Arakanlı aktivistle röportaj

Mepa News, Bangladeş'teki mülteci kamplarında yaşayan bir Arakanlı aktivistle röportaj gerçekleştirdi.

Mepa News, Bangladeş'teki mülteci kamplarında yaşayan bir Arakanlı aktivistle röportaj gerçekleştirdi.

Güvenlik gerekçesiyle ismini zikretmeyen Arakanlı sığınmacı, bölgede yaşayan Müslüman Arakanlıların yaşadığı sorunlara değindi.

Röportajın tam hali video olarak servis edilirken, röportaj metninden bazı kısımlar da haberde yer alıyor.


Bize biraz kendinden bahsedebilir misin?

İsmimi söyleyemiyorum. Ben bir Rohingya’yım.

Dikenli teller ve gözetleme kuleleri ile Arakan mülteci kampları bir açık hava hapishanesini andırıyor. Burada yaşamak nasıl bir duygu?

Genellikle, kendi barınaklarımızda dahi güvende değiliz. Kafese kapatılmış aslanlar gibiyiz. Adına “güvenlik gücü” denilen kişiler var olsa da, dövülebilir ya da zarar görebiliriz. Burada kamp yönetimi bize daha fazla güvenlik sağlamak yerine hayatımızı farklı yollarla daha da zorlaştırmaya çalışıyor. Bizler altın ararken pırlantalarımızı kaybettik. Daha önce Myanmar’da yaşarken düşmanlarımız (Myanmar ordusu ve Budist çeteler) belliydi. Fakat burada kimin dost kimin düşman olduğunu ayırt etmek zor.

Kendinin ve halkının geleceğini nasıl görüyorsun? Arakanlılar ülkelerine geri dönmek istiyor mu?

Önce son sorunuza cevap vermek istiyorum. Şu konuda son derece eminim ki, tüm güzel şeyleri Arakanlıların önüne serseler de onlar ülkelerine geri dönmeyi seçeceklerdir. Şimdi kendi halkımın geleceğini nasıl gördüğümü söylemek istiyorum. Her şeyden önce, topraklarımızı ve halkımızı güzel bir geleceğe taşıyacak iyi eğitimli nesiller oluşturmamız gerekiyor. Bu imkanlara nasıl ulaşacağımızı düşünelim. Müslüman ülkeler bize bu imkanları sunabilecek güç ve servete sahipler. İslam Birliği bu konuyu dert edinirse bu planın işe yarayacağını söyleyebilirim. Fedakarlıklardan kaçınıyoruz fakat biz fırsatlardan ve bize rehberlik edecek kişilerden mahrumuz. Myanmar’da durumun şu an ne kadar kritik olduğunu görebilirsiniz. CRPH (sürgündeki hükümet) isyancı grupları Myanmar diktatörlüğüne karşı birleştirmeye çalışıyor. Bu kritik dönemeçte, onlara birlikler sağlanırsa bunu reddetmeyeceklerini düşünüyorum. (Arakanlılar olarak) bizim yeterince insan gücümüz olmasına rağmen silahımız yok. Eğer Müslüman milletler Asya’da İslam’ın geleceğini önemsiyorlarsa Arakanlılara yardım etmek zorundalar.

Mültecilerin düzenli bir işi, toprakları ya da hayvanları yok. İhtiyaçlarını nasıl karşılıyorlar?

İlginç bir soru. Bu soruyu cevaplamadan önce, Arakanlıların mülteci kampında yaşadıkları zorlukları anlatmak için birkaç dakikanızı alacağım.

  1. Bizim günlük yemeklerimiz

Burada, Asya’da genellikle başlıca olarak pirinç tüketilir. Yemeklerde iki ana öğe kullanılır. Pirinç ve köri. Pirinç ve kısmen çeşni olarak soğan, yağ, biber, baharat ve tuz edinebiliyoruz. Fakat et, balık ve sebze almakta sıkıntılar yaşıyoruz. Bir çok insan yıl boyunca hoş ve faydalı besinlerden yemiyor.

