BAE destekli HDK Sudan'da yeni bir katliama hazırlanıyor

"Uluslararası toplum El Ubeyyid'in yeni bir El Faşir'e dönüşebileceği uyarısında bulunurken, siviller ordunun kenti koruyup koruyamayacağından emin değil."

Mat Nashed | New Arab | Tercüme: Mepa News

Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK), Kuzey Kordofan eyaletinin başkenti El Ubeyyid'e yönelik büyük bir saldırı hazırlığında olduğu görülüyor.

Son haftalarda HDK'nin, Sudan'ın güneyi ve batısını Nil Vadisi'ne bağlayan stratejik kent çevresinde asker yığdığı bildiriliyor. Sudan Silahlı Kuvvetleri, kenti askeri operasyonları için önemli bir lojistik merkez olarak kullanıyor.

Sudan ordusunun 5. Piyade Tümeni ile Mısır'la kurduğu ortak operasyon odası da burada bulunuyor. Söz konusu operasyon odası, HDK'nin Ekim 2025'te Kuzey Darfur'un başkenti El Faşir'i ele geçirmesinden kısa süre sonra kurulmuştu.

El Faşir'in düşmesinin ardından HDK, binlerce sivili infaz etmiş, binlercesini kaçırmış, kadın ve kız çocuklarına yönelik yaygın cinsel şiddet uygulamıştı. Birleşmiş Milletler, bu saldırıların "soykırım emareleri" taşıdığını belirtmişti. BM şimdi de El Ubeyyid'in benzer katliamlara sahne olabileceği uyarısında bulunuyor.

BM İnsan Hakları Konseyi, 6 Temmuz'da artan şiddeti kınayan ve kentteki son ihlallere ilişkin acil soruşturma çağrısı yapan bir karar kabul etti. Bu sırada birçok sivil, çok geç olmadan kaçmaya çalışıyor.

Güvenlik ortamının tehlikeli olması nedeniyle isminin açıklanmasını istemeyen yerel bir yardım çalışanı The New Arab'a yaptığı açıklamada, "İnsanlar olabileceklerden korktukları için otobüs bileti almaya koşuyor. Her gün 50 yolcu taşıyan yaklaşık 10 otobüs ayrılıyor." dedi.

Kapana kısılmış ve yoksul durumdalar

Sudan'da iç savaşın Nisan 2023'te patlak vermesinden bu yana ordu ve HDK, yargısız infazlar, işkence ve düşman kontrolündeki bölgelerden yardımların girişinin engellenmesi gibi ağır ihlaller işledi.

HDK savaşçılarının büyük bölümünü göçebe Arap topluluklardan devşiriyor ve Darfur'daki Arap olmayan çiftçi topluluklara karşı soykırım niteliğindeki şiddet de dahil olmak üzere katliamlar gerçekleştirdi.

Grup genellikle şehirleri kuşatıp İHA'larla bombalıyor, ardından ordu savunmasını aşarak katliamlar gerçekleştiriyor. El Ubeyyid şu anda güney, batı ve kuzey yönlerinden kuşatılmış durumda. HDK'ye ait İHA'lar ise doğudan kente giren ve kentten çıkan araçları hedef alıyor.

Uluslararası toplum El Ubeyyid'in yeni bir El Faşir'e dönüşebileceği uyarısında bulunurken, siviller ordunun kenti koruyup koruyamayacağından emin değil.

Yerel bir aktivist The New Arab'a yaptığı açıklamada, "Kentte ne olacağına dair genel bir korku ve endişe hakim. İnsanlar sadece Allah'a güveniyor. Allah'ın hayatlarını biraz olsun kolaylaştırmasını umuyorlar." dedi.

Son birkaç haftada HDK'ye ait İHA'lar ordunun hava savunmasını aşarak yakıt depolarını, su istasyonlarını ve jeneratörleri hedef aldı. Saldırılar gıda ve su kıtlığına, ayrıca uzun süreli elektrik kesintilerine yol açtı. Uluslararası İnsancıl Hukuk'a göre bu tür saldırılar savaş suçu teşkil edebilir.

Bazı siviller kaçsa da çoğunluk yerinde kalıyor. El Ubeyyid'de yaklaşık 500 bin kişi zor koşullar altında yaşamını sürdürüyor. Bunların 100 bini Darfur ve çevredeki kasabalardan yerinden edilen kişilerden oluşuyor.

Birçok kişi birikimlerini tükettiği için yeniden kaçacak maddi imkana sahip değil. Diğerleri ise yaşam koşulları kötüleşse de evlerini, işlerini ve topluluklarını terk etmeyi reddediyor.

Yurt dışında yaşayan ve El Ubeyyid'de yakın akrabaları bulunan Sudanlı aktivist Besma Şems, The New Arab'a yaptığı açıklamada, "Birçok kişi için ayrılmak karmaşık bir mesele. Bazıları yaşlı, bazıları ise iş nedeniyle şehirde kalmak zorunda. Birçok kişi sevdiklerini geride bırakmayı reddediyor." dedi.

