Allah azze ve celle Bakara Suresi'nin 11-13'üncü ayetlerinde şöyle buyuruyor:
"Onlara 'Yeryüzünde fesat çıkarmayın' denildiği zaman 'Biz ancak ıslah edicileriz' derler. İyi bilin ki onlar müfsidlerin ta kendileridir lakin bunun şuurunda değillerdir. Onlara 'İnsanların iman ettiği gibi siz de iman edin' denildiği vakit 'Biz o sefihlerin iman ettiği gibi mi iman edelim?' derler. İyi bilin ki sefihler ancak kendileridir, fakat bunu bilmezler."
Ve aynı surenin 205'inci ayetinde ise şöyle buyuruyor:
"O dönüp gidince (ya da iş başına geçince) yeryüzünde fesat çıkarmaya, ekin ve nesli yok etmeye çalışır. Allah ise fesadı sevmez."
Allah azze ve celle'nin kitabı, yaratılışından bugüne dek insanın sahip olduğu zihin yapısını ve dünyanın içerisinde bulunduğu seyri anlamak için mükemmel örnekler sunmaktadır. Geçmişin kafirleri ve bugünün kafirleri, geçmişin tağutları ve bugünün tağutları, geçmişin müfsidleri ve bugünün müfsidleri birebir aynı zihin yapısına sahiptir. Tıpkı "bana bir kule yapın da Musa'nın ilahını göreyim" diyen Firavun ile "kozmonot Gagarin uzaya gitti ama orada Tanrı'yı göremedi" diyen Sovyet tağutu Kruşçev'in benzerliği gibi. Görülüğü üzere, küfrün ve kafirlerin mantalitesi, binlerce sene geçmiş olmasına rağmen aynıdır.
***
Bugünlerde dünya gündeminde iki farklı yerden iki farklı haber dikkatleri üzerine çekti.
Bunların ilki Afganistan İslam Emirliği'nin yürürlüğe koyduğu yeni ceza kanunuydu. Küresel basın ve ülkemizdeki küçük kardeşleri, Afganistan'ı eleştirme bahanesiyle İslam şeriatını hedef aldılar. Kanunda yer bile almayan türlü iftiralarla Müslümanlara saldırmaya çalıştılar. Afganistan'da köleliğin geri geldiğini, şiddetin meşrulaştırıldığını ve buna benzer türlü yalanları öne sürdüler. Halbuki yürürlüğe sokulan kanun, yüzlerce yıl bu topraklar da dahil olmak üzere geniş İslam topraklarının kendisiyle yönetildiği İslam fıkhından başka bir şey değildi.
İslam şeriatının bu düzenlemelerini hedef alan söz konusu kimselere sorsak, iman etmelerini ve bu hukuka tabi olmalarını istesek ne derlerdi? Muhtemelen, yazının girişinde alıntıladığımız ayetlerdeki gibi "Biz o sefihlerin iman ettiği gibi mi iman edelim?" derlerdi. Müslümanları değersiz, önemsiz ve aşağı görürlerdi. Halbuki bu kendi değersizliklerini, önemsizliklerini ve aşağılıklarını gösteriyor.
Allah azze ve celle, bu olayla aynı dönemde, kız çocuklarını küresel zengin baronlara pazarlayan Yahudi bir pedofili çetesi lideri olan Jeffrey Epstein'a dair belgelerin kamuoyuyla paylaşılmasını murad etti. Bu tevafuk, ibret alan akıl sahipleri için çok büyük şeyler anlatıyor. Bu belgeler aslında şeriatla hükmeden mü'minleri "sefih" olarak gören kafirlere ve münafıklara, asıl sefihlerin kimler olduğunu doğrudan gösterdi. Kendilerinin taparcasına peşinden gittikleri küresel kapitalist, demokratik, liberal sistemin önderlerinin bir grup pedofili sapık olduğunu meydana çıkardı. Taptıkları bu küresel küfür düzeninin insan kanı içen bir canavar düzeni olduğunu anlattı. Elbette görmek isteyenlere...
Bu belgelerde neler vardı?
Siyasetçilerden medyacılara ve zengin patronlardan diğer liderlere kadar, küresel düzeni idare eden kişilerin, kız çocuklarına tecavüz eden bir şebeke kurmuş olması vardı.
Bu çocukların küresel çapta pazarlanması vardı.
