Middle East Eye | Tercüme: Mepa News
Birleşik Arap Emirlikleri, (BAE) bu ayın başında Yemen'den ani bir şekilde çekilmesiyle birlikte, ülkedeki önemli hastanelere yıllardır verdiği insani yardım desteğini sonlandırdı.
Bu, birçok Yemenlinin sağlık hizmetlerine erişiminin kesilmesi anlamına geliyor.
BAE, ayrılıkçı müttefiki Güney Geçiş Konseyi'nin (GGK) Yemen'in güneyinde bozguna uğratılmasının ardından güçlerini bu ülkeden tamamen çekmişti. Zira Suudi Arabistan, BAE destekli GGK güçlerinin Riyad tarafından desteklenen hükümetin kontrolündeki bölgeleri ele geçirmesine şiddetle karşı çıkmıştı.
BAE tarafından finanse edilen hastaneler, on yılı aşkın süredir devam eden çatışmaların sağlık altyapısına zarar vermesi ve pek çok kişinin özel sağlık hizmetlerini karşılayamaz hale gelmesinin ardından Yemenliler için hayati bir rol oynamaktaydı.
Çok uzaklardan gelen hastalar yüksek kaliteli ve ücretsiz sağlık hizmeti arayışıyla bu tesislere başvuruyordu. Birçok Yemenli, devlet hastanelerinde bulunmayan ve özel kliniklerde çok pahalı olan uzmanlaşmış ameliyatlara erişmek için ülke içinde uzun yolculuklar yapıyor.
59 yaşındaki böbrek hastası Lütuf el Kahiri, Kızıldeniz liman kenti Muha'daki 2 Aralık Hastanesi'nde tedavi olabilmek için beş saatlik bir yolculuk yaptı.
BAE tarafından inşa edilen ve 2024'ün sonlarında açılan hastane, kısa sürede Yemen'in batı kıyısındaki topluluklar için bir can simidi haline geldi.
Kahiri, BAE hastanenin uzmanlık hizmetlerini yürüten Hintli şirketin sözleşmesini feshedip Hintli sağlık ekibinin derhal ayrılmasına yol açtığında iki aydır ameliyat için bekleme listesindeydi.
"Uzun bir bekleme listesi var ve hastaları sırayla işleme alıyorlar. Benim sıram 5 Ocak'ta gelecekti ama uzman doktorlar hastaneden ayrıldığı için iptal edildiği söylendi" diyor Kahiri ve ekliyor:
"Hastane hala açık ve Yemenli doktorlar var ama ihtiyacım olan ameliyatı gerçekleştirecek uzman doktor kalmadı. Beklemekten başka seçeneğimiz yok."
Kahiri'nin ameliyatı özel bir hastanede 1500 dolara mal olacaktı ki bu, devlet hastanelerinin gerekli ekipmandan yoksun olduğu bir ülkede işsiz biri için imkansız bir meblağ.
Kahiri, "Bu hastane ihtiyaç sahipleri için eşsiz bir bakım sağladı. Hem BAE'ye hem de Suudi Arabistan'a uzmanların geri dönmesini sağlamaları çağrısında bulunuyorum" dedi.
2 Aralık Hastanesi ve Şebva Hastanesi bu ay durdurulan onlarca BAE destekli projeden sadece ikisi.
Yemen için Suudi Kalkınma ve Yeniden Yapılandırma Programı (SDRPY), bu hastaneleri ve elektrik ve altyapı gibi diğer hayati sektörleri desteklemek için 1,9 milyar Suudi riyali (500 milyon dolar) tutarında bir destek sözü verdi.
Ancak bu henüz gerçekleşmedi. Tesisler hala karmaşık prosedürler için gereken uzman personelden yoksun ve bu da hastaları tehlikeli bir belirsizlik içinde bırakıyor.
Muha, suikaste uğrayan eski cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih'in yeğeni Tarık Salih'in yönetimindeki Cumhuriyet Muhafızları tarafından kontrol ediliyor. Salih başlangıçta BAE tarafından desteklenip GGK ile aynı çizgideyken, yaşanan son gelişmelerin ardından Suudi Arabistan'ı desteklemeye başladı.
Yerel kaynaklarla yapılan görüşmelere göre BAE, projeleri yalnızca BAE'nin askeri varlığının bulunduğu veya doğrudan vekillerinin kontrolü altındaki bölgelerde uyguladı.
Suudi Arabistan devraldı
Herkes mevcut kriz için BAE'yi suçlamıyor.
