Mark Townsend | The Guardian | Tercüme: Mepa News
Su hızla yükseliyordu. Cayni Ali'nin beline çoktan ulaşmıştı. Somali'nin güneyinde taşan Juba Nehri'ne beş metre uzaklıktaki evinin hiç şansı yoktu. Gidecek hiçbir yer yoktu. Ali'nin yaşadığı Jilib kenti saldırı altındaydı. Altı çocuk annesi, tekrarlanan hava saldırılarının kent halkını yükselen nehrin kıyısına sıkıştırdığını söyledi.
27 yaşındaki Ali, "İnsansız hava araçları sürekli geliyor. Onları durmadan duyuyoruz. Hayvanları, sivilleri öldürüyorlar. Kasaba büyük ama yıkım her yerde." dedi.
Jilib yakınlarındaki Malenda köyünden Aşo Ömer, insanları Juba kıyılarına gitmeye zorlayan "aralıksız" hava saldırılarını anlattı. "Hava saldırıları her yerde, hareket etmek zor. Çok fazla insan öldürüldü." dedi.
Tanıklıkları, Somali'nin yüzde 30'unu kontrol eden Eş Şebab'ın kalesi olan Jilib'deki yaşama nadir bir bakış sunuyor. Dış dünyadan kopuk kent sakinleri, ciddi sivil kayıplarla boğuşan bir şehir anlatıyor. Bazılarının söylediğine göre cesetler sokaklarda yatıyordu.
Süren çatışma, ABD'nin Doğu Afrika'da koordine ettiği, hukuki açıdan belirsiz, gölgelerde yürütülen ve Somalili sivillerin gördüğü zararlar için hesap verebilirliğin çok sınırlı olduğu bir savaş.
ABD Afrika Komutanlığı (AFRICOM), hızlandığı izlenimi veren ve ABD'nin olası gizli saldırıları hakkında da sorular doğuran harekata ilişkin "operasyonel güvenlik" ayrıntılarını paylaşmadı. Ancak Eş Şebab'ın fiili başkentine yönelik taarruzun belki de daha karanlık bir boyutu var.
Kaynaklar, askeri stratejinin, bu aydan itibaren Somali'nin yağış mevsimini şiddetlendireceği öngörülen ve hızla güçlenen El Niño'yu "silaha dönüştürerek" Eş Şebab topraklarında yaşayanları boğmayı amaçlıyor gibi göründüğünü söylüyor.
Somali'nin güneyindeki Juba taşkın ovasını izleyen bir kaynak, "Hava saldırıları insanları nehre yaklaşmaya zorluyor. Bu, halkı sele yatkın bölgelere itmek için El Niño'yu bir savaş silahı olarak kullanan son derece saldırgan bir taarruz" dedi.
Aralarında çok sayıda kadın ve çocuğun da bulunduğu nüfusun nehrin taşkın ovasına sıkıştırılması, önümüzdeki aylarda büyük çaplı can kayıpları yaşanabileceği kaygısını doğurdu.
Kaynak, "Resmi söylem, askeri mevzilerin ve Eş Şebab'ın hedef alındığı yönünde. Ancak Eş Şebab toplumun içine yerleşmiş olduğu için tali zarardan kaçınmak zor" diye ekledi.
El Niño, Somali'yi son olarak 2023'te vurduğunda ülkede son yüzyılın en kötü sellerine neden olmuş, 1,2 milyondan fazla kişiyi yerinden etmişti. Analistler, ABD ordusunun sivil kayıpları azaltmak için hazırlanan, sele yatkın bölgelere ilişkin haritalama verilerini zarar vermek amacıyla kullandığı iddiasının etik boyutunu sorguladı.
Danimarka Uluslararası Araştırmalar Enstitüsü'nde kıdemli araştırmacı olan Jethro Norman, "El Niño'nun silaha dönüştürülmesi, sürecin tersine çevrilmesidir: İnsani amaçlı uzaktan algılamayı, zararı azaltmak yerine can kayıplarına yol açmak için kullanmak. El Niño selleri bağlamında, aralıksız hava saldırıları harekatının birikimli etkisini yakalıyorsunuz" dedi.
ABD'li yetkililer, iklim etkenlerini istismar ettiklerini reddediyor. Bir sözcü şöyle dedi:
"AFRICOM sivilleri hedef almaz, sivil nüfusları yerinden etmek amacıyla operasyon yürütmez veya hava koşullarını ya da selleri bir savaş yöntemi olarak kullanmaz. AFRICOM hukuka uygun askeri hedefleri hedef alır ve sivillerin göreceği zararı azaltmak için uygulanabilir önlemler alır."
