18 milyar dolarlık fon skandalı siyasi krize dönüştü

Türkiye'de 131 yatırım fonunun tasfiyesine yol açan kriz 455 binden fazla yatırımcıyı etkilerken, soruşturma siyasi bağlantılar ve piyasa manipülasyonu iddiaları üzerinden genişliyor.

Türkiye'de yatırım fonlarında yaşanan ve piyasa manipülasyonu ile "Ponzi yöntemi" benzeri yapılanma iddialarının soruşturulduğu kriz, yüz binlerce yatırımcıyı etkilerken siyasi bağlantılar üzerinden yürütülen tartışmaları da büyüttü.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 17 Eylül'de yedi portföy yönetim şirketinin yönettiği 131 fonun tasfiyesine karar verdi. Söz konusu fonlarda yaklaşık 455 bin 758 yatırımcının bulunduğu ve fonların toplam büyüklüğünün 18 milyar doların üzerinde olduğu bildirildi. Tasfiye sürecinin yatırımcıların varlıklarının nakde çevrilerek payları oranında dağıtılması esasına dayanması bekleniyor.

Kriz, bazı fonların yoğun biçimde likiditesi düşük ve dolaşımdaki pay miktarı sınırlı hisselere yatırım yapması sonrasında derinleşti. Fonlardan gelen geri ödeme taleplerinin karşılanamaması ve hisselerdeki sert satışlar, 15-16 Eylül'de Borsa İstanbul'da önemli değer kayıplarına yol açtı. Yetkililer, fonların varlıklarının gerçeğe aykırı biçimde yüksek gösterilip gösterilmediğini ve sermaye piyasalarında manipülasyon yapılıp yapılmadığını araştırıyor.

Soruşturmanın siyasi boyut kazanmasında AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın istifası etkili oldu. Kaya, 27 Eylül'de görevinden istifa etti.

Muhalefet, Kaya ve eşinin Özata Denizcilik hisselerinde gerçekleştirdiği işlemlerin zamanlamasını sorgularken, Kaya istifasının iddiaların araştırılmasına imkan sağlamak amacı taşıdığını belirtti. İddialar kapsamında Kaya'nın doğrudan suçlandığına ilişkin kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise fon soruşturmasına ilişkin yaptığı açıklamalarda, piyasa manipülasyonu ve usulsüz işlemlerden sorumlu olanların hukuk önünde hesap vereceğini söyledi. Erdoğan ayrıca yaşanan gelişmelerin finansal sistemin tamamını tehdit eden bir durum oluşturmadığını savundu.

Soruşturmanın merkezindeki şirketler

Soruşturmanın odağında Tera ve Pusula'nın yanı sıra Hedef, Atlas, A1 Capital, Pardus ve Bulls portföy yönetim şirketleri bulunuyor. Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, yatırım fonlarındaki soruşturma kapsamında tutuklandı. Tezmen hakkındaki suçlamaları kabul etmiyor.

Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yariz de soruşturma kapsamında tutuklanan isimler arasında yer aldı. Soruşturma kapsamında toplam tutuklu sayısı ilerleyen günlerde artarken, Adalet Bakanı Akın Gürlek 26 Eylül itibarıyla 76 şüpheli hakkında işlem yapıldığını ve 45 kişinin tutuklandığını açıkladı.

Soruşturmanın siyasi bağlantılar açısından dikkat çekmesinin bir diğer nedeni ise bazı şirket ve finans kuruluşlarının yönetim kurullarında geçmişte kamu görevlerinde bulunmuş kişilerin yer alması. Ancak bu kişilerin geçmişteki siyasi veya kamu görevleri, tek başına soruşturma konusu işlemlerde hukuki sorumlulukları bulunduğunu göstermiyor.

