Eş Şebab Afrika Birliği'ni nasıl mağlup etti?

Mohamed Gabobe

ABD'nin Afrika Birliği Misyonu, temmuz ayında Birleşmiş Milletler Somali Destek Ofisi'ne (UNSOS) verdiği desteği keseceğini açıkladı. Bu birim, Somali'deki Afrika Birliği barış gücü misyonuna lojistik destek, gıda, yakıt ve tıbbi malzeme sağlıyordu.

31 Aralık'ta yürürlüğe girecek kesinti, Afrika Birliği Destek ve İstikrar Misyonu (AUSSOM) olarak bilinen barış gücü operasyonuna ABD desteğinin sona ermesi anlamına geliyor. Savaşın ve devlet çöküşünün hüküm sürdüğü Afrika Boynuzu ülkesinde yirmi yıldır süren askeri müdahalenin büyük bölümünü ABD hükümeti finanse etti. Buna rağmen El Kaide bağlantılı İslamcı grup Eş Şebab bugün hiç olmadığı kadar güçlü.

Foreign Policy'ye konuşan analistlere göre Trump yönetiminin UNSOS ve Afrika Birliği barış gücü misyonuna desteği kesme kararı, kısmen bu tartışmalı sonucun ürünü.

Eski Somalili diplomat ve siyasi analist Abukar Arman e-postasında, "Son yirmi yılın 'kurtarıcı' diline rağmen uluslararası toplum ne Eş Şebab'ı yenmek için bir strateji geliştirdi ne de herhangi bir şeyi koordineli biçimde uyguladı" diye yazdı.

Mart 2007'de Uganda'dan Afrika Birliği (AfB) barış gücü askerleri, silahlı İslamcı isyancılarla, özellikle de Eş Şebab'la mücadele eden kırılgan geçiş hükümetini desteklemek üzere Somali'nin başkenti Mogadişu'ya konuşlandırıldı.

Takip eden yıllarda AfB barış gücü, Eş Şebab'ı Mogadişu da dahil olmak üzere güney ve orta Somali'deki büyük şehirlerden ve kentsel merkezlerden çıkarmayı başardı. Ancak bu başarılara rağmen örgüt, güney ve orta Somali'nin kırsal kesimlerinin büyük bölümünde hala hakim durumda. Bu bölgelerde Eş Şebab, bir gerilla hareketinden adeta gölge devlete dönüşmüş vaziyette.

ABD Kongresinin temmuz ayında yayımladığı yakın tarihli bir araştırmaya göre Washington, 2007'den bu yana Somali'de birbiri ardına gelen Afrika Birliği barış gücü misyonlarını ayakta tutmak için yaklaşık 3.6 milyar dolar sağladı. Bunun yaklaşık 2 milyar doları BM destek ofisleri üzerinden, yaklaşık 1.6 milyar doları ise Somali'ye asker gönderen Afrika ülkelerine ikili yardım olarak aktarıldı.

Ancak Danimarka Uluslararası Çalışmalar Enstitüsünde kıdemli araştırmacı Jethro Norman'a göre, "Uluslararası toplum bir misyonu ayakta tutmaya odaklanırken Eş Şebab bir devlet inşa etmeye odaklandı."

Eş Şebab, kontrol ettiği bölgelerde kendi mahkemeleri ve vergi sistemi bulunan paralel bir yönetim kurdu. Norman'a göre örgüt bu sistem üzerinden yılda 100 ila 150 milyon dolar arasında gelir elde edebiliyor. Somali hükümetinin toplam vergi geliri ise 250 milyon doların biraz üzerinde ve bunun büyük kısmı Mogadişu limanındaki gümrük gelirleri ile bağışçı transferlerinden oluşuyor.

Norman, "Kendi kendini finanse eden bir isyan hareketi ile bunu yapamayan bir hükümet var" dedi.

Eş Şebab elde ettiği gelirle sivillere hizmet sunmaya öncelik verdi. Bunun sonuçlarından biri, örgütün yönettiği bölgelerde uyuşturucu ve suçun neredeyse tamamen ortadan kaldırılması oldu.

Grubun kuruluşundan bu yana liderleri, Somali'nin çoğu zaman karmaşık kabile yapısı içinde hareket ederken tabanda meşruiyet kazanmanın önemini de anladı. Özellikle kırsal bölgelerde yerel topluluklardan destek topladılar. Buna karşılık Transparency International'a göre Somali hükümeti 2006'dan bu yana dünyanın en yolsuz hükümetleri arasında yer alıyor. Mogadişu gibi hükümet kontrolündeki bölgelerde bile siviller Eş Şebab'ın işlettiği şeriat mahkemelerine başvuruyor.

Norman'a göre Somali siyasi sınıfının birçok üyesi için Eş Şebab'ı yenmek açık biçimde kendi çıkarlarına hizmet etmiyordu. Bölgesel liderlerin harekata verdiği destek, "en güçlü olduğu dönemde bile yüzeyseldi". Çünkü hükümetin Eş Şebab'a karşı kazanacağı bir zaferin, kendilerini görevden almak için gerekli meşruiyeti sağlayabileceğinden endişe ediyorlardı.

Somali topraklarında yabancı güçlerin varlığı tarih boyunca tartışmalı oldu. Afrika Birliği'nin konuşlandırılmasından önce, Aralık 2006'da Etiyopya'nın askeri müdahalesi yaşandı. Binlerce Etiyopya askeri Somali'yi işgal etti ve zamanla ABD insansız hava araçlarının koruması altında faaliyet gösterdi. George W. Bush yönetiminin hedefi, Somali'de iktidarı ele geçiren ve 11 Eylül sonrası dönemde siyasi İslam'ın Afrika kıtasında ilk kez güçlü bir zemin kazanmasını temsil eden şeriat mahkemeleri koalisyonu İslami Mahkemeler Birliği'ni devirmekti.