Yine de pek çok kişi, hava koşullarından yararlanarak Eş Şebab'ı zayıflatma fırsatının göz ardı edilemeyecek kadar cazip olup olmadığını sorguluyor. Bu fırsat, sorumluluğu El Niño'ya yüklenebilecek, felaket boyutunda boğulmalara yol açabilir.
Birçok kent gibi Jilib'in konumunun da aşırı hava olayları çağındaki elverişsizliği ortaya çıktı. Alçak bir ovada bulunan kent, kronik olarak sellere karşı savunmasız. 2023'te geniş tarım arazileri su altında kaldı. Jillib'in güneyindeki Kamsuuma'dan Halimo Abdikadir, nehre 10 kilometre uzaklıktaki evinin yıkılışını anlattı. "Sular gece hızla geldi, çekildiğinde her yer çamurdu. Çok sayıda hayvan boğuldu." dedi.
Jilib dışındaki bir başka köy olan Ahmed Yare'den Arbey Famu, bu El Niño'nun 2023'tekinden çok daha kötü olmasını bekliyor: Mısır ve sorgum ekinleri su altında. 70 yaşındaki Famu, "Jilib'de şimdiden büyük bir sel var" dedi.
ABD savunma yetkilileri, El Niño'nun Eş Şebab'ın merkezindeki etkilerinin ilk göstergelerinden haberdar olmalı. BM kuruluşları, Juba Nehri havzasının "özellikle kaygı verici" olduğunu söylüyor. Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) ise "şiddetli seller" öngörüyor.
Jilib'e kara güçleriyle saldırmak büyük risk taşıyor. Hava saldırıları, 1 Ekim'de üst düzey bir Eş Şebab komutanının öldürülmesi gibi başarılar getirebilir, ancak 100 bin nüfuslu bir kentin ele geçirilmesini sağlayamaz.
Jubaland'ın yerinden edilmiş kişilerden sorumlu komiseri Ali Adan Ali kaygılı. Ali, Kismayo'daki ofisinde sele yatkın 327 bölge belirledi. Ekim ayına gelindiğinde bunların yalnızca yarısına El Niño uyarısı yapılmıştı.
Onu en çok kaygılandıran, teknelerin bulunmaması. Tekneler olmadan Eş Şebab topraklarındaki binlerce kişinin nehrin doğu yakasında mahsur kalıp Juba'nın ağzındaki Kismayo'da yardıma ulaşamama riskiyle karşı karşıya olduğunu söylüyor.
Ali'nin anlattığına göre üç yıl önce, son El Niño sırasında 19 bin kişi bir hafta boyunca yiyeceksiz mahsur kaldı. "Zamanımız tükeniyor" diyor.
Teknelerin yokluğu, Somali'nin finansman sıkıntılarını özetliyor. 2023'te ülkenin yardım bütçesi 2,2 milyar dolardı. Şimdi yaklaşık 300 bin dolar düzeyinde. Selden korunmaya yönelik yatırımlar azaldı.
Kaygıları artıran bir başka etken, Eş Şebab'ın kontrol ettiği bölgedeki hazırlıksızlığı. Ali, El Niño'ya hazırlık konusunda Eş Şebab'tan bir yanıt almadı. Cayni Ali, Jilib'de henüz kum torbaları ya da sel savunma önlemleri bulunmadığını söyledi. Nehir boyunca toprak duvarlar inşa edildi, ancak bunlar yetersiz kaldı.
"Yeterince büyük değiller" dedi. Juba Nehri için yayımlanan son sel uyarısı, toplulukları dayanıksız nehir kıyılarını "güçlendirmeye" çağırıyor.
Birbirini doğrulayan tanıklıklar, Eş Şebab'a karşı uzun süredir devam eden, ayrım gözetmeyen ve çok sayıda sivili öldüren bir hava saldırısı harekatını anlatıyor. ABD, "ABD güçlerini ve ortak güçleri korumak, operasyonel güvenliği muhafaza etmek için" olası sivil ölümlerine ilişkin ayrıntıları paylaşmadı.
Geçen ay kaçana kadar Jilib'de yaşayan Farhan Ahmed, sürekli yaşanan korkuyu anlattı. "Her gün, her an hava saldırıları vardı" dedi. Bir saldırı, mahallesindeki beş evi yerle bir etti. 35 yaşındaki Ahmed, kentin sokaklarına saçılmış cesetlerden söz etti.
Fadumo Abdi, hava saldırılarının büyük ölçüde militanları hedef almayı başaramadığını öne sürdü. "Saldırılar çoğunlukla sivilleri öldürüyor. Bazıları gömüldü, bazıları ise gömülmedi" dedi.
Kamsuuma'dan Abdikadir, "Jilib'e yönelik insansız hava aracı saldırıları çok fazla. Çok sayıda insan ölüyor" diye ekledi.
