ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), 2009 yılında Teksas'taki Fort Hood askeri üssünde düzenlediği silahlı saldırıda 13 Amerikan askerini öldüren ve 32 kişiyi yaralayan eski asker Nidal Malik Hasan'ın idamının canlı yayınlanacağını açıkladı.
Associated Press'in (AP) haberine göre Pentagon, Hasan'ın kurşuna dizilerek idam edilmesinin canlı yayınlanacağını perşembe günü duyurdu. ABD ordusu, idamın 3 Aralık'ta Fort Hood üssünde gerçekleştirileceğini açıklamıştı.
Fort Hood saldırısı
Nidal Hasan, 5 Kasım 2009'da Teksas'taki Fort Hood üssünde, askerlerin görevlendirilmeden önce işlemlerinin yapıldığı ve sağlık kontrollerinden geçirildiği bir tesiste saldırı düzenlemişti.
Bir tabanca kullanan Hasan'ın saldırısında 12'si aktif görevdeki asker, biri emekli asker olmak üzere 13 kişi öldü, 32 kişi yaralandı. Saldırı sırasında Hasan'ın "Allahu ekber" diye bağırdığı da Pentagon tarafından açıklandı.
Hasan, olay sırasında ABD askerlerinin Afganistan'a gönderilmesine karşı olduğunu savundu. Mahkeme sürecinde saldırıyı, ABD'nin Müslümanların yaşadığı ülkelerde yürüttüğü askeri operasyonlara tepki olarak gerçekleştirdiğini ifade etti.
Saldırı sırasında Hasan'ın kendisi de bir sivil polis tarafından vurularak yaralandı ve olayın ardından kısmi felç geçirdi. Halen tekerlekli sandalye kullanıyor.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, çarşamba günü Real America's Voice'a yaptığı açıklamada, idamın kamuya açık olacağını belirterek insanların infazı izleyebilmesini sağlayacaklarını söylemişti. Pentagon yetkilileri, perşembe günü yaptıkları açıklamada bunun canlı yayın yoluyla gerçekleştirileceğini doğruladı. Yayının nasıl yapılacağına ilişkin ayrıntıların daha sonra açıklanacağı bildirildi.
ABD ordusunda 65 yılı aşkın sürenin ardından ilk idam
Nidal Hasan, 2009'da Fort Hood askeri üssünde gerçekleştirdiği silahlı saldırıda 13 Amerikan askerinin ölümüne, 32 kişinin yaralanmasına neden olmuştu. Askeri mahkemede yargılanan Hasan, 2013 yılında ölüm cezasına çarptırılmıştı.
İdamın gerçekleştirilmesi halinde Hasan, ABD ordusunda 65 yılı aşkın sürenin ardından idam edilen ilk mahkum olacak. Kurşuna dizilme yöntemiyle infaz planlanması ve işlemin canlı yayınlanacağının açıklanması, ABD'de ölüm cezasının uygulanma biçimine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Hasan'ın idam kararına karşı sivil mahkemede "habeas corpus" başvurusu yapabileceği belirtiliyor. Bu hukuki başvuru, kişinin tutukluluğunun veya mahkumiyetinin hukuka uygunluğunun incelenmesini talep etmesini sağlıyor ve infaz sürecini önemli ölçüde geciktirebiliyor.
Yale Üniversitesi Hukuk Fakültesinde askeri hukuk alanında ders veren Eugene R. Fidell, bu tür bir hukuki sürecin mevcut yönetimin görev süresini aşabileceğini belirterek sonraki yönetimin de aynı infaz politikasını sürdürüp sürdürmeyeceğinin belirsiz olduğunu söyledi.
Canlı yayın kararı tartışmalara neden oldu
Ölüm cezası uzmanları, infazın canlı yayınlanması konusunda farklı görüşler dile getirdi.
Fordham Üniversitesi hukuk profesörü Deborah Denno, canlı yayının "infaz sürecini daha şeffaf hale getirebileceğini" ve "kamuoyunun ölüm cezasının uygulanmasına ilişkin gerçekleri daha yakından görmesini sağlayabileceğini" belirtti. Denno, bu yaklaşımın özellikle "infazlarda yaşanan sorunların yeniden tartışıldığı bir dönemde yararlı olabileceğini" söyledi.
Villanova Üniversitesi hukuk profesörü ve Ulusal Askeri Adalet Enstitüsü Başkan Yardımcısı Brenner Fissell ise kurşuna dizilmenin, ölümcül iğne yönteminin uygulanmasında yaşanan güçlükler nedeniyle bazı çevrelerce alternatif olarak görüldüğünü ifade etti.
Fissell, kurşuna dizilmenin "daha hızlı ve kontrollü" bir yöntem olabileceğini belirtirken, Hegseth'in tercihinin arkasında "askeri güç ve ölümcül kuvvet kullanımını öne çıkaran bir yaklaşım" bulunabileceğini savundu.
California Üniversitesi Berkeley Hukuk Fakültesindeki Ölüm Cezası Kliniğinin eş yöneticisi Elisabeth Semel de kararın hukuki ve etik açıdan çeşitli sorular doğurduğunu söyledi.
Semel, infazın kamuya açık bir gösteriye dönüştürülmesinin mahkûmun insanlık onuru, yayını kimlerin izleyebileceği ve yönetimin bu tercihteki amacı açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Semel, geçmişte infazların televizyondan yayınlanmasının tartışıldığını ancak devletin böyle bir yayını bizzat başlatmasının farklı soruları beraberinde getirdiğini ifade etti.
Kaynak: Mepa News