Fas seçimlerine dair neler biliniyor?

"Fas'ın bir sonraki parlamentosu açısından mesele yalnızca kimin sandalye kazanacağı değil, seçimlerin siyasi sisteme yeniden güven kazandırıp kazandıramayacağı."

Adel Najdi | New Arab | Tercüme: Mepa News

Faslılar, parlamentonun alt kanadı Temsilciler Meclisinin üyelerini belirlemek üzere 23 Eylül'de sandık başına gidecek. Bu, Kral 6. Muhammed'in tahta çıkmasından bu yana düzenlenen altıncı, 2011'de Arap Baharı'nın ardından yapılan anayasa reformlarından bu yana ise dördüncü genel seçim olacak.

Yeni parlamentonun sağlık, eğitim ve istihdam alanlarında süregelen sorunların giderilmesine yardımcı olacağına ilişkin beklentiler yüksek. Seçimler aynı zamanda Fas'ın Batı Sahra'ya yönelik özerklik planını ilerletmekten 2030 Dünya Kupası'na İspanya ve Portekiz'le birlikte ev sahipliği yapmaya hazırlanmaya kadar bir dizi stratejik yükümlülük üstlendiği bir dönemde gerçekleşiyor.

İçeride hükümet, Fas'ın sosyal devlet reformlarını sağlamlaştırma, işsizliği azaltma ve yeni nesil siyasi liderlere alan açma baskısıyla karşı karşıya. Ancak seçimler, özellikle genç Faslılar ile ülkenin siyasi ve mesleki elitlerinin bazı kesimleri arasında siyasi katılımın azaldığı bir ortamda yapılıyor.

Faslı gazeteci ve siyasi analist Rachid Lamsallam, yeni parlamentonun önündeki iki acil sınamaya dikkat çekiyor: Ülkenin siyasi ve ekonomik sorunlarıyla yüzleşebilecek bir yasama organı ortaya çıkarıp çıkaramayacağı ve kurulacak hükümetin gündemindeki büyük ekonomik, kalkınma ve altyapı projelerini hayata geçirip geçiremeyeceği.

Seçimler aynı zamanda Fas'ın siyasi sistemi açısından da bir sınav niteliğinde. Lamsallam'a göre siyasi katılımın yeniden canlandırılması ve siyasi hayata duyulan güveni aşındıran uygulamaların ele alınması gerekiyor. Çok sayıda milletvekilinin yolsuzluk davalarında yargılanmasının da genç seçmenler ve siyasi elitler arasındaki kopuşu daha da derinleştirdiğini söylüyor.

Fas Kuzey Afrika Araştırmalar ve Çalışmalar Merkezi Başkanı Rachid Lazraq'a göre ise daha temel mesele, seçimlere ve temsili kurumlara duyulan güvenin yeniden tesis edilmesi.

Bu da gerçek rekabetin sağlanmasını, siyasi programların niteliğinin yükseltilmesini, para ve kayırmacılığın etkisinin sınırlandırılmasını, idarenin tarafsızlığının korunmasını ve siyasi güçlere geleneksel ve dijital medyaya daha eşit erişim imkanı verilmesini gerektiriyor.

Lazraq ayrıca seçim ihlallerinin kanıtlandığı durumlarda hızlı ve etkili yaptırımlar uygulanması gerektiğini savunuyor.

Dolayısıyla Fas'ın bir sonraki parlamentosu açısından mesele yalnızca kimin sandalye kazanacağı değil, seçimlerin daha iyi temsil ve icraat taleplerinin arttığı bir siyasi sisteme yeniden güven kazandırıp kazandıramayacağı.

Düşen katılım

Yaklaşan seçimlerde katılım oranı da devlet ve siyasi yelpazenin tamamındaki partiler açısından bir başka sınama oluşturuyor.

Düşük katılım, seçmenlerin yalnızca yüzde 37'sinin sandığa gittiği 2007 seçimlerini yeniden hatırlatabilir ve Arap Baharı'ndan bu yana sürdürülen siyasi reform sürecinin üzerine gölge düşürebilir.

