Eş Şebab, Türkiye'nin Somali'deki faaliyetlerini nasıl görüyor?

Somali'deki Eş Şebab, Türkiye'nin askeri ve siyasi faaliyetlerini dış müdahale olarak görüyor. Eş Şebab'ın açıklamaları ve geçmiş saldırıları, Ankara'ya yönelik tutumunun temel gerekçelerini ortaya koyuyor.

Fotoğraf: Eş Şebab Sözcüsü Ali Muhammed Rage

Somali'de yaklaşık 20 yıldır silahlı mücadele yürüten El Kaide bağlantılı Eş Şebab, Türkiye'nin ülkedeki askeri, siyasi ve ekonomik faaliyetlerini hedef alan açıklamalar yapıyor.

Ankara'nın Mogadişu yönetimine verdiği desteği "dış müdahale" olarak nitelendiren Eş Şebab, geçmişte Türk diplomatik temsilciliğine, askeri eğitim tesislerine ve Türk şirketlere yönelik saldırılar düzenledi.

Türkiye'nin Somali'deki askeri varlığının genişlemesi ve Somali ordusuna sağladığı desteğin artması, El Kaide bağlantılı Eş Şebab ile Ankara arasındaki karşıtlığı daha belirgin hale getiriyor.

Eş Şebab'ın geçmiş açıklamaları ve üstlendiği saldırılar, Türkiye'yi yalnızca Mogadişu yönetiminin diplomatik ortaklarından biri olarak değil, kendisine karşı yürütülen askeri operasyonların önemli destekçilerinden biri olarak gördüğünü ortaya koyuyor.

Özellikle Türk askeri personelinin Somali ordusuna eğitim vermesi, Türk yapımı silahlı insansız hava araçlarının kullanılması ve son dönemde Türk savaş uçaklarının operasyonlara katılması, Eş Şebab'ın Türkiye'ye yönelik söyleminde öne çıkan başlıklar arasında bulunuyor.

Türkiye'yi Mogadişu yönetiminin destekçisi olarak görüyor

Eş Şebab'ın Türkiye'ye yönelik karşıtlığının temelinde, Ankara'nın Mogadişu merkezli Somali Federal Hükümeti'ne verdiği destek bulunuyor.

Somali hükümetini meşru kabul etmeyen ve ülkede kendi yönetimini kurmayı amaçlayan örgüt, Türkiye'nin askeri eğitim ve güvenlik yardımlarını hükümetin ayakta kalmasını sağlayan dış desteklerden biri olarak değerlendiriyor.

Bu yaklaşım, Türkiye'nin Somali'deki faaliyetlerinin henüz ağırlıklı olarak insani yardım ve kalkınma projelerinden oluştuğu dönemde de örgütün açıklamalarına yansımıştı.

27 Temmuz 2013'te Türkiye'nin Mogadişu'daki diplomatik temsilciliğine yönelik bombalı saldıyı üstlenen Eş Şebab, Ankara'yı Somali'nin iç işlerine müdahale etmekle ve Mogadişu yönetimini desteklemekle suçlamıştı.

Saldırıda diplomatik temsilciliğin güvenliğinden sorumlu bir Türk özel harekat polisi hayatını kaybetmiş, üç Türk polisi yaralanmıştı.

Dönemin Türkiye'nin Somali Büyükelçisi Cemalettin Kani Torun, saldırının Türkiye'yi ülkeden uzaklaştırmaya yönelik bir uyarı niteliği taşıdığını belirtmiş, ancak Ankara'nın Somali'deki projelerini sürdüreceğini açıklamıştı.

Askeri eğitim faaliyetleri Eş Şebab'ın hedefinde

Türkiye'nin Somali'deki faaliyetlerinin askeri boyutu, 2017 yılında Mogadişu'da TURKSOM askeri eğitim tesisinin açılmasıyla önemli ölçüde genişledi.

Tesiste Somali ordusuna bağlı binlerce asker ve subay eğitim aldı. Bunlar arasında Eş Şebab'a karşı operasyonlarda görev yapan Gorgor birlikleri de bulunuyor.

