Azerbaycan yönetiminden Türkiye'ye "başörtüsü" tepkisi: "İç işlerimize müdahale etmeyin"

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Yeni Azerbaycan Partisi, Türkiye'ye tepki gösterdi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Yeni Azerbaycan Partisi'nin Basın Servisi, Türkiye'den gelen son tepkilere dair açıklamada bulundu.

Açıklamanın, "Cumhurbaşkanı başdanışmanı Oktay Saral ve iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'ne mensup milletvekilleri tarafından Azerbaycan hakkında dile getirilen görüşlerle ilgili olarak" yapıldığı belirtildi.

Açıklamada Türkiye'de "Azerbaycan hakkında iftira niteliğinde bilgiler yayınlandığı" öne sürülürken, İsrail ile ilişkiler ve başörtüsü yasağı konusundaki eleştiriler hedef alındı.

Parti, "Azerbaycan'ın laik devlet yapısının ve eğitim politikasının siyasi manipülasyon konusu haline getirildiğini" savundu.

Açıklamada Türkiye'ye "Azerbaycan'ın iç işlerine karışmama ve ikili ilişkilere zarar verecek adımlar atmama" çağrısı yapıldı.

Açıklamanın tam metni şu şekilde:

"Uzun süredir Türkiye'nin bazı medya organlarında ve sosyal medya platformlarında, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarına yakınlığıyla tanınan bilgi kaynakları da dahil olmak üzere, Azerbaycan hakkında gerçeğe uygun olmayan, önyargılı, karalama ve iftira niteliğindeki bilgilerin yayıldığı gözlemlenmektedir.

Yeni Azerbaycan Partisi ile Adalet ve Kalkınma Partisi arasında mevcut olan ortaklık ilişkilerini, ayrıca Azerbaycan ve Türkiye halklarını birleştiren tarihi kardeşlik ve dostluk bağlarını dikkate alarak, bugüne kadar bu tür durumlar karşısında itidal gösterdik. Amacımız, bazı çevrelerin sorumsuz davranışlarının devletlerimiz ve halklarımız arasındaki ilişkileri olumsuz etkilemesine izin vermemek olmuştur.

Ancak son dönemde Azerbaycan'a yönelik bu bilgi kampanyasının daha saldırgan, sistemli hal alması ve açıkça karalama niteliği kazanması, özellikle de Türkiye Cumhurbaşkanının başdanışmanı statüsünü taşıyan kişinin ve iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'ne mensup milletvekillerinin böyle bir kampanyaya katılması, konu hakkında açıkça görüş bildirmemizi gerekli kılmaktadır.

Öncelikle, Azerbaycan–İsrail ilişkilerini kasıtlı biçimde çarpıtma, bu ilişkilere sözde istisnai bir nitelik atfetme ve bundan hareketle Azerbaycan aleyhine siyasi suçlamalar yöneltme girişimlerini kararlılıkla reddediyoruz. Azerbaycan Cumhuriyeti, İsrail ile uluslararası hukuk normlarına ve karşılıklı çıkarlara dayanan normal devletlerarası ilişkilere sahiptir.

Azerbaycan'ın Filistin meselesindeki tutumu ise tutarlı, açık ve ilkelidir. Ülkemiz, Filistin halkının meşru haklarını daima desteklemiş, Filistin'e mali ve insani yardımlar sağlamıştır. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve Başbakan Muhammed Mustafa farklı zamanlarda Azerbaycan'ı ziyaret etmişlerdir. Filistin Devleti'nin Azerbaycan'daki büyükelçiliğinin faaliyetleri de Azerbaycan devletinin mali desteğiyle sağlanmaktadır.

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, en üst düzey uluslararası kürsülerden defalarca, Azerbaycan'ın Filistin meselesinin uluslararası hukuk ve BM'nin ilgili kararları temelinde, Doğu Kudüs'ün Filistin Devleti'nin başkenti olması şartıyla, "iki devlet" ilkesi temelinde çözülmesini desteklediğini beyan etmiştir. Azerbaycan'ın Gazze'de meydana gelen olaylarla ilgili tutumu da insani değerlere, sivil halkın korunmasına ve uluslararası hukuka dayanmaktadır.

Azerbaycan'ın İslam dünyasıyla ilişkileri de herhangi bir siyasi konjonktürden değil, karşılıklı saygı, eşitlik ve dayanışma ilkelerinden kaynaklanmaktadır. Ülkemizin İslam dayanışmasının güçlendirilmesine yaptığı katkılar, Müslüman devletler tarafından büyük takdirle karşılanmaktadır. İslam İşbirliği Teşkilatının bir sonraki Zirve Toplantısının 2027 yılında Azerbaycan'da düzenlenmesinin öngörülmesi de ülkemize duyulan uluslararası güvenin ifadesidir.