Eş Şebab topraklarındaki Jamame yakınlarında bulunan Araare'den 27 yaşındaki Yusuf Siidi, tek bir saldırıda ergenlik çağındaki üç kişinin öldürüldüğüne tanık oldu. Maryan Salah ise Jamame yakınlarındaki evindeyken, bir insansız hava aracının savurduğu 20 santimetre uzunluğundaki yanan metal parçası arka bahçesine, iki yaşındaki kızının yanına düştü. "Çok yakındı. Çok öfkeliyim. Ben çatışmanın bir parçası değilim." dedi.
Salah'ın kıl payı kurtulduğu olay, mevcut taarruzdan önce yaşandı. Olayın yalnızca "mart ortasında" gerçekleştiğini hatırlayabiliyor. ABD, 19 Mart'ta Jamame yakınlarında bir insansız hava aracı saldırısı düzenlediğini kabul ediyor, ancak başka veri sunulmuyor.
Görgü tanıklarının anlatımları Jilib'de olağanüstü sayıda saldırıya işaret etmesine rağmen, ABD'nin resmi kayıtları ağustos ayında Jilib'de yalnızca bir hava saldırısını doğruluyor. Geçen ay altı saldırı düzenlendi. ABD, ağustos başından bu yana toplam yalnızca 11 saldırı gerçekleştirdiğini söylüyor.
Belirsizlik iddiaları, ABD'nin Somali'deki operasyonlarını giderek daha fazla tanımlar hale geliyor. Şeffaf olmayan bu yaklaşım, AFRICOM'un bölgede gizli hava saldırılarına izin verip vermediği konusunda sorular doğuruyor.
En yakın hastanenin kayıtları, yoğun hava saldırılarına ya da çatışmalara işaret ediyor. ICRC bu yıl Kismayo'da "silah kaynaklı" yaralanmaları olan 205 hastayı tedavi etti. Bu, geçen yıla göre yüzde 43 artış anlamına geliyor.
New America düşünce kuruluşunda analist olan David Sterman, "Saldırıların kimin tarafından düzenlendiği açık olmadığında, ABD'nin gizli saldırılarına tanık oluyor olma ihtimali her zaman ciddi biçimde gündemde kalır" dedi.
Ancak ABD, "Somali'de kendi yetkisi altında gerçekleştirilen bütün hava saldırılarını" kamuoyuna duyurduğunu söyledi. "Açıklamadığımız ya da duyurmadığımız bir saldırı sayısı tutmuyoruz" iddiasında bulundu.
Türkiye de Somali'de Eş Şebab'ı hedef almak için insansız hava araçları kullandı. AFRICOM'la birlikte faaliyet yürüten Türkiye, Somali'deki saldırıları ya da askeri operasyonları hakkında nadiren ayrıntı açıklıyor.
Hava saldırıları ve sellerin ötesinde, Somalililerin temel kaygısı açlık. Juba Vadisi'nden kaçanlar (yerel yetkililer kaçabilenlere insani yardım sağlıyor), kendilerini hayatta tutmaya yetecek yiyecek bulunmadığını söylüyor.
Ömer'in 13 kişilik ailesi, günde tek bir balıkla hayatta kalıyor. Balık ne kadar büyük? Ömer, balığın büyüklüğünü göstermek için ellerini aralarında 30 santimetreden az mesafe kalacak şekilde tuttu.
Jamame'den 55 yaşındaki Habibe Ali, ailesinin de birçok aile gibi günde bir öğünlük mısırı paylaştığını söyledi. Aradaki zaman, çatışmalardan saklanarak geçiriliyor. "Çatışma durduğunda, yeniden başlamasını bekliyoruz." diyor.
Kismayo'da da uzun süreli kuraklık ve USAID kesintileri sefalet getirdi.
Galbeed mülteci kampının başkanı 32 yaşındaki Şükri Ahmed, Trump yönetiminin geçen yıl USAID'i aniden kapatmasından bu yana Kismayo'daki yerinden edilmişlerin barındığı yerleşim alanları ağında 6 bin kişinin ölmüş olabileceğini tahmin ediyor. Gece boyunca, derme çatma barınaklarda iki çocuk ishalden ölmüştü.
Kıtlıkları tespit etmekten sorumlu BM destekli kuruluş, El Niño'nun "Somali'deki açlığı daha da derinleştireceği" uyarısında bulunuyor.
Beş yıldır Kismayo'daki ICRC destekli hastanenin başhemşireliğini yapan Zekeriya Muhammed, Eş Şebab topraklarından her gün kurtarılamayacak kadar ağır yetersiz beslenmiş ya da güçsüz düşmüş çocuklar geldiğini söylüyor. Çocuklarda yetersiz beslenme vakaları bu yıl yüzde 40 arttı.