Fas Temsilciler Meclisi 395 sandalyeden oluşuyor ve üyeler iki kademeli bir sistem kapsamında nispi temsil yöntemiyle seçiliyor.

Toplam 305 sandalye, her birinde iki ila altı sandalye bulunan 92 çok üyeli yerel seçim çevresinden belirleniyor.

Geriye kalan 90 sandalye ise Fas'ın bölgelerine dağıtılan, üç ila 12 sandalye arasında değişen 12 seçim çevresinden seçiliyor ve bunlar ağırlıklı olarak kadınlara ayrılıyor.

Fas İçişleri Bakanlığının verilerine göre mevcut milletvekillerinin yaklaşık yüzde 57'si, yani 204'ü erkek, 20'si kadın ve üçü parlamento danışmanı olmak üzere toplam 227 isim, 23 Eylül seçimlerinde koltuğunu korumaya çalışıyor.

Seçmen profili

Kayıtlı seçmen sayısı 15 milyon 801 bin 162. Bu sayı 2021 seçimlerinde 17 milyon 983 bin 490'dı. Böylece kayıtlı seçmen sayısı yaklaşık 2.18 milyon, yani yüzde 12'nin biraz üzerinde azalmış oldu.

Oy kullanma hakkına sahip kişilerin yüzde 54'ünü erkekler, yüzde 46'sını kadınlar oluşturuyor.

Fas İçişleri Bakanlığı verilerine göre seçmenlerin en büyük bölümünü ileri yaş grupları oluşturuyor. 60 yaş ve üzerindekiler seçmenlerin yaklaşık yüzde 30'una, yani yaklaşık 4,74 milyon kişiye karşılık geliyor.

Buna karşılık gençlerin seçmen kütüklerindeki payı sınırlı kalıyor.

18-24 yaş grubundakiler, oy kullanma yaşına ulaşmış gençlerin sayısı yaklaşık 3.89 milyon olmasına rağmen kayıtlı seçmenlerin yalnızca yaklaşık yüzde 3'ünü, yani 474 bin kişiyi oluşturuyor.

Kayıtlı seçmenlerin yaklaşık yüzde 15'ini oluşturan 25-34 yaş grubu da hesaba katıldığında, 35 yaş altındakilerin toplam seçmen içindeki payı yüzde 18'i geçmiyor.

Parlamento yarışında 28 parti

23 Eylül seçimlerine toplam 28 siyasi parti katılıyor. Yerel ve bölgesel seçim çevrelerinde 1783 kadın ve erkek adaydan oluşan 1848 aday listesi ile ayrıca iki bağımsız aday listesi yarışıyor.

8 Eylül 2021 genel seçimleriyle karşılaştırıldığında dikkat çekici bir farklılık ortaya çıkıyor.

Seçime katılan parti sayısı 31'den 28'e düşerken liste sayısı 1704'ten 1850'ye, aday sayısı ise 6 bin 815'ten 7 bin 288'e yükseldi.

Bu da yarışan siyasi güçlerin sayısı azalmasına rağmen rekabetin daha kalabalık hale geldiğini gösteriyor.

Fas İçişleri Bakanlığı verilerine göre yerel seçim çevrelerinde en güçlü varlığa sahip partiler Özgünlük ve Modernlik Partisi, İstiklal Partisi, İlerleme ve Sosyalizm Partisi ile Adalet ve Kalkınma Partisi.

Her biri bu seçim çevrelerinde sistemin izin verdiği azami sayı olan 92 yerel liste sundu ve her partinin 305 adayı bulunuyor.

Mevcut hükümet koalisyonunun lideri Ulusal Bağımsızlar Birliği ise kapsama alanı bakımından bu partilerin hemen ardından geliyor.

Parti, tüm yerel seçim çevrelerini kapsayan 92 yerel listenin yanı sıra 11 bölgesel liste sundu.

Seçime katılan partilerin sunduğu liste sayıları arasındaki farklılıklar, her partinin örgütsel varlığının boyutunu yansıtıyor.

