Ukrayna'da askerlik çağındaki erkeklerin sokaklarda, toplu taşıma araçlarında ve iş yerlerinde askerlik görevlileri tarafından durdurularak zorla araçlara bindirildiğini gösteren görüntüler sosyal medyada yayılmaya devam ediyor.
Ülkede "otobüsle kaçırma" olarak adlandırılan bu uygulama, Rusya ile savaşın beşinci yılına girildiği dönemde seferberlik politikalarını, Ukrayna ordusundaki personel ihtiyacını ve insan hakları ihlali iddialarını yeniden gündeme taşıdı.
Ukrayna'da seferberlik işlemlerinden sorumlu Bölgesel Askerlik ve Sosyal Destek Merkezleri (TCC), askeri kayıtları kontrol etmek, celp belgelerini tebliğ etmek ve askerlik işlemlerini yürütmekle görevli. Ancak sosyal medyada yayılan görüntülerde, bazı kişilerin fiziksel müdahaleyle minibüslere veya polis araçlarına bindirildiği, itiraz etmelerine rağmen askerlik merkezlerine götürüldüğü görülüyor.
A classic ????????"busification" A random civilian van pulls up to a guy on the street—no markings, no warning. A squad of uniformed men jumps out like it’s an action movie, grabs him, and stuffs him into the van before he can even process what’s happening. Next stop: the medical board, where apparently missing a finger or having tuberculosis is just a quirky personality trait. Verdict? “Fit for service.” Congratulations. Then comes the oath, and just like that—welcome to the infantry????
— Marta Havryshko (@HavryshkoMarta) May 5, 2026
Ukrayna'da bu tür görüntülerin yaygınlaşması üzerine “busification” ifadesi, sokakta durdurulan erkeklerin zorla araçlara bindirilerek seferberlik merkezlerine götürülmesini tanımlamak için kullanılmaya başlandı.
Ukrayna neden zorunlu seferberlik uyguluyor?
Rusya'nın Şubat 2022'de başlattığı geniş çaplı işgalin ardından Ukrayna genel seferberlik ilan etti. Savaşın ilk döneminde yüz binlerce kişi gönüllü olarak orduya katılırken, çatışmaların uzaması ve cephedeki kayıplar nedeniyle yeni asker temin etmek giderek zorlaştı.
Nisan 2024'te yürürlüğe giren düzenlemelerle zorunlu askerliğe tabi erkekler için asgari seferberlik yaşı 27'den 25'e düşürüldü. Askerlikten kaçmaya ilişkin idari para cezaları da artırıldı. Genel uygulamada 25-60 yaş aralığındaki erkekler seferberlik kapsamına alınabiliyor. Kadınlar ise genel olarak gönüllü olarak orduya katılıyor.
Ukrayna ordusunun personel ihtiyacı, yalnızca yeni birlikler oluşturmakla sınırlı değil. Cephede uzun süredir görev yapan askerlerin dinlendirilmesi, birliklerin rotasyonu ve yıpranan birliklerin takviye edilmesi de önemli sorunlar arasında bulunuyor.
Associated Press'in 8 Ekim 2026 tarihli haberinde, bazı Ukrayna birliklerinin mevcut personelinin ihtiyaç duyulan seviyenin yaklaşık yarısında kaldığı aktarıldı. Haberde, asker eksikliğinin cephedeki birliklerin düzenli şekilde değiştirilmesini zorlaştırdığı ve uzun süre görev yapan askerlerin yıpranmasına yol açtığı belirtildi.
Askerlik merkezlerinin yetkileri neler?
Ukrayna'daki TCC'ler askeri kayıtları kontrol edebiliyor, celp belgelerini düzenleyip tebliğ edebiliyor ve seferberlik işlemlerini yürütebiliyor.
Ancak bu merkezlerin personeli, kendi başına idari gözaltı uygulama yetkisine sahip değil. İdari gözaltı ve kişilerin ilgili merkeze götürülmesi işlemleri, mevzuatta belirtilen koşullarda Ulusal Polis'in yetki alanında bulunuyor.
Bu ayrım, sosyal medyada yayılan görüntülerin hukuki açıdan değerlendirilmesinde önem taşıyor. Bir kişinin askerlik yükümlülüğünün bulunması, görevlilerin onu herhangi bir usule bağlı olmadan zor kullanarak alıkoyabileceği anlamına gelmiyor. Kimlik ve askerlik belgelerinin kontrolü, celp tebliği ve gözaltı birbirinden farklı hukuki işlemler.
Ukrayna İnsan Hakları Ombudsmanı Dmytro Lubinets, TCC personelinin uygulamalarına ilişkin şikayetlerin arttığını açıklamıştı. Lubinets'in Şubat 2026'da paylaştığı verilere göre, kurumuna 2025 yılında askerlik merkezlerinin görevlileri hakkındaki olası ihlallerle ilgili 6 bin 127 başvuru ulaştı. Bu sayı 2024'te 3 bin 312, 2023'te 514, 2022'de ise 18 olarak kaydedilmişti.
