarak derecelendirilen laikliğin tanımının yeniden yapılmasına vurgu yaptım. Esasında; laiklik her türlü din ve inanç mensuplarının ibadetlerini özgürce icra etmelerini, dini kanaatlerini açıklayıp bu doğrultuda hayatlarını tanzim etmelerini güvence altına alır. Bu bakımdan laiklik, özgürlük ve toplumsal barış ilkesidir" demişti.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise, Meclis Başkanı Kahraman'ın, "Laiklik bir kere yeni anayasada olmamalıdır" sözüyle ilgili, "Meclis Başkanımız, anayasa tartışmaları bağlamında kendi kanaatlerini ortaya koymuştur. Bu konudaki düşüncelerim bellidir. Hele hele Mısır'daki yaptığım konuşma, bu konuda çok çok önemli" ifadelerini kullanmıştı.