ABD güçlerinin Irak'taki son askeri üslerinden çekilme sürecini 30 Eylül'e kadar tamamlaması beklenirken, yaklaşık 23 yıllık Amerikan askeri varlığının sona ermesi Irak'taki güç dengeleri açısından yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.
Washington ile Bağdat arasında 2024'te varılan anlaşma kapsamında gerçekleşen çekilme, Donald Trump yönetimi döneminde tamamlanıyor. ABD öncülüğündeki koalisyonun Irak'taki askeri misyonunun sona ermesiyle birlikte Washington'ın ülkedeki askeri varlığı büyük ölçüde sona erecek.
Bununla birlikte, ABD-Irak güvenlik ilişkilerinin tamamen bitmesi beklenmiyor. İki ülke arasında danışmanlık, eğitim ve istihbarat paylaşımına dayalı yeni bir güvenlik ilişkisinin sürdürülmesi planlanıyor.
İran destekli gruplar çekilmeyi "zafer" olarak görüyor
ABD'nin çekilmesi, İran ve Irak'taki İran yanlısı silahlı gruplar tarafından önemli bir siyasi ve stratejik kazanım olarak değerlendiriliyor.
Irak'taki İran destekli grupların oluşturduğu "Irak'taki İslami Direniş" çatısı altındaki gruplardan birinin komutanı Ebu Mücteba el Yasiri, ABD'nin çekilmesini "tarihi bir zafer" olarak nitelendirdi.
Yasiri, 30 Eylül'ün Irak tarihindeki "kara bir sayfanın sona ermesi" olarak kutlanacağını savunarak ülkenin egemenliğinin yabancı güçler tarafından değil, "direniş ve halkın iradesi" tarafından korunacağını söyledi.
İranlı yetkililer de çekilmeyi benzer şekilde değerlendiriyor. İran Parlamentosu Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkan Yardımcısı Emir Hayat Mukaddem, ABD askerlerinin Irak ve bölgeden ayrılmasıyla ülkede "kalıcı güvenliğin" sağlanacağını öne sürdü.
Tahran, uzun süredir temel hedeflerinden birinin ABD askeri varlığının Orta Doğu'dan sona erdirilmesi olduğunu açıkça ifade ediyor. Bu nedenle Irak'taki çekilme, İran açısından bölgedeki Amerikan askeri varlığının geriletilmesi yönündeki daha geniş stratejinin bir parçası olarak görülüyor.
Irak'ta "güvenlik boşluğu" tartışması
ABD'nin çekilmesi Irak'ta egemenlik ve güvenlik kapasitesi tartışmasını da beraberinde getiriyor.
Bazı Iraklı güvenlik uzmanları, koalisyonun ülkeden ayrılmasının Bağdat'ın güvenlik alanındaki sorumluluğunu artıracağını ancak özellikle istihbarat, hava desteği, lojistik ve gözetleme kapasitesindeki boşlukların kısa vadede sorun oluşturabileceğini belirtiyor.
Felluce'deki Sünni aşiret liderlerinden Abdurrahman el Zubayi, Reuters'a yaptığı değerlendirmede Iraklıların tamamının tam egemenlik istediğini ancak mevcut şartlarda ABD öncülüğündeki koalisyonun çekilmesinin bir güvenlik boşluğu oluşturmasından endişe edildiğini söyledi.
Irak'ın hava savunma kapasitesini güçlendirmeye yönelik çalışmalar yürüttüğü de belirtiliyor. Bağdat, uzun, orta ve kısa menzilli sistemlerin yanı sıra radar ve komuta altyapısından oluşan entegre bir ulusal hava savunma sistemi kurmaya çalışıyor. Ancak mevcut kapasitenin henüz koalisyonun sağladığı imkanların tamamını karşılayamadığı ifade ediliyor.
IŞİD tehdidi yeniden gündemde
Çekilmeyle ilgili en önemli güvenlik tartışmalarından biri de IŞİD'in yeniden güç kazanma ihtimali.