Şikayetler arasında kişilerin özgürlüğünün hukuka aykırı biçimde kısıtlanması, askerlik merkezlerinde alıkonulmaları, kişisel eşyalarına el konulması ve sağlık muayenelerinin usulüne uygun yapılmaması gibi iddialar bulunuyor. Bu başvuruların tamamının doğrulanmış ihlal anlamına gelmediği, ancak şikayet sayısındaki artışın uygulamaya ilişkin ciddi bir tartışmaya işaret ettiği belirtiliyor.
Şiddet ve kötü muamele iddiaları soruşturmalara konu oluyor
Seferberlik görevlilerinin fiziksel şiddet, hukuka aykırı alıkoyma ve kötü muamele uyguladığı yönündeki iddialar bazı olaylarda adli soruşturmalara ve mahkeme kararlarına da yansıdı.
Ukrayna merkezli Hromadske'nin Ağustos 2026'da yayınladığı incelemede, askerlik merkezi personelinin karıştığı bazı şiddet ve hukuka aykırı alıkoyma olaylarına ilişkin mahkeme dosyaları ele alındı. İncelemede, Rivne bölgesinde bir kişiye şiddet uygulayarak zorla araca bindiren üç görevlinin işkence ve hukuka aykırı özgürlükten yoksun bırakma suçlarından mahkum edildiği aktarıldı. Mahkeme, sanıklara dört yıl hapis cezası verdi ancak cezaları erteledi; üç görevli de askerlik hizmetinde kalmaya devam etti.
Odesa'da Aralık 2025'te Rus esaretinden dönen bir deniz piyadesinin askerlik merkezi görevlileri tarafından darbedildiği iddiası da soruşturma konusu oldu. İki görevli hakkında dava açılırken, dosyanın yargı süreci devam etti.
Ukrayna Savunma Bakanlığı, ihlalleri önlemek amacıyla 1 Eylül 2025'ten itibaren seferberlik işlemlerinde görev yapan TCC personelinin vücut kamerası kullanmasını zorunlu hale getirmişti. Uygulamanın amacı, işlemlerin kayıt altına alınması ve hem görevlilerin hem de vatandaşların sorumluluklarının denetlenebilmesi olarak açıklanmıştı.
Kiev yakınlarında son olay: Sosyal medya iddiaları protestoya dönüştü
Seferberlik uygulamalarına yönelik toplumsal tepki, 2 Kasım 2026'da Kiev yakınlarındaki bir Ulusal Muhafızlar tesisinin önünde yaşanan olaylarla yeniden gündeme geldi.
Reuters'ın haberine göre, tesisteki askerlerin işkence ve şiddete maruz kaldığı yönündeki sosyal medya iddialarının ardından yaklaşık 100 kişi tesisin önünde toplandı. Göstericiler ile güvenlik güçleri arasında çıkan olaylarda bazı polis ve askerlerin saldırıya uğradığı, Ulusal Muhafızlara ait bir otobüsün camlarının kırıldığı bildirildi. Olay sırasında silah sesleri duyulurken ateşin kim tarafından açıldığı netleşmedi.
Tesiste yeni askere alınanlar ve izinsiz şekilde birliklerinden ayrıldıktan sonra geri getirilenler dahil 22 kişinin bulunduğu, bunlardan dördünün tıbbi müdahaleye ihtiyaç duyduğu açıklandı. Ukrayna makamları, askerlerin nasıl askere alındığı ve tesiste nasıl tutulduğuna ilişkin soruşturma başlattı. Yetkililer işkence iddialarını reddederken, olayın kamuoyunda tepki oluşturmak ve bir kişiyi serbest bıraktırmak amacıyla kurgulanmış olabileceğini öne sürdü.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin danışmanı Kırılo Budanov ise olayda provokasyon ihtimali bulunduğunu belirtmekle birlikte, yaşananların toplumdaki gerilimi de ortaya çıkardığını söyledi. Askeri Ombudsman Olha Reşetilova da olayların ardından ordu ile toplum arasındaki güvenin yeniden tesis edilmesinin önemine dikkat çekti.
Seferberlik tartışması Ukrayna'da toplumsal gerilimi artırıyor
Ukrayna yönetimi, Rusya karşısındaki savunmanın sürdürülebilmesi için asker ihtiyacını karşılamaya çalışırken, zorunlu seferberlik uygulamalarının yol açtığı tartışmalar da büyüyor. Bir tarafta cephedeki birliklerin personel ihtiyacı ve askerlerin uzun süre görev yapması, diğer tarafta hukuka aykırı alıkoyma ve kötü muamele iddiaları bulunuyor.
Sosyal medyada yayılan görüntüler, yalnızca askerlik yükümlülüğüne ilişkin bir tartışmayı değil, savaşın uzamasıyla birlikte Ukrayna'da devlet kurumları ile toplum arasındaki güven sorununu da görünür hale getiriyor.
Özellikle seferberlik işlemlerinde görevli personelin yetkilerinin sınırları, hukuki denetim ve ihlal iddialarına yönelik hesap verebilirlik, tartışmanın temel başlıkları arasında yer alıyor.
Kaynak: Mepa News