Irak'ta Tartışmalı Yeni Aktör: Haşdi Şaabi (Halk Yığınları)

Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM) - Bilgay Duman

29 Sayfa

Irak’ta yıllardır süre gelen siyasi ve güvenlik istikrarsızlığı, 2014’ün Haziran ayında IŞİD’in Musul’u işgal etmesiyle farklı bir boyut kazanmıştır. 30 Nisan 2014’te yapılan genel seçimlerin ardından, tüm itirazlara rağmen, Nuri El-Maliki’nin üçüncü dönem başbakanlıkta ısrar etmesiyle yeni hükümetin de kurulamaması ve bunun getirdiği yönetim krizi, IŞİD’in pozisyonunu pekiştirmesine sebebiyet vermiştir. Nitekim Irak güvenlik güçleri IŞİD’in ilerleyişi karşısında yetersiz kalmış ve IŞİD, Musul ile birlikte Anbar, Tikrit, Diyala, Kerkük’ün güneyi ile Bağdat’ın kuzey ve güneyinde etkinlik kazanarak, Irak’ın neredeyse üçte birini kontrol eder pozisyona gelmiştir. IŞİD’in hem Irak hem de Ortadoğu için giderek artan bir tehdit haline gelmesiyle, Irak’taki siyasi ve güvenlik dengeleri değişmeye başlamış, yeni ayrışmalar, ittifaklar, denklemler ve aktörler Irak siyasetinin yönünü belirlemiştir.


İlk başta Irak güvenlik güçlerine destek vermek amacıyla ortaya çıkan Haşdi Şaabi, daha sonraki süreçte IŞİD’le mücadelenin ana aktörü ve yönlendiricisi konumuna yükselmiştir. Irak hükümetinin de destek verdiği bu oluşumu kurumsallaştırma çalışmaları devam ederken, süreç içerisinde milisleşmenin yaygınlaşması yeni sorunları beraberinde getirmiştir. Farklı gruplar arasındaki mücadele, bu grupların özellikle Sünni bölgelerdeki uygulamaları ve İran’ın Irak’ta doğrudan görevlendirdiği komutanlar sayesinde bu gruplar üzerinden etkinlik sağlamasıyla birlikte ortaya çıkan tartışmalar, IŞİD’le mücadele sürecinin temel konusu haline gelmiştir. Elinizdeki bu çalışma da Haşdi Şaabi oluşumuna ilişkin süreci ortaya koymakla birlikte, sahadan desteklenen bilgilerle Haşdi Şaabi’nin yapısı, Haşdi Şaabi içerisindeki milis gruplar ve bu milis gruplar hakkında detaylı bir profil sunmaktadır. Bununla birlikte raporda, Haşdi Şaabi oluşumuna ilişkin temel problemlerin yanı sıra, IŞİD sonrası süreçte Haşdi Şaabi oluşumunun ortaya çıkarabileceği sorunlara ilişkin de analiz ve değerlendirmeler sunulmaktadır. Bu çalışmanın ele aldığı konu ve kapsam itibariyle alanındaki en geniş çalışmalardan biri olduğunu dikkatinize sunuyoruz.