Bu konuda hatırlatmak isteriz ki İslam'ın temel ilkeleri arasında adalet, eşitlik, karşılıklı saygı ve dayanışma önemli bir yer tutmaktadır. İslam dünyasında hiçbir devletin diğer Müslüman halklara kendi iradesini dayatma, onların iç işlerine müdahale etme veya kendisini diğerlerinden üstün bir konumda görme hakkı yoktur. Müslüman dünyasının birliğine hizmet etme iddiası, hegemonya eğilimleriyle değil, eşit haklara dayanan iş birliği ve karşılıklı saygıyla doğrulanmalıdır.

Azerbaycan halkı tarih boyunca emperyalizme, sömürgeciliğe ve yeni sömürgeci yaklaşımlara karşı çıkmıştır. Bu ilkeli tutum bugün de değişmeden devam etmektedir.

Türkiye Cumhurbaşkanının başdanışmanı Oktay Saral'ın ve iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'ne mensup milletvekillerinin, meselenin özünü, Azerbaycan'ın anayasal düzenini ve ülkemizde dini inanç özgürlüğünün hukuki temellerini dikkate almadan popülist ve sorumsuz açıklamalar yapması derin üzüntüye yol açmaktadır. Bu tür açıklamalar, Azerbaycan–Türkiye kardeşlik ilişkilerinin ruhuna aykırıdır ve toplumsal düzeyde yapay gerginlik yaratmaya hizmet edebilir.

Azerbaycan halkı, milli, manevi ve dini değerlerine tarih boyunca büyük saygı göstermiştir. Ülkemizde dini inanç özgürlüğü Anayasa ile güvence altına alınmaktadır. Azerbaycan devleti, bütün dinlerin temsilcilerine eşit davranmakta ve dini çeşitliliği toplumumuzun zenginliği olarak görmektedir.

Eğitim alanında uygulanan kurallar ise eşitlik, laiklik, hukukun üstünlüğü ve bütün vatandaşlar için eşit fırsatların sağlanması ilkelerine dayanmaktadır. Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası'na göre Azerbaycan laik bir devlettir. Bu ilke, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda da yer almaktadır. Bu nedenle Azerbaycan'ın laik devlet yapısının ve eğitim politikasının siyasi manipülasyon konusu haline getirilmesi kabul edilemez.

Türkiye'nin kendi içinde dini ve laik değerler etrafında yürütülen siyasi tartışmalar, toplumdaki kutuplaşmayı derinleştirmektedir. Başörtüsü gibi hassas meselelerin siyasi manipülasyon ve bölücülük aracı olarak kullanılmasının ne Türkiye halkının birliğine ne de genel olarak Müslüman dünyasının dayanışmasına hizmet ettiği kanaatindeyiz. Bu tür meselelerin Azerbaycan'a karşı siyasi baskı aracı olarak kullanılmasına ise özellikle izin verilemez. Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarını bu zararlı siyasetten kaçınmaya çağırıyoruz.

Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Muzaffer Başkomutan İlham Aliyev'in şahsına karşı bazı bilgi kaynaklarında dile getirilen hakaret, karalama ve iftira niteliğindeki görüşler de Azerbaycan kamuoyunda haklı bir öfkeye yol açmaktadır.

Ulusal Lider Haydar Aliyev'in belirlediği "Bir millet, iki devlet" ilkesi, Azerbaycan–Türkiye ilişkilerinin manevi ve siyasi temelini oluşturmaktadır. Ancak bu tarihi ifadenin özünün çarpıtılmasına izin verilemez. Burada söz konusu olan, tam olarak bir millet ve iki bağımsız devlettir. Bu ilke, hiçbir koşulda bir devletin diğerinin iç işlerine müdahale etmesine, kendi siyasi ve ideolojik yaklaşımlarını diğerine kabul ettirmesine dayanak oluşturmaz.

Azerbaycan halkı yüzyıllar boyunca bağımsızlık arzusuyla yaşamış, kendi devletini yeniden kurmuş ve bugün Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in liderliğinde bağımsız iç ve dış politika yürüten egemen bir devlette yaşamaktadır.

Yeni Azerbaycan Partisi, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin temsilcilerinin, özellikle de yüksek devlet görevlerinde bulunan kişilerin, açıklamalarında siyasi sorumluluk göstermeleri, Azerbaycan Cumhuriyeti'nin egemenliğine, anayasal düzenine ve iç işlerine saygı duymaları gerektiği kanaatindedir.

Türkiye'nin ilgili siyasi çevrelerinin bu tür sorumsuz açıklamalardan doğru sonuçlar çıkaracağını ve Azerbaycan–Türkiye ilişkilerine zarar verebilecek adımlardan kaçınacağını umuyoruz."

Kaynak: Mepa News

Yorum Yap
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.
Yorumlar (16)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Haberler Haberleri