Birleşmiş Milletler (BM) Sözcü Yardımcısı Ferhan Hak, Afganistan'ın BM'deki daimi temsilciliğinin İslam Emirliği yönetimine devredilmesine yönelik üye devletler arasında yeni bir girişim bulunmadığını açıkladı.
New York'ta düzenlediği basın toplantısında konuşan Hak, bir gazetecinin sorusu üzerine, "Tanıma işlemi Birleşmiş Milletler tarafından değil, devletler tarafından yapılır." ifadelerini kullanarak, İslam Emirliği'ni Afganistan'ın meşru hükümeti olarak tanımaya yönelik üye ülkeler arasında yeni bir çabanın olmadığını söyledi.
Afganistan koltuğu eski rejim temsilcisinde
2023 yılında BM Yetki Belgeleri Komitesi, Afganistan'ın daimi temsilciliği konusunda iki ayrı başvuru almıştı.
Bunlardan biri eski Afganistan hükümetinin BM Daimi Temsilcisi Nasir Ahmed Faik tarafından, diğeri ise İslam Emirliği yönetiminin Dışişleri Bakanlığı tarafından gönderilmişti.
Ancak BM Genel Kurulu, Yetki Belgeleri Komitesi'nin tavsiyesi doğrultusunda Afganistan ve Myanmar'a ilişkin temsilcilik kararını bir yıl ertelemiş, böylece Afganistan'ın BM'deki koltuğu Nasir Ahmed Faik tarafından kullanılmaya devam etmişti.
İslam Emirliği kararı "haksızlık" olarak nitelendirmişti
İslam Emirliği yönetimi, o dönemde temsilcilik başvurusunun kabul edilmemesini Afganistan'a karşı "haksızlık" olarak değerlendirmişti.
Afganistan İslam Emirliği Sözcüsü Zebihullah Mücahid, BBC'ye yaptığı açıklamada, Birleşmiş Milletler'in tarafsız kararlar alan bir kurum olmadığını savunarak, örgütün diğer ülkelerin baskısı altında hareket ettiğini kaydetmişti.
İslam Emirliği yönetimi, BM Daimi Temsilciliği görevine Katar Büyükelçisi Süheyl Şahin'i aday göstermişti. Şahin, ABD ile yürütülen Doha görüşmelerinde Taliban müzakere heyetinde yer almış ve Batılı diplomatlarla temasları yürüten isimlerden biri olmuştu.
İslam Emirliği'ni yalnızca Rusya tanıdı
15 Ağustos'ta Taliban'ın Afganistan'da yeniden iktidara gelişinin beşinci yılı dolacak.
Bu süre içinde Taliban yönetimini resmen tanıyan tek ülke Rusya oldu. Taliban ile ilişkilerini geliştiren diğer ülkeler ise resmi tanıma için "insan hakları" alanında, özellikle "kadınların eğitim ve çalışma haklarına ilişkin ilerleme" sağlanmasını temel şartlardan biri olarak öne sürmeye devam ediyor.
Kaynak: Mepa News