Erdoğan'dan ABD'ye: Biz size muhtaç değiliz

Erdoğan'dan ABD'ye: Biz size muhtaç değiliz

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Valiler Toplantısı'nda konuştu.
Mepa Haber Merkezi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İleri garnizon olarak görülen Türkiye'nin irade göstermesini kabul edemiyorlar" dedi.

ABD ile yaşanan vize krizine ilişkin olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kararın ABD'ye kelimesi kelimesine iade edilmesini ben söyledim" ifadesini kullandı. ABD Dışişleri Sözcüsünün "Vize kararı bizimle ve Beyaz Saray'la koordinasyon içinde alındı" sözlerini de değerlendiren Erdoğan, "Krizi John Bass yarattı" dedi.

Valiler Toplantısı'nda konuşan Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:

"Bağımsızlığına leke sürdürmeme kararlılığı birilerini rahatsız ediyor"

Ülkemiz bir süredir tarihinin en kritik sürecini yaşamaktadır. Türkiye içerden ve dışardan kuşatılmaya çalışılıyor. Bizim alan el değil de veren el durumuna gelmemiz birilerinin kabusudur. Türkiye'nin bağımsızlığına leke sürdürmeme kararlılığı birilerini rahatsız ediyor.

Sırbistan yakınlaşmamız alt üst etti

AB Sırbistan'ı arka kapısı olarak gördüğü için Türkiye buralara uzandı. Olmaz öyle şey diyorlar. Tedbir geliştirme anlayışındalar. Bizi Sırbistan'da Cumhurbaşkanının kabinesiyle karşılaması, Noyi Pazar'a birlikte gidişimiz birilerini tabii ki alt üst etti. Konforlarını bozdu. Türkiye kendine geldikçe, gücünün farkına vardıkça, baskılara eyvallah etmedikçe birileri emin olun ne yapacaklarını şaşırıyor.

Bu yükselişi engellemek için yönlü plan devrede

Çünkü emin olun güçlü Türkiye gemek mazlumlara sahip çıkmak demektir. Hepsinden önemlisi böyle bir Türkiye diğer ülkelere emsal ve umut olan bir ülke demektir. Bu yükselişimizi engellemek için çok yönlü, çok aktörlü kirli bir plan uyguluyorlar. Bu planın içinde ekonomik tetikçilik var. Millet iradesini tank ve topla esir almak var. Mezhep ve etnik temelli kışkırtmalar var. Terör örgütlerine sahip çıkma var.

"Biz size muhtaç değiliz"

Ülkemizin bu yükselişini engellemek, büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasını durdurmak için çok yönlü kirli bir plan uyguluyorlar. Bu planın içinde ekonomik tetikçilik, millet iradesin tank ve topla esir alma var. Mezhep ve etnik temelli kışkırtmalar var. Terör örgütlerine sahip çıkma, teröristleri baş tacı etme var. Figüran olarak FETÖ, PKK, DEAŞ, DHKP-C, eli kanlı çeteler de var. Medya manipülasyonları, şahsıma, hükümetimize ve devletimize karşı düzenlenen itibar suikatı da var. Diplomatik teamüllerin ayaklar altına alınması da var. Amerika ile vize gerginliği bunun ifadesidir. Bu olayı ortaya çıkaran buradaki bir büyükelçidir. Amerika'nın stratejik ortağını bir kendini bilmez büyükelçiye feda etmesi kabul edilemez. Biz kabile devleti değiliz. Biz size muhtaç değiliz. Biz sizden paramızla silah istediğimizde 'kongre' diyorsun ama terör örgütüne ücretsiz silah veriyorsun. Niye, "Türkiye'yi güneyden kuşatalım" diye. 

Bunlar bizi herhalde görmez, sağır, böyle zannediyorlar. Öyle alışmışlar çünkü ama böyle bir Türkiye yok artık. Uluslararası rekabette de yerini alacak bir Türkiye'yiz. Bunun köşe taşları da sizlersiniz. Sizler dik durusanız bunlar, buralarda en ufak bir cirit atamazlar. Tüm piyonları ile yıllardır besledikleri lejyonerleri ile bunlar üzerimize geliyorlar, gelecekler ama biz sağlam duralım. 

Türkiye asırlık bir hesaplaşma ile karşı karşıyadır. Gezi olaylarında duvarlara ne yazdılar, "Zulüm 1453'te başladı" diye yazılması, Kadıköy'de, asla tesadüfi değildir. Zulüm olarak görenler olsa olsa Bizans'ın çocukları olur. Bu milletin evladı olmaz.