Bu rakamlar aynı zamanda rekabetin kapsamına ve krallık genelinde parlamento sandalyeleri için yarışan siyasi güçlerin sayısına ilişkin ilk göstergeleri de sunuyor.

Seçim boykotu

Fas'ın en büyük İslami hareketi Adalet ve İhsan Cemaati, "özgür ve adil siyasi rekabet koşullarının bulunmadığını" belirterek genel seçimleri boykot ediyor.

Hareket, Fas'taki seçimlerin "ülkeyi demokrasi, özgürlük ve adalete taşıyamadığını" söyledi.

Radikal sol Demokratik İşçi Yolu Partisi de genel seçimleri boykot etme kararını resmen açıkladı ve kuruluşundan bu yana ülkedeki seçimleri boykot etme tutumunu yineledi.

Parti, boykot kararını "mevcut siyasi ve anayasal koşulların gerçek değişim yaratabilecek adil ve rekabetçi seçimlere imkan vermemesiyle" gerekçelendirdi.

Kadınların sınırlı temsili

Yeni Temsilciler Meclisi için adaylık süreci, kadınların yerel seçim çevrelerindeki listelerin başında sınırlı sayıda yer alması ve kadınların başında bulunduğu bazı listelerin adaylıklarının reddedilmesi nedeniyle tepkiye yol açtı.

Kadınların aday olabilmek için partilerden onay almakta yaşadığı güçlük dikkat çekti.

Fas İçişleri Bakanlığı istatistiklerine göre kadınlar 1615 yerel listenin yalnızca 121'inin başında yer alacak. Bu da tüm yerel listelerin yalnızca yüzde 7.5'ine karşılık geliyor.

Kadınların yaklaşan seçimlerdeki başlıca varlığı, yine yalnızca kendilerine ayrılan "kota" sistemi kapsamındaki bölgesel listelerde olacak. Bu kapsamda 235 liste bulunuyor.

Az sayıda bağımsız aday

Fas seçim tarihinde ilk kez devlet, gençlerin yasama kurumlarına girişini kolaylaştırmak amacıyla doğrudan teşviklerden oluşan bir paket uygulamaya koydu.

Bu teşvikler arasında 35 yaşın altındaki adayların seçim kampanyası giderlerinin yüzde 75'inin, 500 bin dirhemle sınırlı olmak üzere devlet tarafından karşılanması ve gençlerin geleneksel partilerin "adaylık onaylarına" bağımlılığını azaltmak amacıyla bağımsız adaylıkların kolaylaştırılması bulunuyor.

Bu onayların "istismar edildiğine ilişkin şüpheler" bulunuyor ve bunların çoğu zaman yerel nüfuz sahibi isimlere verildiği belirtiliyor.

Ancak bu teşviklere rağmen İçişleri Bakanlığının yayımladığı resmi istatistikler, herhangi bir partiye bağlı olmayan adayların seçimlere katılım konusunda son derece sınırlı ilgi gösterdiğini ortaya koydu.

23 Eylül seçimlerinde yerel seçim çevreleri için yalnızca beş kadın ve erkek adaydan oluşan iki bağımsız liste sunuldu. Buna karşılık 28 siyasi parti 92 seçim çevresinin tamamında aday gösterdi.

12 bölgesel seçim çevresinde ise hiçbir bağımsız aday bulunmuyor.

Yurt dışındaki Faslılar için vekaleten oy

Fas İçişleri Bakanlığı, seçmen kütüğüne kayıtlı yurt dışındaki Faslıların vekaleten oy kullanabilmesi için çevrim içi bir platform başlattığını açıkladı.

Bu gelişme, yurt dışındaki Faslıların yaşadıkları ülkelerde doğrudan seçimlere katılması konusundaki tartışmanın yeniden gündeme geldiği bir dönemde yaşandı. Bu mesele yıllardır tartışılıyor ancak henüz nihai bir çözüm bulunabilmiş değil.