Mevcut Afrika Birliği barış gücü ile ondan önce Eş Şebab'a karşı görev yapan iki misyonun mensupları yargısız infazlar, zorla kaybetmeler, sivil katliamları ve hatta tecavüzün savaş silahı olarak kullanılması dahil olmak üzere yaygın insan hakları ihlalleri ve vahşet suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı.

Bu suçlamalar onlarca yıla yayılıyor ve herhangi bir adalet ya da hesap verilebilirlik sağlanmaması nedeniyle kamuoyu Afrika Birliği barış gücüne karşı dönmüş durumda. Somali hükümeti de bu ihlallere göz yummakla suçlanıyor.

Bunun tipik örneklerinden biri 2024'teki Bulo-Mareer cinayetleriydi. Ugandalı Afrika Birliği barış gücü askerleri, tarım kasabası Bulo-Mareer'de iki yerel çiftçinin başını vahşice kesti. Ölümler kentte protestolara yol açtı ve bölge sakinleri AfB askerlerinin çekilmesi çağrısında bulundu. Eş Şebab ise saldırıyı kınayan bir açıklama yayımlayarak öldürülen siviller için misilleme ve intikam sözü verdi. Federal hükümet ise iki yıl geçmesine rağmen olayla ilgili hala bir açıklama yapmadı.

Bu arada Eş Şebab, birçok Somalili tarafından ülkeyi yabancı boyunduruğuna ve işgaline karşı savunan bir güç olarak görülüyor ve sömürge döneminden bu yana süregelen dini temelli silahlı direnişin milli geleneğini devam ettiriyor. Örgüt, genç erkekleri silahlanmaya ve isyana katılmaya teşvik etmek için bu tarihi kullanıyor.

Ancak Eş Şebab yalnızca 19. yüzyıla ait nostaljiden değil, daha yakın dönemin "küresel teröre karşı savaş" hafızasından da yararlanıyor.

Norman, "Aralık 2006'dan önce Eş Şebab, İslami Mahkemeler Birliği'nin küçük ve radikal bir unsuruydu" dedi. Ardından ABD'nin diplomatik ve istihbarat desteğiyle Etiyopya müdahalesi geldi ve bunu Amerikan hava saldırıları izledi. "Eş Şebab kendisini direniş olarak sunarak büyüdü ve örgüte katılan birçok kişinin, El Kaide'nin daha geniş ideolojik projesine bağlılıktan ziyade Etiyopya'nın uygulamalarından etkilenmiş olduğu görülüyor" dedi.

Bir diğer yakıcı mesele ise Eş Şebab'ın 2022-2023 yıllarında Somali ordusunun yürüttüğü harekatta kaybettiği toprakların neredeyse tamamını yeniden ele geçirmiş olması. Örgüt 2025'teki karşı taarruzunda Mogadişu'nun 45 kilometre yakınına kadar geldi. Yıldırım harekatını andıran ilerleyiş, Mogadişu'nun başlıca müttefiklerinden Türkiye'yi Somali'ye, aralarında insansız hava aracı operatörlerinin de bulunduğu 500 ek asker göndermeye zorladı. Eş Şebab'ın daha sonra bu bölgeleri yeniden ele geçirmesi, yirmi yıllık çatışma ve art arda müdahalelere rağmen örgütün hala belirleyici bir aktör ve güçlü bir tehdit olduğunu gösteriyor.

ABD'nin Somali'deki Afrika Birliği barış gücü misyonuna desteğini sonlandıracağını açıklamasının ardından birlikler çekilme sürecine başladı.

Somali'nin Bay bölgesinde bulunan Burhakaba, askerlerin çekildiği ilk kent oldu. Kent 2014'ten bu yana Eş Şebab tarafından çevrelenmiş ve izole edilmiş durumda. Trump yönetiminin 31 Aralık'taki son tarihinden önce çok daha fazla kentin benzer bir çekilme sürecinden geçmesi bekleniyor.

Belirsizliği artıran bir diğer unsur ise ABD'nin bıraktığı boşluğu doldurabilecek tek bir ülkenin bulunmaması. Türkiye yalnızca hava desteği sağlayabiliyor ve Afrika Birliği barış gücünün yerini alacak kapasiteye sahip değil. Siyasi analist Arman'a göre Eş Şebab, son yabancı asker Somali topraklarından ayrılana kadar sabırla bekleyecek.

Somali'deki Afrika Birliği barış gücüne halen asker sağlayan ülkelerin yakın zamanda düzenlediği zirvede bazı hükümetlerin görev süresinin 18 ila 24 ay uzatılmasını talep etmesi de, AfB askerleri çekildiğinde Somali güçlerinin ülkenin güvenliğini devralmaya hazır olup olmayacağı konusunda ciddi belirsizlik bulunduğunu gösteriyor.

Arman, "Eş Şebab'ın iyi yaptığı tek şey, ortaya çıkan boşlukları doldurmaktır" ifadelerini kullandı.


Foreign Policy'de yayınlanan bu değerlendirme Mepa News okurları için Türkçeleştirilmiştir. Değerlendirmede yer alan ifadeler yazarın kendi görüşleridir ve Mepa News'in editöryel politikasını yansıtmayabilir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.