  1. Günlük sağlık problemleri

Kampta çok sayıda klinik bulunmasına rağmen buraların servisleri oldukça kısıtlı ve çoğu zaman bu merkezlerde ucuz davranışlar sergilenerek halkımıza karşı uygunsuz davranılıyor. Bu yerlere gitmekten utanıyoruz. Fakat Türk sahra hastanesi, MSF, Hope, Salt ve IOM gibi kuruluşlar bazı sınırlı sağlık sorunlarında daha iyi hizmet veriyorlar.

Fakat burada bulaşıcı ya da bulaşıcı olmayan yaygın çok fazla hastalık var. İnsanların yüzde 90’ı hastalıklara yakalandığında tedavi masraflarını karşılayamayacak durumda.

  1. Eğitim

Bugün biz Rohingyalar, Myanmar hükümetinin (bize karşı) uyguladığı resmi ve özel eğitim yasağı nedeniyle oldukça dezavantajlı bir konumdayız. Bir zamanlar Arakan’ın seçkin bir milleti iken, şu an Budistlerin bile bizden bir adım önde olmasından dolayı utanç duyuyoruz. Bunun nedeni terörist Myanmar hükümetidir. Bugün Bangladeş hükümeti de bir benzerini yapıyor. Eğitim, önemli ve başat bir temel insan hakkıdır fakat biz bu önemli şeyden mahrumuz. Haklarımızı bir an önce alabilmek için İslam milletinin bizlere yardım edeceğine inanıyoruz.

  1. Genel sorunlar

Bahsettiğim temel sorunların dışında her Rohingya’nın derdini çektiği genel problemler var. Bizler için kızlarımızı, kardeşlerimizi evlendirebilmek, günlük kıyafetlere sahip olmak, ışıklandırma, ev malzemeleri, ayakkabı, kişisel bakım, ilaçların satın alınması vs. gibi problemler sürüyor.

 

Kamplarda sürekli yangın çıkıyor. Bu yangınların arkasında kim var?

Bu yangınlar, Bangladeş’te ve Cammu Keşmir’de Rohingyaları korkutmak için planlanmış sabotajlar. Çıkarılan bu yangınların amacını ve arkasında kimler olduğunu bilemiyoruz. Fakat kundakçıların yerel insanlar olduklarını sürekli görüyoruz. Rohingyalara zarar vermek isteyen bir üst aklın bu kişileri kullandığını düşünüyoruz.

Mülteciler tartışmalı Başan Çar adasına yerleştiriliyor. Mültecilerin aslında ölüme yollandığı söyleniyor. Rohingyalar bu konuda ne düşünüyor?

Rohingyalar, Bangladeş hükümetinin Chittagong bölgesinde kendilerini tehdit olarak gördüğünün farkında. Hükümet bizi ıssız ve yaşanmaz bölgelere yerleştirip ayırmaya çalışıyor. Böylece senaryosu belli bir filmde sadece figüran olmamız isteniyor.

Türkiye kamuoyu için Arakan meselesi önemli. Kamptaki gelişmeler ve haberler takip ediliyor. Türkiye halkı sizin için ne yapabilir?

Türkiye halkının ve hükümetinin nezaketini ve cömertliğine şahidiz. Tüm dünyada her zaman adaleti savunuyor ve ezilen toplumların yanında duruyorlar. Azerbaycan’da Ermeni diktatörlerine karşı elde edilen başarıyı görerek diyorum ki, Türkiye ve Pakistan gibi güçlü ve cömert Müslüman komşularımız olmadığı için üzüntü yaşıyoruz.  O zaman belki topraklarımızı Budist radikallere ve terörist Myanmar’a karşı kaybetmezdik.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.

İlgili Haberler

Budist Arakan Ordusu ile Myanmar cunta yönetimi arasında şiddetli çatışmalar

Röportaj Haberleri