Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) savcılığı, 30 Eylül'de Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağının kontrolünü ele geçirmeye çalışmakla suçlanan yardımcı pilotun, uçağı İsrail'in Ben Gurion Havalimanı'na düşürmeyi planladığını öne sürdü.
BAE Başsavcısı Hamad Saif el Şemsi, planın 11 Eylül 2001 saldırılarından esinlenerek hazırlandığını düşündüklerini açıkladı.
BAE devlet haber ajansı WAM'ın cuma günü aktardığı açıklamada El Şemsi, soruşturma kapsamında elde edilen bulguları paylaştı. Yetkililer, 1 Ekim'de başlatılan soruşturma sırasında yardımcı pilotun saldırı planını önceden hazırladığına ilişkin deliller elde ettiklerini bildirdi.
Soruşturmayı yürüten birimlerin aktardığına göre 29 yaşındaki yardımcı pilot, uçuş güzergâhını ve havalimanını tanımak amacıyla daha önce iki kez Tel Aviv'e uçtu.
Pilotun, ocak ayında Flydubai bünyesine katılmadan önce Oman Air ve Royal Air Maroc dahil olmak üzere farklı ülkelerdeki çeşitli hava yolu şirketlerinde çalıştığı belirtildi.
İşe alım sürecinde şüpheli bir bulguya rastlanmadı
BAE Başsavcılığı, Flydubai'nin işe alım prosedürlerinin de soruşturma kapsamında incelendiğini bildirdi. Açıklamaya göre yardımcı pilot, pilot lisansı ve iyi hâl belgesi dahil olmak üzere mesleki ve güvenlik açısından aranan şartları karşılıyordu.
El Şemsi, işe alım sürecinde yürütülen kontrollerin yardımcı pilotun "aşırılıkçı görüşlerine veya terör saldırısı gerçekleştirme niyetine ilişkin herhangi bir işaret ortaya çıkarmadığını" söyledi.
Açıklamada, bu bulguların Flydubai'nin herhangi bir ihmalde bulunduğu yönünde bir suçlamaya dayanak oluşturmadığı belirtildi. Savcılık, yardımcı pilotun şirkette işe alınması sırasında gerekli tüm prosedürlerin uygulandığını belirtti.
Yardımcı pilotun kimliği BAE makamlarınca resmen açıklanmadı. Ancak Reuters ve Associated Press (AP) haber ajansları, konu hakkında doğrudan bilgi sahibi kaynaklara dayanarak şüphelinin Umman vatandaşı Humam el Humami olduğunu bildirdi.
El Şemsi'nin açıklamasına göre yardımcı pilot, saldırı öncesinde psikolojik ve fiziksel hazırlık yaptığını, bunun için kendisini teşvik eden içerikler izlediğini ve boks dersleri aldığını soruşturmayı yürüten ekibe anlattı.
Savcılık, yardımcı pilotun "aşırılıkçı" görüşlere yönelmesinin ilk işaretlerinin 2017'de Avustralya'da öğrenim gördüğü dönemde ortaya çıktığını ileri sürdü.
Açıklamada, yardımcı pilotun saldırıyı başka kişilerin katılımı olmadan tek başına gerçekleştirdiğini kabul ettiği belirtildi.
Yardımcı pilotun ayrıca avukatının huzurunda, saldırının gerekçelerini ve planlama ile uygulama aşamalarını ayrıntılı biçimde anlattığı öne sürüldü.
Flydubai uçağında ne yaşandı?
FZ1073 sefer sayılı uçak, 30 Eylül sabahı yerel saatle 07.05'te Dubai'den Tel Aviv'e gitmek üzere havalandı. Uçuş takip verilerine göre uçak, yaklaşık 10 bin 300 metre irtifaya ulaştıktan iki saatten biraz fazla süre sonra aniden hızla alçalmaya başladı.
Uçuş verileri, uçağın yaklaşık iki dakika içinde 17 bin fitten fazla alçaldığını, ardından yeniden yükselip tekrar irtifa kaybettiğini gösterdi.
Bu sırada kokpitte iki pilot arasında arbede yaşandığı bildirildi. İddialara göre yardımcı pilot, uçağın kaptanı olan Hindistan vatandaşı Smit Machchhar'ı yaraladı. Ağır yaralanan kaptan, daha sonra yaptığı açıklamada uçak alçalırken kendisini kokpitin zemininde bulduğunu anlattı.
Yolcuların ve kabin ekibinin müdahalesiyle yardımcı pilotun etkisiz hale getirildiği belirtildi. Uçak yaklaşık 15 bin fit irtifada dengelenirken transponder kodu, "hava aracına yönelik yasa dışı müdahaleyi" bildiren 7500 olarak değiştirildi.
Uçakta bulunan iki yedek pilot daha sonra kontrolü devraldı. Uçak, Suudi Arabistan'ın kuzeybatısındaki Tebük kentine güvenli şekilde indirildi. Yerel saatle 09.45'te gerçekleşen inişin ardından her iki pilot da hastaneye kaldırıldı.
Suudi yetkililer, sağlık kontrollerinin tamamlanmasının ardından pilotların Abu Dabi'ye nakledildiğini bildirdi.
Kaynak: Mepa News, Al Jazeera