ABD Yemen'deki gelişmeleri neden kenardan izliyor?

ABD'li yetkililer, Yemen'de hızla ilerleyen Husilerle Umman'da görüştü. Husi temsilcilerin Kızıldeniz'de ABD gemilerini hedef almayacaklarını söylediği, Washington'ın ise Riyad'a doğrudan askeri müdahaleden kaçındığı bildirildi.

Fotoğraf: Ensarullah Hareketi (Husiler) lideri Abdulmelik Husi

ABD'li yetkililer, Yemen'de İran destekli Husilerin Kızıldeniz kıyısında geniş bir alanı ele geçirmesinin ardından Umman'ın başkenti Maskat'ta Husi temsilcileriyle görüştü.

Reuters'ın beş kaynağa dayandırdığı görüşmeye göre, ABD'li yetkililer ile Husiler hafta sonu Maskat'taki ABD Büyükelçiliği'nde bir araya geldi. Görüşme, Husilerin birkaç gün içerisinde Yemen'in batısında geniş bir alanı kontrol altına alması ve stratejik öneme sahip bazı adalarla Kızıldeniz kıyısının önemli bölümünde hakimiyet kurmasının ardından gerçekleşti.

Husilerin Bab el Mendeb Boğazı çevresindeki kontrolünü genişletmesi, küresel deniz ticareti ve enerji sevkiyatı açısından kritik bir geçiş güzergahında yeni bir risk oluşturdu. İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto da 18 Eylül'de Kızıldeniz'de deniz güvenliğinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Husiler ABD gemilerini hedef almayacaklarını söyledi

Görüşmeler sırasında Husi temsilcilerin, Kızıldeniz'deki ABD bağlantılı gemileri hedef alma niyetinde olmadıklarını ABD tarafına ilettiği bildirildi.

Husilerin tutumuna göre kısıtlamalar Suudi Arabistan'la bağlantılı gemilerle sınırlı olacak. Bu durum, Kızıldeniz'deki deniz taşımacılığı açısından risklerin tamamen ortadan kalkmadığı anlamına geliyor.

Husilerin geçmişte ticari gemilere yönelik saldırıları, İran'la ilişkileri ve ABD karşıtı tutumları nedeniyle söz konusu güvencelerin ne ölçüde sürdürülebileceği konusunda soru işaretleri bulunuyor. Al Jazeera'nın analizinde de Washington'ın, mevcut koşullarda Husilerin verdiği güvencelere en azından geçici olarak güvenmek zorunda kalabileceği değerlendirmesine yer verildi.

Washington Suudi Arabistan'a doğrudan askeri destek vermiyor

Husilerin Yemen'in güneybatısındaki ilerleyişinin ardından Suudi Arabistan'ın ABD'den Husilere yönelik askeri müdahale talebinde bulunduğu bildirildi. Ancak ABD Başkanı Donald Trump'ın bu talebe olumlu yanıt vermediği aktarıldı.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanı (CENTCOM) Oramiral Brad Cooper'ın daha sonra Riyad'a giderek Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile acil koordinasyon görüşmeleri gerçekleştirmesi, Washington'ın Riyad'a desteğini artırırken doğrudan savaşa dahil olmaktan kaçındığı şeklinde yorumlandı.

ABD, Suudi Arabistan'ın enerji altyapısının veya deniz taşımacılığının korunmasına ilişkin açık bir askeri güvence açıklamadı.

Bu süreçte ABD, İsrail ve sekiz Arap ülkesinin genelkurmay başkanları da Almanya'da gizli bir toplantıda bir araya geldi. Axios'a göre toplantıda İran savaşı ve bölgedeki artan gerilim ele alındı. Toplantıya Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Kuveyt, Katar, Ürdün ve Mısır'ın yanı sıra İsrail'in askeri yetkilileri katıldı.

ABD'nin Yemen'den uzak durmasında İran savaşı etkili

Washington'un Yemen'de yeni bir askeri cephe açmaktan kaçınmasında İran'la devam eden savaşın oluşturduğu askeri ve ekonomik yükün etkili olduğu belirtiliyor.

Pentagon müfettişinin raporuna göre İran'la savaşın ilk dört ayında ABD'nin operasyon maliyeti yaklaşık 33,4 milyar dolara ulaştı. Bunun 22,3 milyar doları mühimmat ve silah kullanımından kaynaklandı. Raporda savaşın ABD'nin bazı kritik mühimmat stoklarında "stratejik açıklar" oluşturduğu ve savunma sanayisinin üretim kapasitesinde darboğazlar yaşandığı belirtildi.

ABD yönetimi ise ordunun mühimmat açısından yetersiz kaldığı iddialarını reddediyor ve ülkenin yeterli silah ve mühimmat stokuna sahip olduğunu savunuyor. Pentagon da müfettiş raporundaki bazı değerlendirmelere itiraz ederek ABD'nin gerekli askeri kapasiteye sahip olduğunu açıkladı.

Suudi Arabistan alternatif güvenlik ortaklıklarını güçlendiriyor

ABD'nin Yemen'deki gelişmelere doğrudan müdahil olmaması, Riyad'ın uzun süredir devam eden Washington merkezli güvenlik politikasını çeşitlendirme çabalarını da gündeme taşıdı.

Suudi Arabistan geçen yıl Pakistan ile karşılıklı savunma anlaşması imzalamış, geçtiğimiz ay ise Türkiye ve Pakistan'la birlikte Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı imzalamıştı. Anlaşmalar kapsamında taraflardan birine yönelik silahlı saldırının diğer taraflara yönelik saldırı olarak değerlendirilmesi öngörülüyor.

ABD'nin Yemen konusunda doğrudan askeri müdahaleden kaçınması, Riyad'ın Türkiye ve Pakistan başta olmak üzere bölgesel güvenlik ortaklıklarına daha fazla ağırlık vermesine yol açabilecek gelişmeler arasında değerlendiriliyor.

Bununla birlikte mevcut gelişmeler, Suudi Arabistan ile ABD arasındaki güvenlik ilişkisinin sona erdiği anlamına gelmiyor. Washington'ın Riyad'la koordinasyonu sürdürdüğü ve bölgedeki askeri gelişmeleri yakından takip ettiği görülüyor.

Kaynak: Mepa News

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.

Analiz Haberleri