En az 6 milyon Faslı; Avrupa, Kuzey Amerika ve Körfez ülkeleri başta olmak üzere krallık dışında yaşıyor.

Yüksek miktardaki para transferleri ve her yaz ailelerini ve akrabalarını ziyaret etmelerinin yarattığı ekonomik ve turistik faaliyet nedeniyle ülke açısından önemli ekonomik ve toplumsal ağırlığa sahipler.

Platform, Fas dışında yaşayan her seçmenin, krallık içindeki belediye veya ilçelerden birinin genel seçmen kütüğüne kayıtlı istediği bir seçmeni seçim günü kendi adına oy kullanmak üzere vekil tayin etmesine imkan tanıyor.

Yurt dışında yaşayan Faslıların seçimlere doğrudan siyasi katılım talebi, bunun önündeki çeşitli engeller nedeniyle yıllardır gündemde kalmaya devam ediyor.

Bunlar oy kullanma yöntemi, uygun seçim çevrelerinin belirlenmesi ve temsil oranının yanı sıra yurt dışında yaşayan Faslıların parti mensubiyetinin taşıdığı siyasi hassasiyetlerle bağlantılı.

Dezenformasyona karşı sıkı önlemler

23 Eylül 2026 genel seçimleri, seçmenleri ve adayları karalamak ya da seçim sürecinin bütünlüğünü zedelemek amacıyla sahte haber ve uydurma dijital içerik üreten veya yayımlayanlara yönelik cezaları ağırlaştıran yeni yasal düzenlemeler altında gerçekleştiriliyor.

Temsilciler Meclisini düzenleyen organik yasa, bir kişinin sözlerinden veya görüntüsünden onun rızası olmaksızın oluşturulan bir içeriği yayımlayan veya dağıtan kişilere iki yıldan beş yıla kadar hapis ve 50 bin ile 100 bin dirhem arasında para cezası öngörüyor.

Aynı ceza, bir seçmenin ya da adayın özel hayatını ihlal etmek veya onu karalamak amacıyla sahte haber, iddia ve olayları veya uydurulmuş ya da tahrif edilmiş belgeleri yayımlayan, yayınlayan, aktaran veya dağıtan kişilere de uygulanıyor.

Dijital medya, yapay zeka araçları veya başka yöntemlerle seçim işlemlerinin bütünlüğünü ve güvenilirliğini zedelemek amacıyla sahte veya uydurma materyal içeren içerikler oluşturan kişiler de aynı cezaya tabi.

Seçim kampanyalarına 48 milyon dolar

Fas hükümeti, Eylül 2026 seçimlerine katılan siyasi partilerin seçim kampanyalarını finanse etmek amacıyla 450 milyon dirhem, yani yaklaşık 48.3 milyon dolar ayırdı.

Bu miktarın 50 milyon dirhemi, yani yaklaşık 5.2 milyon doları ise gerekli yasal koşulları karşılamaları şartıyla, gençlerin katılımını teşvik etmek ve temsili kurumlardaki varlıklarını güçlendirmek amacıyla başında 35 yaş ve altındaki adayların bulunduğu veya bu yaştaki adayları içeren listelere tahsis edildi.

Böylece seçim kampanyalarına ayrılan kamu finansmanı, devlet katkısının 160 milyon dirhemi aşmadığı 2021 seçimlerine kıyasla önemli ölçüde arttı.

Yasa ayrıca aday başına seçim harcaması üst sınırını 600 bin dirhem, yani yaklaşık 64 bin dolar olarak belirledi. Adayların kampanya finansmanının kaynaklarını ve paranın nasıl harcandığını ayrıntılı şekilde ilgili makamlara bildirmeleri gerekiyor.

Seçmenler nasıl oy kullanıyor?

Seçmenler, en büyük artık yöntemine dayalı nispi temsil sistemi kapsamında oy kullanıyor.

Her seçim çevresine tahsis edilen sandalyeler, ilgili seçim çevresindeki kayıtlı seçmen sayısının o çevreye ayrılan sandalye sayısına bölünmesiyle belirlenen "seçim kotası" esas alınarak aday listeleri arasında dağıtılıyor.