Eşinin tıbbi tedavisini karşılayamayan emekli bir Yemenli Hüseyin Ahmed, aylarca eşinin ameliyatını finanse etmenin bir yolunu aramış. Sonunda bir arkadaşı onu Taiz'deki BAE destekli Kabul Hastanesi'ne yönlendirmiş.
"Yardım edip edemeyeceklerini görmek için eşimi hastaneye götürdüm. Doktorların bizi karşılama şekli beni çok şaşırttı. Ameliyatı yaptılar, ilaçları verdiler ve her şey ücretsizdi" diyor Ahmed.
Ahmed kendilerine sağlanan desteği “inanılmaz” olarak tanımladı.
"60'lı yaşlarımdayım ve Yemen'de bu kadar kaliteli sağlık hizmetini ücretsiz sunan bir hastane görmedim. Doktorlara ve hastanenin destekçilerine minnettarım."
Ahmed, hastane finansmanının askıya alınmasını mevcut siyasi iklimin beklenen bir sonucu olarak nitelendirdi.
"BAE bizden süresiz olarak sorumlu değil. Hükümetimizin talebi üzerine hareket ettiler; dolayısıyla Yemen'de artık hoş karşılanmadıkları ve ayrılmayı tercih ettikleri zaman, bu çok normal. Bu, sağladıkları yardımı unutacağımız ya da inkar edeceğimiz anlamına gelmiyor" dedi.
2 Aralık Hastanesi'nden bir doktor tesisin açık kalmaya devam ettiğini söyledi.
Basına konuşmasına izin verilmediği için adının açıklanmaması koşuluyla konuşan doktor, “Mevcut sorun Hintli medikal şirketle olan sözleşmenin feshedilmesinden kaynaklanıyor” dedi.
"BAE'nin artık hastaneyi finanse etmeyeceği konusunda bilgilendirildik, ancak Suudi Arabistan'ın desteğini açıkladığı konusunda kamuoyunu rahatlatmak istiyorum. Bu geçişi koordine etmeye başladık bile."
Doktor, Suudi kalkınma programının hastaneyi desteklemeye başladığını ve ameliyatların yakında eski kapasitesinde devam edeceğini doğruladı. Tesisin şu anda bir “geçiş döneminde” olduğunu söyledi.
Ayrıca hastanenin durumunu siyasi koz olarak kullanmaya çalışanlara karşı duyduğu hayal kırıklığını da dile getirdi.
Doktor, “Herhangi bir siyasi anlaşmazlıktan bağımsız olarak, bu hastaneyi destekleyebilecek ve Yemenlilerin yüksek kalitede tıbbi bakım almalarına yardımcı olabilecek her ülke veya kuruluşu memnuniyetle karşılıyoruz” dedi.
Yardımın askerileştirilmesi
Bazıları ise bu hamleyi hesaplanmış bir siyasi darbe olarak görüyor.
Aralarında 2 Aralık Hastanesi'nin de bulunduğu BAE destekli birçok projeyi ziyaret eden Yemenli gazeteci Muhammed Sultan, BAE'nin önceliğinin Yemenlilerin refahından ziyade askeri ayak izi ve popülerlik kazanmak olduğunu söyledi.
"Kendilerinden ayrılmaları istendiği anda bu sözleşmeleri feshetmeleri, bunun ‘yardımın askerileştirilmesi’ olduğunu kanıtlıyor. Bizi ancak Yemen'de kendi ajandalarını takip etmelerine izin verirsek destekliyorlar" dedi Sultan ve ekledi:
"BAE, özellikle hastanelere yönelik insani yardım desteğini sürdürürken askeri güçlerini geri çekebilirdi. Etik standartlar, başka bir donör görevi devralmaya hazır olana kadar yardımın devam etmesini gerektiriyor."
Sultan, Abu Dabi'nin başlangıçta bazı alanlarda destek kazandığını, ancak yardım aniden kesilir kesilmez bu iyi niyetin buharlaştığını kaydetti.
BAE'nin Yemen'den çekilmesinin ardından halkın öfkesi de arttı. Artık pek çok Yemenli Körfez devletini ülke düzenini baltalamakla ve insani yardımı sadece askeri hedeflerini ulaşmak için kullanmakla suçluyor.
Sultan, Suudi Arabistan'ın BAE tarafından terk edilen projelerin finansmanını derhal üstlenmesine minnettar olmakla birlikte, bu geçiş sürecinde mağdur olanlar olduğunu ifade etti.
Sultan, “Pek çok ülke yıllardır Yemen'e yardım ediyor ama hiçbiri tıbbi sözleşmeleri bu kadar ani bir şekilde feshedip hastaları ameliyat masasında bırakmadı.” diye ekledi.
Kaynak: Mepa News