Özata Denizcilik işlemleri tartışmanın merkezinde

Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki iddiaların önemli bölümünü Özata Denizcilik hisselerinde gerçekleştirilen işlemler oluşturuyor. Reuters ve AP'nin aktardığı muhalefet iddialarına göre Kaya ve eşi, Nisan 2026'da yaklaşık 63,4 milyon lira değerinde Özata Denizcilik hissesi aldı ve hisseleri daha sonra yaklaşık 1,3 milyar liraya sattı. Kaya'nın satışlarının 16 Eylül'deki sert piyasa düşüşünden kısa süre önce gerçekleşmesi soru işaretlerine yol açtı.

Özata Denizcilik'in bazı yöneticileri de fon soruşturması kapsamında tutuklandı. Şirketin hisselerindeki hızlı değer artışı ve Tera grubuyla olan ticari bağlantıları da soruşturmanın incelenen başlıkları arasında yer alıyor.

Bu işlemlerin içeriden bilgi kullanımı veya piyasa manipülasyonu oluşturup oluşturmadığı ise soruşturmanın sonucunda netleşecek.

Mal varlığı tedbirlerinde geri adım

Soruşturmanın ilk aşamasında 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin mal varlıklarına tedbir konulmuş, 37 şüpheli hakkında da adli kontrol uygulanmıştı. Tedbirler kapsamında varlıkların devri ve satışı, yüksek miktarlı nakit çekimleri ve benzeri işlemler sınırlandırılmıştı.

Ancak 28 Eylül'de savcılık, aralarında 45 şirket ve 19 fonun bulunduğu bazı kuruluşlar üzerindeki mal varlığı tedbirlerini kaldırdı. Bu karar, soruşturmanın sona erdiği anlamına gelmiyor. 131 yatırım fonunun tasfiyesine ilişkin SPK kararı ise yürürlükte bulunuyor.

Tedbirlerin ilk aşamada geniş kapsamlı uygulanması, Borsa İstanbul'un yeniden açılması öncesinde piyasada ek satış baskısı oluşabileceği yönünde endişelere yol açmıştı. Tedbirlerin bir bölümünün kaldırılmasının ardından soruşturmanın hukuki boyutunun devam etmesi bekleniyor.

Yatırımcıların ne kadarını geri alacağı belirsiz

Fonların tasfiye edilmesiyle yatırımcıların ellerindeki payların gerçek değerinin ortaya çıkması bekleniyor. Ancak özellikle düşük likiditeli hisselerde yoğunlaşmış fonların varlıklarının kısa sürede satılması halinde satış fiyatlarının fonlarda daha önce görülen değerlemelerin altında kalması ihtimali bulunuyor.

Bu nedenle fonların açıklanan toplam büyüklüğü ile yatırımcıların tasfiye sonunda elde edeceği tutarın aynı olması gerekmiyor. Tasfiye sürecinin tamamlanmasıyla gerçek kaybın boyutunun daha net ortaya çıkması bekleniyor. Yetkililer yatırımcıların haklarının korunacağını belirtirken, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de finansal sistem açısından daha geniş çaplı bir risk bulunmadığını savundu.

Kriz, Borsa İstanbul'da da önemli dalgalanmaya yol açtı. 16 Eylül'deki sert satışların ardından BIST 100 endeksi gerilerken, soruşturma kapsamında yaşanan gelişmeler piyasa güveni ve sermaye piyasalarının denetimi konusunda tartışmaları beraberinde getirdi.

Soruşturmanın siyasi sonuçlarının ne ölçüde genişleyeceği ise henüz netlik kazanmış değil. Ankara'da bazı yorumcular hükümetin kamuoyundaki güven kaybını sınırlamak amacıyla soruşturmayı genişletebileceğini savunurken, bu yöndeki değerlendirmeler henüz doğrulanmış bir siyasi karar niteliği taşımıyor.

Erdoğan'ın başkanlık edeceği toplantılarda fon krizinin ardından atılacak adımların ve yatırımcıların zararlarının nasıl telafi edileceğine ilişkin mekanizmaların ele alınması bekleniyor.

Kaynak: Mepa News, Middle East Eye

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.

Haberler Haberleri