İlgili seçim çevresi için seçim kotası belirlendikten sonra her listeye, aldığı toplam oy içinde bu kotanın kaç kez bulunduğuna karşılık gelen sayıda sandalye veriliyor.

Her liste, bu işlem sonucunda kazandığı sandalyeler hesaplandıktan sonra geriye kalan oylarını muhafaza ediyor.

Bu işlemin ardından boş kalan sandalyeler, en büyük artık yöntemi uyarınca kalan oy sayısı en yüksek listelerden başlayarak sırasıyla dağıtılıyor.

Dolayısıyla her listenin elde ettiği sandalye sayısı yalnızca toplam oy sıralamasına değil, ilk aşamadan sonra elinde kalan oy miktarına da bağlı.

Seçimleri kim denetliyor?

Merkezi Seçim İzleme Komitesi, seçim sürecinin tüm aşamalarında dürüstlük ve şeffaflığı sağlamak ve süreci düzenleyen yasal kurallara uyulup uyulmadığını denetlemekle görevli.

Merkez komite, İçişleri Bakanı ile Başsavcıdan oluşuyor.

Bölgesel ve il düzeyindeki komiteler de yerel düzeyde çalışmalarına destek veriyor.

Bölgesel komiteler valiler ve başsavcılardan, il komiteleri ise il valileri ile savcılardan oluşuyor ve seçim işlemlerinin bütünlüğünün sağlanması ile sahada denetlenmesini amaçlıyor.

Aralarında 20 uluslararası ve bölgesel kurum ve kuruluşun heyetlerinin de bulunduğu toplam 3 bin 6 kadın ve erkek gözlemci, Fas'ta 23 Eylül'de yapılacak genel seçimlerin çeşitli aşamalarını takip edebilecek.

2011'den bu yana Fas'ta seçim gözlemciliği anayasada yer alıyor ve yasayla düzenleniyor.

Fas, seçim denetiminden ziyade bağımsız seçim gözlemciliği sistemi kullanıyor.

Gözlemciler yalnızca tespit ettikleri ihlalleri ilgili makamlara sundukları raporlara kaydediyor. Denetçilerin ise seçim sürecini etkileyen herhangi bir ihlali durdurmak için müdahale etme yetkisi bulunuyor.

Başlıca rakipler kimler?

23 Eylül seçimlerinde 28 parti ve iki bağımsız liste yarışıyor ancak başlıca siyasi güçler iki kampa ayrılıyor.

İlk kamp, mevcut hükümet çoğunluğunu oluşturan partilerden meydana geliyor. Bunların başında hükümete ikinci dönem liderlik etmeyi hedefleyen Ulusal Bağımsızlar Birliği ile mevcut koalisyonun ikinci büyük partisi Özgünlük ve Modernlik Partisi bulunuyor.

Özgünlük ve Modernlik Partisi, müttefiki Ulusal Bağımsızlar Birliği'ni geride bırakmayı ve daha önce 2011, 2016 ve 2021 seçimlerinde başaramadığı Fas hükümetine liderlik etme hedefini gerçekleştirmeyi amaçlıyor.

23 Eylül sonrası parti siyasetinin başını çekmesi beklenen bu iki oluşum arasındaki "kutuplaşma savaşı", aday kayıtları öncesinde ve seçim kampanyası sırasında siyasi sahnenin en belirgin özelliklerinden biri olurken, Fas'ın en eski partisi İstiklal Partisi de iki müttefiki arasındaki bu mücadeleden yararlanmayı hedefliyor.

Parti birinci sıraya yerleşerek Fas'ta "Dünya Kupası hükümeti" olarak adlandırılan yeni hükümetin başına geçmenin yolunu açmayı amaçlıyor.

Bu arada Sosyalist Halk Güçleri Birliği, İlerleme ve Sosyalizm Partisi, Halk Hareketi ve Adalet ve Kalkınma Partisi'nden oluşan muhalefet partileri ise sürpriz yapmaya veya en azından 23 Eylül sonrası siyasi tabloda konumlarını güçlendirmeye çalışıyor.

