Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, Azerbaycan'da okullarda başörtüsü yasağına yönelik eleştirilerinin ardından görevinden ayrıldığını doğruladı.
Saral, ayrılığın Azerbaycan'la ilgili açıklamaları nedeniyle gerçekleştiğini düşündüğünü belirtirken, gelişme Ankara ile Bakü arasındaki diplomatik gerilimi yeniden gündeme taşıdı.
Gazeteci Talat Atilla'nın telefonla ulaştığı Saral, görevden alınıp alınmadığına ilişkin soruya, “Evet. Biz makamlarla kaim değiliz. Sayın Cumhurbaşkanımız göreve getirdi, kendisinin talimatıyla ayrıldım. Kimseye kırgınlığım yok” yanıtını verdi.
Azerbaycan'la ilgili açıklamalarının görevden ayrılmasında etkili olup olmadığı sorulan Saral, “Evet, öyle görünüyor” dedi.
Bakü'nün Saral'ın görevden alınmasını istediği öne sürülmüştü
Middle East Eye'da 20 Ekim'de Ragıp Soylu imzasıyla yayınlanan haberde, Azerbaycan yönetiminin Ankara'dan Saral'ın görevden alınmasını istediği ileri sürülmüştü.
Üç yetkili ve konuya yakın bir kaynağa dayandırılan habere göre Bakü, Saral'ın Azerbaycan'daki başörtüsü uygulamasını eleştiren açıklamalarından rahatsızlık duyuyordu.
Haberde, Azerbaycan'ın taleplerinin Saral'ın görevden alınmasıyla sınırlı olmadığı da öne sürülmüştü.
Buna göre Bakü yönetimi, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e hakaret ettiği iddia edilen bazı sosyal medya kullanıcıları hakkında hukuki işlem başlatılmasını ve belirlediği hesapların engellenmesini de Ankara'dan talep etmişti.
Azerbaycan yönetiminin söz konusu taleplerine ilişkin haberler bağımsız olarak doğrulanmış resmî açıklamalara dayanmıyor.
Başörtüsü yasağı iki ülke arasında gerilime yol açtı
Azerbaycan'da eylül ayında yürürlüğe giren okul kıyafeti düzenlemeleri, başörtülü öğrencilerin eğitim kurumlarına alınmadığına ilişkin haber ve görüntülerin ortaya çıkmasının ardından tartışma konusu olmuştu.
Düzenlemelerde başörtüsünün açıkça yasaklandığı belirtilmese de uygulamada başörtülü öğrencilerin okullara girişi engellenmişti.
Oktay Saral, 13 Ekim'de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesini eleştirmiş ve Azerbaycan yönetimine uygulamadan vazgeçme çağrısında bulunmuştu.
Saral'ın açıklamalarına, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in liderliğindeki Yeni Azerbaycan Partisi de tepki göstermişti. Partinin açıklamasında Saral'ın ve bazı AK Parti milletvekillerinin tutumu eleştirilirken, Türkiye'nin Azerbaycan'ın iç işlerine müdahale etmemesi gerektiği savunulmuştu.
Gözler Türk Devletleri Teşkilatı zirvesinde
Saral'ın görevinden ayrılması, iki ülke arasındaki gerilimin sürdüğü ve Ankara'nın Türk Devletleri Teşkilatı'nın 13. Zirvesi'ne ev sahipliği yapmaya hazırlandığı bir dönemde gerçekleşti. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in zirveye katılıp katılmayacağı da diplomatik gündemin öne çıkan başlıklarından biri oldu.
Middle East Eye'a konuşan kaynaklar, Aliyev'in katılımının henüz kesinleşmediğini ve Azerbaycan liderinin zirveye katılmayarak Ankara'ya tepki gösterebileceğini ileri sürmüştü.
Buna karşılık, Türk Dışişleri Bakanlığı kaynakları 21 Ekim'de Aliyev'in zirveye katılımının beklendiğini bildirmişti. Aynı gün Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Erdoğan'ın Aliyev ile telefon görüşmesi yaptığını ve kendisini Ankara'daki zirveye davet ettiğini açıklamıştı.
İki ülke arasındaki gerilimin diğer başlıklarından biri de Bakü'de düzenlenen Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı olmuştu. Erdoğan'ın zirveye katılmaması ve Türkiye'yi temsil eden Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un konuşması sırasında salonu terk etmesi, Azerbaycan tarafında rahatsızlık yaratan gelişmeler arasında gösterilmişti.
Saral'ın görevinden ayrılmasının ardından, iki ülke arasındaki diplomatik temasların nasıl ilerleyeceği ve Aliyev'in Ankara'daki Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'ne katılıp katılmayacağı merak konusu olmaya devam ediyor.
Kaynak: Mepa News