Avrupa'daki Çeçen diasporası yol ayrımında

"Nihayetinde temel soru şu: Çeçen öznelliğinin inşası hangi temel üzerinde kurulmalı?"

Kavkaz Center | Tercüme: Mepa News

Sovyet sonrası coğrafyada uzayan kriz ve Kuzey Kafkasya'dan gelen göçmen topluluklar üzerindeki baskının artması ortamında, AB ülkelerindeki Çeçen diasporası temel bir meydan okumayla karşı karşıya: Kolektif kimliğini korumak ya da iç anlaşmazlıkların ve dış manipülasyonun ağırlığı altında Avrupa realitesi içinde eriyip gitmek.

Avrupa'daki Çeçen aktivistler giderek daha fazla bunun yalnızca siyasi konsolidasyon meselesi olmadığını, iki savaşın ardından kıtaya dağılmış bir halkın varlığını sürdürme meselesi olduğunu söylüyor.

Ana tehdit olarak kimlik kaybı

Çeçen aktivistler arasındaki tartışmalarda öne çıkan temel başlıklardan biri, diasporanın ikinci ve üçüncü kuşak gençleri arasında milli ve dini kimliğin aşınmasına ilişkin endişe.

Asimilasyon tehdidi karşısında ana dilde eğitim, aile bağlarının korunması, kültürel gelenekler ve İslami kimliğin sürdürülmesi meseleleri öne çıkıyor.

Gözlemcilere göre eğitim platformları ve kültür merkezleri oluşturmak için koordineli çabalar ortaya konulmazsa, gelecek nesil tarihi vatanıyla bağını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacak.

Bu artık soyut bir vatanseverlik meselesi değil, demografik ve kültürel geleceğe ilişkin bir mesele.

Yüz binlerce Çeçeni kabul eden Avrupa ülkeleri ikircikli bir tutum sergiliyor: Bir yandan siyasi ve vatansever gerekçelerle yaşanan baskıları kabul ediyorlar, diğer yandan iade taleplerini artırıyor ve entegrasyon ile dini kimlik konularında Çeçenler üzerinde baskı kuruyorlar.

Aktivistler, mültecilerin ezici çoğunluğunun statülerinin temeli olarak Çeçen kimliğini vurguladığını ve kendilerini Rus muhalefetiyle ilişkilendirme girişimlerinden uzak durduğunu belirtiyor.

Rus muhalefetinin "birleştirici" girişimlerine eleştiri

Çeçen çevreler, Rusya'nın sistem karşıtı muhalefetiyle ilişkilere özel önem veriyor. Mihail Hodorkovski gibi isimler "Putin karşıtı" güçler için özel pasaportlar ya da statüler fikrini gündeme getirdiğinde, Çeçen temsilciler haklı bir soru soruyor: Aynı yaklaşım neden Çeçenistan'ın fiili bağımsızlığını savunanlara uygulanmıyor?

Sorunun "etnik olmayan" niteliğine ilişkin cevap, Çeçen meselesinin özgünlüğünden kaçış olarak algılanıyor. Aktivistler bunu, daha geniş Kremlin karşıtı gündem içinde etnik grupları araçsallaştırma girişimi olarak görüyor.

Rus liberal muhalefeti, anlatılarında Rusya Federasyonu'nun sözde toprak bütünlüğünü korumayı tercih ediyor. Bu da Çeçenlerin bağımsızlığı yeniden tesis etme hedefleriyle doğrudan çelişiyor.

Kendilerini İçkerya destekçisi olarak konumlandıran bazı kişilerin, özellikle Zakayev grubunun yetersiz eylemleri nedeniyle Çeçenler, bağımsızlık söylemine ve bitmeyen "siyasi faaliyet" taklidine rağmen "kullanışlı aptallar" ya da "marjinal bir çevre" konumuna düşüyor.

Başkalarının savaşlarına katılım: Yeni bir yönelim mi?

Diaspora aktivistlerinin gündeme getirdiği en acil meselelerden biri, Çeçen gençlerin yabancı çatışmalara katılımı konusunda engelleme çağrısı.