Son günlerde farklı siyasi eğilimlerden Fas partileri, Faslıların günlük yaşamını olumsuz etkileyen ekonomik ve toplumsal sorunlara ilişkin planlarını, çözümlerini ve vaatlerini açıklamak için yarıştı.

Parti programları ekonomik ve sosyal önceliklerde geniş ölçüde örtüşüyor.

Başlıca ortak noktalar arasında sosyal devletin temellerini güçlendirmek, genel sağlık sigortası reformunu sürdürmek, sosyal korumayı geliştirmek, düşük ve orta gelir gruplarına yönelik konut desteğini artırmak, genç istihdamını teşvik etmek ve ekonomiyi canlandırmak bulunuyor.

Ulusal Bağımsızlar Birliği

Ulusal Bağımsızlar Birliği'nin programı, bir sonraki dönemde 1 milyon istihdam oluşturmayı ve işsizlik oranını yüzde 10.8'den 2031'e kadar yüzde 9'a indirmeyi hedefliyor.

Parti, asgari ücretin aylık 5 bin dirheme çıkarılmasını, sosyal yardımların enflasyona endekslenmesini ve ailelere her çocuk için yılda 5 bin dirheme kadar vergi indirimi sağlanmasını öneriyor.

Ayrıca sanayi, hizmetler ve dijital ekonomiyle bağlantılı yüz binlerce yeni iş yaratma sözü veriyor.

Parti, bu hedefleri 2025 için yüzde 4.5'lik büyüme ve yüzde 0.9'luk beklenen enflasyon varsayımına dayandırırken mali dengelerin korunacağını belirtiyor.

Üst üste ikinci kez hükümete liderlik etmeyi amaçlayan parti ayrıca "öncü" okullar ve ortaokullar programının 2028'e, liselerin ise 2031'e kadar yaygınlaştırılmasını öneriyor.

Planlar arasında üniversite sayısının 12'den 27'ye çıkarılması, 1600 birinci basamak sağlık tesisinin yenilenmesi ve 200 ek tesis ile 100 mobil birim kurulması da bulunuyor.

Özgünlük ve Modernlik Partisi

Tarihinde ilk kez Fas hükümetine liderlik etmeyi hedefleyen parti, 2027-2031 arasında net 1 milyon yeni istihdam oluşturmayı amaçlıyor.

Bunun 360 bini 2030 Dünya Kupası ve bağlantılı faaliyetlerde, 270 bini bilgi ekonomisi ve yüksek katma değerli hizmetlerde, 250 bini sanayi ve ithal ikamesinde, 80 bini kırsal kesimde tarımda, 40 bini ise spor ekonomisinde oluşturulacak.

Parti ayrıca işsizliği yüzde 10.8'den 2031'e kadar yüzde 7'ye indirmeyi, bunun için yılda en az 200 bin net istihdam oluşturmayı vadediyor.

Asgari ücretin 5 bin dirheme, en düşük emekli aylığının 3 bin dirheme çıkarılması, brüt maaşı 15 bin dirhemin altında olanların gelir vergisinden muaf tutulması ve 100 dirhemin altındaki elektrik faturalarının ücretsiz hale getirilmesi de vaatler arasında.

İstiklal Partisi

Parti, evlenmeye hazırlanan gençlere 5 bin dirheme, yani yaklaşık 500 dolara kadar mali destek sağlanmasını, 100 bin gencin eğitilerek küresel dijital ekonomiye entegre edilmesini ve 2031'e kadar 2 bin uzman acil servis doktoru yetiştirilmesini öneriyor.

Parti ayrıca ilköğretim sürecinin sonunda tüm okullara internet erişimi sağlamayı, tekel niteliğindeki faaliyetlerden elde edilen karlara yüzde 40 vergi uygulamayı ve çocuklarının eğitim masraflarını karşılayan ailelere vergi indirimi sağlamayı vadediyor.

