Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın İran, İsrail veya başka bir ülkeye karşı kurulmuş bir ittifak olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Erdoğan, "Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı İran'a, İsrail'e veya herhangi bir üçüncü ülkeye karşı kurulmuş bir ittifak olarak değerlendirmek doğru olmaz. Bu anlaşma daha güvenli, barışçıl ve müreffeh bir geleceğin inşası için üstlendiğimiz müşterek sorumluluğun bir ifadesidir." ifadelerini paylaştı.
ABD merkezli Newsweek dergisine röportaj veren Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın bölgesel güvenlik açısından taşıdığı öneme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, anlaşmanın daha güvenli, barışçıl ve müreffeh bir geleceğin inşası için ortak sorumluluğun ifadesi olduğunu belirtti.
"Her olaya otomatik askeri senaryo yazmak doğru olmaz"
Erdoğan, anlaşmanın Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesinde düzenlenen meşru müdafaa hakkına dayandığını belirterek, üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yapılmış sayılacağını ifade etti.
Olası bir saldırı karşısında verilecek karşılığın niteliğinin ise saldırıya uğrayan ülkenin çağrısı ve ihtiyaçları doğrultusunda belirleneceğini kaydeden Erdoğan, desteğin istihbarat, lojistik veya mühimmatla sınırlı kalabileceği gibi tehdidin boyutuna göre daha ileri askeri desteğin de gündeme gelebileceğini söyledi.
Erdoğan, söz konusu desteğin nasıl uygulanacağına ilgili siyasi ve askeri mekanizmaların karar vereceğini belirterek, "Irak'ta, Yemen'de veya başka bir yerde meydana gelebilecek her hadiseye bugünden otomatik bir askeri senaryo yazmak doğru olmaz" dedi.
Anlaşma 7 Ağustos'ta Mekke'de Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından imzalanmıştı. Üç ülke 31 Ağustos'ta İstanbul'da yapılan ilk Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi toplantısında anlaşmanın kurumsallaştırılması yönünde adımlar atılması konusunda mutabık kalmıştı.
"Türkiye-ABD ilişkileri üçüncü ülkeler üzerinden tanımlanamaz"
Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile doğrudan ve açık bir iletişim kanalı bulunduğunu belirterek, bunun Türkiye-ABD ilişkileri açısından önemli bir imkan olduğunu söyledi.
Türkiye ile ABD arasında savunma sanayisi, ticaret ve bölgesel güvenlik alanlarında uzun yıllara dayanan işbirliği bulunduğunu ifade eden Erdoğan, İran ile ABD arasındaki gelişmeler konusunda Trump'la diyaloğun sürdüğünü belirtti.
Erdoğan, Türkiye'nin egemen bir devlet olarak komşularıyla ilişkilerini, müttefiklik yükümlülüklerini, bölgesel sorumluluklarını ve milli menfaatlerini gözeterek hareket edeceğini söyledi.
İsrail'in ABD yönetimi üzerindeki etkisine ilişkin soruyu da yanıtlayan Erdoğan, Türkiye-ABD ilişkilerini üçüncü bir ülke üzerinden tanımlamadığını belirterek, Washington'la yaşanan meselelerin doğrudan ABD yönetimiyle ele alındığını ifade etti.
"Türkiye dış politikasını savaş senaryoları üzerinden kurmaz"
Erdoğan, İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırıları ve İsrail-Yunanistan savunma işbirliğinin Türkiye-İsrail arasındaki gerilimi artırıp artırmadığına ilişkin soruya, Türkiye'nin dış politikasını "kaçınılmaz savaş senaryoları" üzerinden oluşturmadığını söyleyerek yanıt verdi.
İsrail'de Türkiye'yi "yeni bir tehdit kaynağı" olarak sunmaya yönelik söylemin yanlış olduğunu savunan Erdoğan, Türkiye'nin İsrail halkıyla veya başka bir toplumla husumeti bulunmadığını, itirazlarının uluslararası hukuka aykırı gördüğü politikalara yönelik olduğunu söyledi.
"PKK'nın feshi önemli bir eşik"
Erdoğan, PKK'nın fesih ve silah bırakma yönünde aldığı kararları Türkiye'nin milli güvenliği açısından önemli bir eşik olarak nitelendirirken, sürecin sahada eksiksiz uygulanmasının önemine dikkat çekti.
Örgütün tüm unsurlarıyla silah bırakması ve illegal yapının tasfiye edilmesinin devlet kurumlarınca tespit ve teyit edilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, Suriye'deki silahlı unsurların da merkezi devlet yapısı altında bütünleşmesi gerektiğini söyledi.
Erdoğan ayrıca İran'daki gelişmeler sırasında PKK/PJAK'ın ortaya çıkan şartlardan yararlanma girişimlerinin takip edildiğini belirterek, İran'ın iç meselelerinin dış müdahalelerden uzak biçimde İran halkı tarafından çözülmesi gerektiğini ifade etti.
"Türkiye Ukrayna'da yeniden müzakere masasına katkı sunmaya hazır"
Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, savaşın daha geniş bir coğrafyaya yayılma riskinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
Türkiye'nin taraflarla temasını sürdürdüğünü belirten Erdoğan, İstanbul görüşmeleri, Karadeniz Tahıl Girişimi ve esir takaslarını Türkiye'nin iki tarafla da iletişim kurabilmesinin somut sonuçları arasında gösterdi.
Erdoğan, Karadeniz'de ticari deniz taşımacılığının güvenliğinin sağlanması gerektiğini belirterek, siyasi iradenin ortaya çıkması halinde Türkiye'nin yeniden müzakere masasının kurulmasına ve barış sürecine katkı sunmaya hazır olduğunu ifade etti.
"Türkiye'ye Batı mı, Doğu mu tercihi dayatılmasını doğru bulmuyoruz"
Erdoğan, Türkiye'nin dış politikasının yalnızca Batı veya Doğu ekseninde değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
NATO'daki konumun yanı sıra Türk Devletleri Teşkilatı, İslam İşbirliği Teşkilatı, Şanghay İşbirliği Örgütü, G20 ve D-8 gibi platformlarda Türkiye'nin ilişkilerini geliştirdiğini belirten Erdoğan, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı da bölgesel sahiplenme anlayışı kapsamında yürütülen yeni işbirliği mekanizmalarından biri olarak tanımladı.
Üç ülke, Mekke Anlaşması kapsamında savunma sanayisi işbirliği, ortak teknoloji geliştirme ve ortak üretim yoluyla askeri kabiliyetlerin uyumunu artırmayı planlıyor. Anlaşmanın çalışmalarını desteklemek üzere Suudi Arabistan'da bir sekretarya kurulması da kararlaştırılmış durumda.
Kaynak: Mepa News