Örgüt, 2017'de Irak'taki varlığını büyük ölçüde kaybetmesine rağmen ülkede uyuyan hücrelerini koruyor. Irak güvenlik güçleri son yıllarda örgüte yönelik operasyonlarını sürdürürken, ABD öncülüğündeki koalisyon istihbarat, hava gözetleme, lojistik ve operasyonel destek sağladı.
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ndeki komutanlardan Sirwan Barzani, ABD'nin çekilmesinin duyurulmasından bu yana IŞİD'in uyuyan hücrelerinde hareketlilik gözlemlediklerini söyledi.
Irak güvenlik güçleri de çekilme öncesinde Kerkük'te "canlı bomba saldırıları hazırlığında olduğu" belirtilen bir IŞİD hücresine operasyon düzenledi. Irak Terörle Mücadele Servisi, Altun Kupri bölgesinde düzenlenen operasyonda patlayıcı yelek taşıdığı ileri sürülen iki örgüt mensubunun öldürüldüğünü, bir kişinin ise yaralı olarak yakalandığını açıkladı.
ABD'nin Irak'taki 23 yıllık askeri varlığı sona eriyor
ABD, 2003 yılında Saddam Hüseyin rejimini devirmek amacıyla Irak'ı işgal etti. Amerikan güçleri daha sonra ülkede yıllarca süren isyan ve güvenlik operasyonlarına katıldı ve 2011 sonunda büyük ölçüde Irak'tan çekildi.
Ancak IŞİD'in 2014'te Irak ve Suriye'de geniş alanları ele geçirmesiyle ABD güçleri yeniden ülkeye döndü. ABD öncülüğündeki koalisyon, Irak güvenlik güçlerine destek vererek DEAŞ'a karşı yürütülen operasyonlarda önemli rol oynadı.
Koalisyonun Irak'taki misyonunun sona ermesiyle Washington'un ülkedeki askeri varlığı, 2003'te başlayan ve farklı aşamalardan geçen uzun bir dönemin ardından yeni bir yapıya dönüşüyor.
Irak aynı zamanda son yıllarda hem ABD hem de İran'la yakın ilişkilerini sürdüren nadir ülkelerden biri oldu. Bu durum, ülkeyi zaman zaman Washington ile Tahran arasındaki bölgesel rekabetin merkezlerinden biri haline getirdi.
ABD'nin 2020'de İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'yi Bağdat Havalimanı yakınında düzenlediği saldırıyla öldürmesi ve İran destekli grupların Amerikan üslerine yönelik saldırıları, Irak'ın bu rekabetteki konumunu daha da belirgin hale getirmişti.
Yeni dönemde Bağdat'ın karşı karşıya olduğu üç başlık
ABD'nin çekilmesiyle Irak yönetiminin önünde özellikle üç önemli güvenlik başlığı bulunuyor: İran destekli silahlı grupların devlet üzerindeki etkisi, IŞİD yeniden toparlanmasını önlemek ve ülkenin kendi askeri kapasitesini geliştirmek.
Başbakan Ali Zeydi yönetimi bir yandan İran destekli silahlı grupların silahlarını devlet kontrolüne almayı hedeflediğini açıklarken, diğer yandan ABD ile güvenlik ilişkilerini tamamen koparmamaya çalışıyor. Reuters'ın daha önceki analizlerine göre Bağdat'ın milisleri silahsızlandırma girişimi, İran'la yakın bağları bulunan güçlü grupların direnci nedeniyle önemli bir siyasi ve güvenlik sınavına dönüşmüş durumda.
Dolayısıyla ABD askerlerinin çekilmesi, Irak'taki Amerikan etkisinin tamamen sona ermesinden ziyade, askeri varlığa dayalı ilişkinin daha sınırlı bir danışmanlık ve güvenlik ortaklığına dönüşmesi anlamına geliyor.
Ancak Amerikan birliklerinin sağladığı istihbarat, hava desteği ve lojistik kapasitenin azalmasıyla birlikte Bağdat'ın hem İran destekli grupların etkisini sınırlama hem de IŞİD'in yeniden güç kazanmasını önleme konusunda kendi kapasitesine daha fazla dayanması gerekecek.
Kaynak: Mepa News