Eş Şebab, Türk eğitimi alan birlikleri doğrudan hedef aldığını açıklayan saldırılar düzenledi.

Haziran 2020'de TURKSOM yakınlarında bombalı bir saldırı düzenlendi ve saldırının sorumluluğunu Eş Şebab üstlendi. Eş Şebab saldırıyla ilgili açıklamasında Türkiye'nin Somali'deki varlığını yabancı müdahale olarak nitelendirdi.

Ocak 2022'de de Mogadişu'daki Türk askeri eğitim tesisinin yakınlarında düzenlenen bombalı saldırıda ise en az 4 kişi öldü, yaklaşık 14 kişi yaralandı.

Jamestown Foundation tarafından yayınlanan araştırmaya göre Eş Şebab, saldırıya ilişkin açıklamasında Türkiye tarafından eğitilen Somali özel kuvvetlerini hedef aldığını belirtti ve Türkiye'ye birden fazla kez atıfta bulundu.

Bu saldırılar, Eş Şebab'ın Türk askeri varlığına yönelik tutumunun yalnızca açıklamalarla sınırlı kalmadığını gösteriyor.

Türkiye-Somali savunma anlaşmasına karşı çıktı

Eş Şebab'ın Türkiye'ye yönelik yaklaşımı, Şubat 2024'te Ankara ile Mogadişu arasında imzalanan savunma ve ekonomik iş birliği anlaşmasının ardından daha açık biçimde ortaya çıktı.

Somali'nin deniz güvenliğinin güçlendirilmesini, donanmasının eğitilmesini ve ülkenin kıyılarının korunmasını öngören anlaşma, örgüt tarafından reddedildi.

Eş Şebab, anlaşmayı hukuka aykırı olarak nitelendirdi ve Türkiye'yi bölgede hâkimiyet kurmaya çalışmakla suçladı.

Örgüt açıklamasında, anlaşmanın Türkiye'nin bölgedeki hegemonya arayışının yeni bir örneği olduğunu ileri sürdü.

Bu açıklama, Eş Şebab'ın Ankara'nın Somali'deki rolüne yönelik itirazlarının yalnızca askeri operasyonlarla sınırlı olmadığını, Türkiye ile Somali hükümeti arasında kurulan uzun vadeli güvenlik ortaklığını da kapsadığını ortaya koydu.

Türkiye ve Somali hükümetleri ise anlaşmanın Somali'nin egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve güvenlik kapasitesini güçlendirmeyi amaçladığını savunuyor.

Son gelişmelerde Türk savaş uçakları öne çıkıyor

Türkiye'nin Somali'deki askeri rolü, 2026 yılında savaş uçaklarının da kullanıldığı operasyonlarla yeni bir aşamaya ulaştı.

Somali Savunma Bakanlığı, 30 Haziran'da ülkenin güneyindeki Aşağı Şabel bölgesinde bulunan Goday çevresinde Eş Şebab hedeflerine yönelik hava saldırıları düzenlendiğini duyurdu.

Bakanlığın ilk açıklamasında operasyonun Türk F-16 savaş uçaklarıyla gerçekleştirildiği ve yaklaşık 35 Eş Şebab savaşçısının öldürüldüğü belirtildi.

Ancak daha sonra yayınlanan açıklamada Türkiye'ye doğrudan atıf kaldırılarak operasyonun uluslararası ortakların desteğiyle gerçekleştirildiği ifade edildi.

Al-Monitor'un aktardığı bu değişiklik, Türkiye'nin Somali'deki doğrudan muharip rolünün kamuoyuna nasıl duyurulduğuna ilişkin tartışmalara yol açtı.

Eş Şebab ise 26 Ekim 2026'da Leego yakınlarında Somali hükümet güçlerine yönelik düzenlediği saldırıya ilişkin açıklamasında Türkiye'ye doğrudan atıfta bulundu.

