1. TARİH

  2. 68 Kuşağı'ndan Taliban'a: Dünyaya damga vuran 7 öğrenci hareketi
68 Kuşağı'ndan Taliban'a: Dünyaya damga vuran 7 öğrenci hareketi

68 Kuşağı'ndan Taliban'a: Dünyaya damga vuran 7 öğrenci hareketi

Küresel çapta derin etki bırakan 68 Kuşağı öğrencilerinden, bir öğrenci hareketinin tek devletleşme tecrübesi olan Taliban hareketine dünyaya damga vuran 7 öğrenci hareketi.

A+A-

7) Taliban Öğrenci Hareketi (1994)

Öğrenci hareketleri içerisinde bir ülkede devletleşme tecrübesi ve 1995'ten bu yana dünya kamuoyunun gündeminden düşmemesi açısından Afganistan'daki "Talebeler / Öğrenciler" anlamına gelen Taliban Hareketi'nin önemli bir yeri bulunmaktadır.

1994'te ortaya çıkan Taliban Hareketi 1996-2001 döneminde Afganistan'ı yönetmiş, NATO'nun ülkeyi işgal etmesiyle iktidardan devrilmiş, sürdürdüğü 20 yıllık direnişin zaferle sonuçlanmasıyla 1996'dakinden daha güçlü ve tecrübeli biçimde 2021'de Afganistan'da yeniden iktidara gelmiştir.

Hind Alt Kıtası ve çevresini ilmi açıdan etkileyen Diyobendi ekolünün ilkokulda üniversiteye uzanan eğitim kurumlarında daha çok Pakistan'da yetişen Afganistanlı Taliban Hareketi'nin öncüleri kendileri müstakil bir hareket oluşturmaksızın diğer Afgan grupların altında 1980'li yıllarda Afganistan'ın işgaline karşı Sovyet güçlerine karşı direniş faaliyetlerine katıldılar.

1980'li yıllarda savaş ve eğitimi birleştiren Afgan öğrenciler Sovyet işgalinin ardından tamamen eğitime yönelmek istiyordu. Fakat 1992'de Kabil'deki Komünist rejimin yıkılması beklenenin aksine Afganistan'a huzur getirmedi. Sovyetler Birliği'ne ve Komünist rejime karşı savaşan Afgan gruplar 1992'den itibaren kanlı bir iç savaşa tutuştular. Merkezi otoritenin kaybolduğu Afganistan'da cinayet, hırsızlık, tecavüz gibi suç oranlarında büyük bir yükseliş yaşandı.

Pakistan'ın kuzeyindeki Darul Ulum Hakkaniye'de eğitim alan ve 1980'li yıllarda Afganistan'da Sovyet güçlerine karşı savaşan Afganistanlı Molla Ömer savaşın ardından öğrencilik yıllarından eğitmen arkadaşlarıyla memleketi Kandahar'da eğitim kurumları oluşturmayı hedeflemişti. Singesar Medresesi 1990'lı yılların başında bölgenin eğitim ihtiyacı nedeniyle yan kurumlarıyla beraber hızla büyüdü ve binlerce öğrenciye eğtim sağladı.

Ocak 1994'ten itibaren Afganistan'da grupların iç savaşının daha da kızışmasıyla ülkede güvenlik tamamen ortadan kalktı. Kandahar'da da suç oranlarının artması üzerine Kandahar halkı 1994 yazında binlerce öğrencinin eğitim organizasyonunun başında olduğundan Molla Ömer'den güvenlik konusunda yardım istedi. Bu talep üzerine silahlandırdığı 50 öğrencisiyle birlikte Molla Ömer eşkıyalarca tecavüz edilmek üzere kaçırılan kadınları ve erkek çocukları kurtardı. Kandahar halkının talebiyle Molla Ömer'in öğrencileri silahlandı ve Kandahar şehrini yönetmeye başladı.

