11 Eylül saldırılarının üzerinden 25 yıl geçerken, ABD'nin "Teröre Karşı Savaş" kapsamında yürüttüğü operasyonların sonuçları yeniden tartışmaya açıldı. Irak'ta görev yapmış ABD'li eski deniz piyadesi ve yorumcu Joslin Joseph, Washington'un 2001'den bu yana yürüttüğü savaşların "terörizmi ortadan kaldırmadığını", aksine ABD'ye trilyonlarca dolara mal olduğunu savunarak, "Bin Ladin kazanmış gibi görünüyor" değerlendirmesinde bulundu.
Joseph, The Hill'de kaleme aldığı yazıda 11 Eylül 2001 saldırıları öncesinde New York'taki Dünya Ticaret Merkezi'ni ziyaret etmeyi planladığını, ancak bir arkadaşıyla yaşadığı tartışma nedeniyle saldırıların gerçekleştiği gün Manhattan'da değil New Jersey'deki Garret Mountain'da bulunduğunu anlattı.
Saldırıların ardından ABD ordusuna katıldığını belirten Joseph, dönemin atmosferinde Usame bin Ladin, El Kaide ve saldırıları meşrulaştıran kişilere karşı yoğun öfke duyduğunu ifade etti. Irak'ta deniz piyadesi olarak görev yaptığını belirten Joseph, başlangıçta Irak işgalinin bir hata olduğunu düşünse de "terörle mücadelenin daha geniş hedeflerini desteklediğini" kaydetti.
Ancak aradan geçen 25 yılın ardından ABD'nin "terörizmi yenemediğini" savunan Joseph, "dünyanın daha güvenli hale gelmediğini" ve Washington'un Afganistan ve Irak başta olmak üzere çok sayıda ülkede yürüttüğü askeri operasyonların ciddi ekonomik ve insani maliyetler oluşturduğunu öne sürdü.
"Bin Ladin ABD'yi yıpratmak istiyordu"
Joseph, Usame bin Ladin'in 2004 yılında yayınladığı bir video mesajında ABD'yi ekonomik olarak yıpratma stratejisinden söz ettiğini hatırlattı.
Bin Ladin'in savaşların ABD ekonomisini "iflas noktasına kadar getirmeyi" amaçladığını söylediğini aktaran Joseph, El Kaide liderinin Vietnam ve Sovyetler Birliği'nin Afganistan işgalinden çıkarılan dersleri ABD'ye karşı uygulamaya çalıştığını savundu.
Joseph'e göre Washington, 2001 sonrası süreçte zayıf görünmemek amacıyla askeri operasyonlarını genişletirken, Afganistan ve Irak'taki savaşların ardından Ortadoğu'nun farklı bölgelerine ve dünyanın başka ülkelerine yayılan yeni çatışmaların içine girdi.
Yazıda, ABD'deki Demokrat ve Cumhuriyetçi yönetimlerin "terörle mücadele" konusunda farklı yöntemler izlese de askeri müdahaleleri sürdürdüğü belirtildi. George W. Bush dönemindeki Irak işgalinin ardından Barack Obama döneminde insansız hava aracı saldırılarının yaygınlaşması ve Afganistan'daki Amerikan askerlerinin tutulması buna örnek gösterildi.
El Kaide'den IŞİD'e uzanan süreç
Joseph, ABD'nin müdahalelerinin bölgede yeni silahlı örgütlerin ortaya çıkmasına da zemin hazırladığını savundu.
IŞİD'in El Kaide'nin Irak kolundan ortaya çıktığını ve örgütün Suriye'deki iç savaştan yararlanarak hızla güç kazandığını belirten Joseph, İran'ın da ABD'nin bölgedeki faaliyetlerini yakından takip ederek Hamas, Hizbullah, Husiler ve Irak'taki Şii silahlı gruplara yönelik desteğini artırdığını ileri sürdü.
Yazıda ayrıca Kenya, Nijerya, Hindistan ve Fransa gibi ülkelerde gerçekleştirilen saldırılara ve farklı ülkelerde faaliyet gösteren silahlı yapılara dikkat çekildi.
"18 trilyon dolar harcandı"
Joseph'in yazısındaki temel argümanlardan biri ise savaşların ABD ekonomisine maliyeti oldu.
ABD'nin ulusal borcunun 2004 yılında yaklaşık 7 trilyon dolar olduğunu belirten Joseph, bugün bu rakamın 40 trilyon dolara ulaştığını ve 11 Eylül sonrası askeri harcamaların yaklaşık 18 trilyon dolara çıktığını savundu.
Joseph ayrıca İç Güvenlik Bakanlığı'na yönelik harcamaların 1,2 trilyon dolara,
borçlanmanın faiz yükünün ise 1,1 trilyon doları bulduğunu belirterek, savaş ekonomisinin ABD bütçesi üzerindeki yüküne dikkat çekti.
Yazıda, ABD'nin gelecekte güvenlik harcamalarını yıllık 1,5 trilyon dolar seviyesine çıkarması gerektiği yönündeki değerlendirmeler de eleştirildi. Joseph, İran'la yaşanan çatışmaların ardından ABD'nin füze stoklarının kritik seviyelere gerilediğine ve savunma sanayisine yapılan yüksek harcamalara rağmen bazı silah sistemlerinin zamanında teslim edilemediğine ilişkin haberleri de hatırlattı.
Joseph, yazısının sonunda "terörle mücadele" olarak isimlendirdiği süreçten tamamen vazgeçilmesi gerektiğini savunmadığını özellikle belirtti.
Ancak ABD'nin 25 yıl boyunca yürüttüğü savaşların ardından kaybedilen hayatların, harcanan trilyonlarca doların ve güvenlik politikaları nedeniyle kısıtlanan özgürlüklerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Joseph, "Washington'un stratejisinin terör örgütlerinin hedefleriyle örtüşen sonuçlar doğurup doğurmadığının sorgulanması gerektiğini" söyledi.
Irak'ta görev yapmış bir savaş gazisi olarak değerlendirmelerde bulunan Joseph, ABD'nin "Teröre Karşı Savaş" politikasını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini savunarak, yazısını "Bu noktada Bin Ladin kazanmış gibi görünüyor" değerlendirmesiyle tamamladı.
Kaynak: Mepa News, The Hill