Eş Şebab'ın açıklamalarını takip eden SITE Intelligence Group'un aktardığına göre Eş Şebab, Türk eğitimi almış Somali birlikleri ile müttefik milisleri hedef aldığını ve bu birliklerin Türk savaş uçakları tarafından desteklendiğini ileri sürdü.

Eş Şebab saldırıda 321 asker ve milisi öldürdüğünü iddia etti.

Somali hükümeti ise aynı bölgedeki çatışmalarda yaklaşık 75 Eş Şebab savaşçısının öldürüldüğünü açıklarken kendi kayıplarına ilişkin kesin bir bilanço paylaşmadı.

Bu açıklamalar, Türk eğitimi alan Somali birliklerinin ve Türk hava desteğinin Eş Şebab'ın askeri söyleminde doğrudan yer bulduğunu gösteriyor.

Türkiye'nin enerji faaliyetleri de genişliyor

Türkiye'nin Somali'deki faaliyetleri son yıllarda petrol ve doğal gaz arama çalışmalarını da kapsayacak şekilde genişledi.

İki ülke arasında Mart 2024'te imzalanan enerji iş birliği anlaşmasıyla Somali'nin kara ve deniz sahalarındaki hidrokarbon kaynaklarının araştırılması ve geliştirilmesi konusunda ortak çalışmalar yürütülmesi kararlaştırıldı.

Türkiye ayrıca Somali'nin deniz güvenliğinin sağlanması ve deniz kuvvetlerinin geliştirilmesi alanında daha geniş sorumluluklar üstlendi.

Bu gelişmeler, Ankara'nın Somali'deki varlığını askeri eğitim ve insani yardımın ötesine taşıyarak uzun vadeli bir güvenlik ve ekonomik ortaklığa dönüştürüyor.

Eş Şebab'ın 2024 savunma anlaşmasına yönelik açıklamalarında Türkiye'yi bölgesel hâkimiyet arayışıyla suçlaması, örgütün bu genişleyen ilişkilere karşı tutumunu ortaya koyuyor.

Bununla birlikte, Eş Şebab'ın Türkiye'nin petrol ve doğal gaz projelerine yönelik güncel ve doğrudan bir saldırı kararı aldığına ilişkin doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor.

Ankara'nın Somali'deki varlığı Eş Şebab için ne anlama geliyor?

Eş Şebab'ın Türkiye'ye yönelik yaklaşımında üç temel unsur öne çıkıyor.

Bunlardan ilki, Ankara'nın Mogadişu yönetimine sağladığı askeri ve siyasi destek. Eş Şebab, bu desteği hükümetin askeri kapasitesini güçlendiren ve kendi hedeflerini zorlaştıran bir müdahale olarak değerlendiriyor.

İkinci unsur, Türk askeri eğitimi ve hava desteğinin Somali ordusunun operasyonel kapasitesini artırması. Eş Şebab'ın Türk eğitimi almış birlikleri özellikle açıklamalarında öne çıkarması, Türkiye'nin Eş Şebab açısından çatışmanın taraflarından biri olarak görüldüğünü gösteriyor.

Üçüncü unsur ise Türkiye'nin Somali'deki uzun vadeli ekonomik ve stratejik varlığı. Eş Şebab, Ankara'nın ülkedeki nüfuzunu genişletmesini dış müdahale ve bölgesel hâkimiyet girişimi olarak nitelendiriyor.

Türkiye ise Somali'deki faaliyetlerini iki ülke arasındaki anlaşmalar çerçevesinde yürüttüğünü, amacının Somali güvenlik kurumlarını güçlendirmek, terörle mücadeleyi desteklemek ve ülkenin ekonomik kalkınmasına katkıda bulunmak olduğunu belirtiyor.

Eş Şebab'ın geçmiş açıklamaları ve saldırıları birlikte değerlendirildiğinde, örgütün Türkiye'ye yönelik karşıtlığının yalnızca ideolojik farklılıklardan değil, Ankara'nın Somali'deki askeri ve siyasi etkisinden de kaynaklandığı görülüyor.

Kaynak: Mepa News

Yorum Yap
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.
Yorumlar (2)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Haberler Haberleri