Bu sefih kimselerin küresel düzene dair planlamaları vardı.
Birbiriyle alakasız görülen kişilerin aslında kirli ilişkilerle bağlanmış oldukları vardı.
Kendilerine "ıslah edici" diyen bu kimselerin aslında müfsidlerin ta kendileri olduğu vardı.
Ve de dünya genelinde İslam'a karşı nasıl tuzaklar kurmaya çalıştıkları, "radikal İslam'ı engelleme" adı altında Müslümanlara karşı planlar kurmaları vardı.
İslam şeriatına saldıran bu kimselerin asıl kaygısının, şeriat düzeninin kendi küfür düzenlerini paramparça etmesi halinde bu sapkın şebekelerini boşa çıkarması olduğu net bir şekilde görülmüş oldu. Bu böyledir. Kafirler İslam'ı istemezler, onu karalarlar, ona saldırırlar, zira İslam'ın hükmü iktidar olduğunda kendi çıkarları paramparça olur. Allah azze ve celle'nin buyurduğu gibi:
"Hayır, biz hakkı batılın üzerine fırlatırız da onu paramparça eder. Bir de bakarsın ki batıl yok olup gitmiştir." (Enbiya Suresi, 18'inci ayet)
Yeryüzü bugün, İslam öncesi cahiliye döneminde muhtaç olduğundan daha hararetli bir şekilde İslam'a muhtaçtır. Epstein şebekesi gibi küfür şebekeleri, olanca güçleriyle İslam'ı engellemeye çalışmaktadır. Bunların elinde siyasi, askeri, iktisadi, medyatik, kültürel ve eğitimsel güçler bulunmaktadır. Bunlar, kendi saltanatlarının ayakta kalması için 8 milyar insanı köleleştirmektedir. Yazık ki 8 milyar insan da medya ve eğitim kurumları eliyle zehirlendiği için bu şebekelerin çıkarlarına hizmet etmekte, İslam şeriatını ise kötü bir şey olarak görmektedir. Halbuki kendilerini koruyacak olan, genç kızlarını ve çocuklarını sapkınların eline düşmekten kurtaracak olan bizatihi İslam şeriatıdır.
Önümüzde iki büyük örnek duruyor:
- Bir yanda yeryüzünü küfürle yöneten sapkın kimseler. Epstein meselesi bu kimselerin iğrenç yüzünün ortaya çıktığı ilk olay değildir. Ancak bu kimseler, medyanın ve eğitim kurumlarının sihirbazlığı sebebiyle kamuoyu tarafından muteber liderler, iş adamları, kanaat önderleri, bilim adamları olarak tanınmaktadır.
- Diğer yanda ise yeryüzünü İslam şeriatıyla yöneten, Allah azze ve celle'nin kendilerini hidayete erdirdiği kimseler. Ancak bu kimseler, yine medyanın ve eğitim kurumlarının sihirbazlığı sebebiyle "terörist, çağ dışı ve kaba" olarak lanse edilmektedir.
Afganistan İslam Emirliği'ni tesis eden Taliban hareketinin 1994 yılında kurulduğu zaman düzenlediği ilk operasyon, küçük kız çocuklarını kaçıran bir savaş ağasını öldürüp bu çocukları kurtarmak olmuştur. Epstein şebekesinin küçük kız çocuklarına ne yaptığı ise malumdur. Bugün de aynı şekilde ülkede sapkınlar, insanları kaçıranlar, madden veya manen istismar etmeye çalışanlar şeriatın büyük kararlılığıyla imha edilmektedir. Herkesin "örnek aldığı" ve "yaşama hayali kurduğu" ABD'de ise pedofil sapkınlar sırf güç sahibi oldukları için istedikleri her şeyi yapabilmektedir. İşte birilerinin tapındığı demokrasi!
"Artık ey basiret sahipleri, ibret alın!" (Haşr Suresi, 2'nci ayet)
Kafirler ve sapkınlar ne yaparlarsa yapsınlar, nihayetinde geçmişteki tağut dostlarının başına gelen onların ve yardakçılarının da başına gelecektir. Kafirler ve münafıklar hoşlanmasalar da...
Bu değerlendirmede yer alan ifadeler yazarın kendi görüşleridir ve Mepa News'in editöryel politikasını yansıtmayabilir.