Baskı ve kontrol

HDK'nin İHA saldırılarının yanı sıra siviller, ordu ve müttefik milisleri tarafından giderek daha fazla taciz ediliyor ve izleniyor.

Aktivistler ve gazeteciler yakından takip ediliyor. Bu durum, ordunun güvenlik durumunun kontrol altında olduğu yönündeki iddiasını zayıflatabilecek bilgilerin meslektaşlar ve yabancı gazetecilerle paylaşılmasını engelliyor.

El Ubeyyid'deki kaynaklar ayrıca genel bir kanunsuzluk hali olduğunu, ordu destekli milislerin silah zoruyla yağma ve gasp yaptığını belirtti. Siviller bazen eşyalarını teslim etmeyi reddettikleri için öldürülüyor. Bu nedenle çoğu kişi gün batımından sonra evinden çıkmıyor.

Şems, The New Arab'a yaptığı açıklamada, "Sivillerin güvenliği yok, hizmet yok, psikolojik destek yok. Onlara yardım edecek kimse yok." dedi.

Buna rağmen halkı en fazla korkutan şey HDK'nin kenti işgal etme ihtimali.

HDK, El Ubeyyid'in Mart 2025'te kontrolünü kaybettiği başkent Hartum'a yönelik yeni saldırıların planlanması için kilit bir merkez olmasını umuyor. Ancak yağmur sezonunun temmuz ayında şiddetlenmesi beklendiğinden HDK'nin kara saldırısı başlatmak için yalnızca birkaç haftası var.

Aksi halde birliklerinin manevra yapabilmesi için şiddetli yağışların dinmesini en az iki ay beklemek zorunda kalacak.

El Ubeyyid'deki ordu destekli hükümette memur olan Muhammed İbrahim, "Ordu, Sudan halkını korumaya hazır." iddiasında bulundu. Ibrahim, The New Arab'a yaptığı açıklamada, "Tüm cephelere konuşlandılar ve HDK ile yüzleşmeye hazırlar." dedi.

Uluslararası adım atılacak mı?

Sudan'da Katliamları Önleme ve Adalet Koalisyonu, 18 Haziran'da BM İnsan Hakları Konseyi'ndeki bir oturumda El Ubeyyid'e yönelik bir saldırının yakın olduğu uyarısında bulundu.

Koalisyonda İngiltere, Fransa, Almanya, Kanada ve Norveç gibi birçok Batılı devlet yer alıyor. Birkaç gün sonra ABD Dışişleri Bakanlığı ayrı bir uyarı yayımlayarak HDK'ye El Ubeyyid'e yönelik saldırıları tırmandırmama çağrısı yaptı.

Uyarılara rağmen, söz konusu devletlerin birçoğu HDK'nin başlıca destekçisi olan Birleşik Arap Emirlikleri'ne silah satmakla doğrudan ilişkilendiriliyor. Bu durum, ABD ve İngiltere'nin Sudan'daki kitlesel katliamları önlemek yerine BAE ile ticari ilişkilerine öncelik verdiği yönünde suçlamalara yol açtı.

Mayıs 2025'te BAE'nin ABD altyapısına 1.4 trilyon dolar, Birleşik Krallık'ta enerji ve teknoloji gibi büyüyen sektörlere ise 30 milyar dolar yatırım yapmayı kabul ettiği bildirildi.

El Ubeyyid'den İbrahim, The New Arab'a yaptığı açıklamada, "Bu ülkelerin birçoğu Sudan halkına karşı yürütülen bu savaşın ortağıdır." dedi.

İngilere Dışişleri, İngiliz Milletler Topluluğu ve Kalkınma Ofisi'nden (FCDO) bir muhbirin, kurumun El Faşir'de HDK tarafından soykırım işlenebileceğine dair uyarıları kamuoyuna açıklamayı reddettiğini ortaya koyduğu bildirildi. Bunun nedeninin BAE'yi rahatsız etmemek olduğu değerlendiriliyor.

Sudan'daki insan hakları ihlallerini uydu görüntüleriyle izleyen Yale İnsani Araştırmalar Laboratuvarı Başkanı Nathaniel Raymond da kısa süre önce İngiliz Parlamentosu'nda ifade verdi.

Raymond, FCDO'nun özel görüşmelerde BAE'nin Darfur'daki HDK katliamları konusunda sessiz kalması için kendisine baskı yaptığını kabul ettiğini söyledi. İngiltere ve diğer devletler şu anda El Ubeyyid'e ilişkin açıklamalar yapsa da Raymond, bu ülkelerin BAE'ye karşı yine de adım atmayacağına inanıyor.

Raymond, The New Arab'a yaptığı açıklamada, "Bence El Faşir düşmeden önce hiçbir şey söylememiş olmalarının üzerini örtmek istiyorlar." dedi.

Raymond, "Bu yeni uyarılar, BAE'yi sorumlu tutmak için gerçek adım atmanın yerine geçiriliyor." ifadelerini kullandı.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.

Analiz Haberleri