Diasporada çalışan bazı kişilerin gençleri gönüllü silahlı gruplara kattığı, bunun sonucunda Çeçenlerin paralı asker imajı edindiği, üçüncü ülkelerin düşmanı haline geldiği ve stratejik özerkliklerini kaybettiği ileri sürülüyor.

Yakın zamanda tüm Çeçenleri kapsayan bir kongre toplanacağını duyuran aktivistlere göre yabancı savaşlara katılım diasporayı demografik olarak tüketiyor ve ulusal kurtuluş projesinin ahlaki meşruiyetini zayıflatıyor.

Bu tez tartışmalı, ancak etkili bir mücadelenin yalnızca birleşik bir komuta altında ve net bir gündem çerçevesinde mümkün olduğu yönündeki görüş tamamen haklı.

Bir başka soru ise hangi gündemden söz ettiğimiz ve birliğin temelini neyin oluşturması gerektiği.

Şimdilik Çeçen kongresinin toplanması için oluşturulan organizasyon komitesinin dile getirdiği tezlere bakıldığında, yaklaşımlarının sürgündeki ulusal hareketlerin klasik stratejilerini, İrlanda diasporasından Kürt topluluklarına kadar uzanan örnekleri hatırlattığı görülüyor: AB kurumlarında, PACE ve Avrupa Parlamentosu'nda "çalışma", kültürel diplomasi, medya faaliyeti, eğitim girişimleri ve benzeri adımlar.

Beklentiler: Konsolidasyon aracı olarak kongre mi?

Avrupa'da tüm Çeçenleri kapsayan kongreler düzenlemeye yönelik çeşitli girişimler, tepkisel bir göçmen siyasetinden proaktif bir siyasete geçme çabası olarak görülüyor.

Hedefler, Çeçen diasporasının haklarını korumaya yönelik ortak bir gündem oluşturmak, iadelere karşı koymak, dili korumak, temel uluslararası meseleler hakkında bir pozisyon geliştirmek ve benzeri başlıklardan oluşuyor.

Kremlin, işgal altındaki Çeçenistan'ı çeşitli çatışmalarda ateşe atılacak asker tedarikçisi olarak kullanmaya devam ederken ve Avrupa hükümetleri insani yükümlülükler ile Kremlin'le suç ortaklığı arasında denge kurarken, Çeçen diasporasının konsolidasyonu varoluşsal bir önem kazanıyor.

Bu olmazsa diaspora, dağınık çıkar gruplarından oluşan bir yapıya dönüşme riskiyle karşı karşıya kalır. Aslında bu büyük ölçüde zaten gerçekleşmiş durumda. Böyle bir durumda diaspora, çeşitli siyasi dolandırıcıların ve entrikacıların sürekli manipülasyonunun kurbanı haline gelir.

Fırsat penceresi sonsuza kadar açık kalmaz

Çeçen meselesi, imparatorluk sonrası Rusya'nın en hassas alanlarından biri olmaya devam ediyor. Avrupa için bu mesele, emperyal hırsların kurbanlarına yönelik politikasının tutarlılığı açısından bir sınav.

Diasporanın kendisi açısından ise durum son derece açık: Ya uzun vadeli kurumsal inşaya geçilecek ve yabancı jeopolitik oyunlarda pazarlık kozu olma rolü reddedilecek ya da kademeli marjinalleşme ve nihai özne olma kapasitesinin kaybı yaşanacak.

Nihayetinde temel soru şu: Çeçen öznelliğinin inşası hangi temel üzerinde kurulmalı?

Çeçen diaspora aktivistleri, 25 yıllık verimsiz ve anlamsız savrulmalar paradigmasından kurtulmaya ve nihayet bu dünyanın yasalarının AB'ye, Amerika'ya ya da BM'ye değil, gerçek başarıya giden yolu zaten belirlemiş olan Alemlerin Rabbi'ne tabi olduğunu hatırlamaya hazır mı?

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.

Analiz Haberleri