Afganistan'ın tam bir keşmekeş içerisinde bulunduğu 1994 ortalarında Kandahar'da gerçekleşen bu gelişme çevre bölgelerin de Molla Ömer ve talebelerinden idareyi ele alması talebinde bulundu. Yönetimindeki talebeler ve hocalarıyla istişare eden Molla Ömer, Afganistan'daki otoritesizlik, İslam kanunlarının uygulanmaması, suç oranlarındaki patlama nedeniyle yönetimi ele almayı hedeflemenin zaruri olduğu kanaatine vardı. Bu hareket bir öğrenci hareketi olduğundan halk tarafından "Taliban" (Talebeler / Öğrenciler) olarak isimlendirildi. Hareket de bu ismi olumlu bularak benimsedi.

Taliban Hareketi bazen savaşsız, bazen de yerel savaş ağalarıyla çarpışarak 1994-1995'te Afganistan'ın güneyinde ve batısında kontrolü sağladı. 1995'ten itibaren Taliban Hareketi dünya basının oldukça dikkatini çekti. Nisan 1996'da Taliban Hareketi kendileri dışında da çeşitli kesimlerden kapsamlı bir şura oluşturarak Molla Ömer'i Afganistan İslam Emirliği'nin başı ilan etti.

Taliban Hareketi ülkenin başkenti Kabil'e yönelerek çarpışmaların ardından Eylül 1996'da Kabil'i ele geçirdi. 1996-1999 döneminde ilerlemeleri süren Taliban Hareketi ülkenin %90'ından fazlasını ele geçirip Hanefi Mezhebi'nin anlayışı üzere bir "İslam devleti" kurdu. 

Bu dönemde Taliban rejimi muhaliflerine yardım eden Batılı güçler Ekim 2001'de ABD öncülüğünde NATO kapsamında Afganistan'a saldırıya giriştiler. NATO'nun hava harekatlarını ülkenin işgali izledi ve 2002 yılına girilirken Taliban Afganistan'ın vilayet merkezlerini kaybetmiş olarak kırsal ve dağlık bölgelerde gerilla savaşına çekildi.

2002'den itibaren işgalcilere karşı uzun vadeli bir direniş ve ülke idaresine geri dönüş taktiği benimseyen Taliban 2006-2008 döneminden itibaren yeniden Afganistan'da geniş alanların kontrolünü ele almaya başladı. 2010'da Taliban'ın Afganistan'ın yönetimine dönüşünün kaçınılmaz olduğuna dair analizler üzerine ABD yönetimi Afganistan'dan çekilme ve Afganistan'a daha fazla asker yığma seçenekleri arasında kaldı. ABD'nin ikinci seçeneği seçmesiyle savaş daha da şiddetlendi ve ABD güçleri ağır kayıplar vermeye başladı. 

Taliban hareketini ortadan kaldıramayacağına ve ilerlemesinin durdurulamayacağına kanaat getiren ABD 2012'de Taliban ile müzakere arayışında olduğunu açıkladı. 2013'te Taliban'ın Katar'da siyasi ofis açmasını müzakereler takip etti.

29 Şubat 2020'de ABD ve Taliban arasında Katar'da imzalanan anlaşmayla ABD 1 Mayıs 2021'e kadar Afganistan'dan tamamen çekilmeyi kabul etti. Fakat 2021'de ABD bu anlaşmayı ihlal ederek çekilmeyi tamamlamayı 11 Eylül 2021'e ertelediğini açıkladı.

1 Mayıs 2021'de Taliban Hareketi ülke genelinde bir taarruza geçerek ilçe merkezlerinin çoğunu ele geçirdi. 5 Ağustos 2021'de vilayet merkezlerine geçtiği taarruzda ise kimsenin beklemediği bir hızda vilayet merkezlerini ele geçirmeye başladı. 6 Ağustos-15 Ağustos döneminde 10 gün içerisinde Taliban Hareketi başkent Kabil de dahil Afganistan'ın vilayet merkezlerini çok az bir çatışmayla ele geçirerek Afganistan'a hakim oldu.

Kaynak: Mepa News

twtbanner-001.jpg

Haberin Devamı 1 2 3 4 5 6 7 8 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.