Ailelerin satın alma gücünü korumak amacıyla ücret ve emekli aylıklarının kademeli olarak artırılması ve kamu hizmetlerinin yüzde 100 dijitalleştirilmesi dahil 16 tedbir uygulayacağını da belirtiyor.

Sosyalist Halk Güçleri Birliği

Parti, 250 bin sanayi istihdamı oluşturmayı, sanayi ihracatını yüzde 40 artırmayı, sanayileşme yoluyla büyümeye yılda 1.5 puan ilave etmeyi, işsizliği yüzde 8'in, genç işsizliğini yüzde 10'un altına indirmeyi ve kadınların işgücüne katılım oranını yüzde 30'un üzerine çıkarmayı vadediyor.

Ayrıca her 1000 kişiye düşen sağlık çalışanı sayısını 4.5'e çıkarmayı ve bekleme sürelerini yüzde 50 azaltmayı taahhüt ediyor.

Eğitim alanında araştırma bütçesinin gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 2'sine çıkarılması, aşırı sınıf kalabalığının yüzde 40 azaltılması, mezunların istihdama geçiş oranının yüzde 60'a yükseltilmesi, 10 yeni üniversite merkezi kurulması ve üniversite hizmetlerinin tamamen dijitalleştirilmesi öneriliyor.

İlerleme ve Sosyalizm Partisi

Partinin programı, 100 bini dijital sektörde olmak üzere 1 milyon istihdam oluşturulması, sanayi sektöründe 500 bin kişinin çalıştırılması ve sanayinin GSYH içindeki payının yüzde 15'ten yüzde 20'ye çıkarılması üzerine kurulu.

Parti ayrıca ücretlerin iki aşamada yüzde 15 artırılmasını, asgari ücretin yükseltilerek enflasyona endekslenmesini, ailelere doğrudan sosyal desteğin 1000 dirheme, yani yaklaşık 100 dolara çıkarılmasını ve sağlık, eğitim, dijital dönüşüm ile yapay zekaya ilave yatırım ve kaynak aktarılmasını öneriyor.

Programda vergi adaletini sağlamak ve rantçılıkla mücadele etmek amacıyla vergi reformları, kamu yatırım bankası kurulması ve küçük ve orta ölçekli işletmeler ile yerli üretimin desteklenmesi de yer alıyor.

Halk Hareketi

Partinin programı aileler için bir sosyal vergi hesabı oluşturulmasını öngörüyor. Böylece aileler özel eğitim, sağlık ve temel hizmet harcamalarını vergilendirilebilir gelirlerinden düşebilecek.

Parti ayrıca temel tüketim mallarından oluşan bir sepetin fiyatı 30 gün içinde yüzde 20 arttığında müdahale mekanizmasını devreye sokacak ulusal bir fiyat platformu kurulmasını ve işletmelere yönelik idari ve vergi işlemlerinin dijitalleştirilmesini öneriyor.

Parti, kırsal bölgelerde konut desteğine erişimin genişletilmesine, dağlık ve kırsal alanlardaki hizmetlerin güçlendirilmesine ve Amazig dilinde eğitimin yaygınlaştırılmasına da odaklanıyor.

Partinin genel sekreteri Muhammad Ouzzine'e göre parti, Amazig diline ayrılan bütçenin sahada yeterli etki yaratmadan yaklaşık 1 milyar dirheme indirilmesini eleştiriyor.

Adalet ve Kalkınma Partisi

Adalet ve Kalkınma Partisi, demokratik tercihin güçlendirilmesi, eğitim ve öğretim, sağlık ve istihdam dahil beş temel alana odaklanan bir seçim programıyla yarışıyor.

Sağlık alanındaki öneriler kapsamında parti, kamu sağlık merkezleri ile hastanelerin bu hizmetleri sağlamayı üstlenmesi karşılığında genel bütçeden yıllık finansman ayrılmasını planlıyor.

Parti ayrıca sigortalı kişilerin hakları kapsamında anne ve babalara da sağlık sigortasının genişletilmesini öneriyor. Özellikle pahalı ilaçlar bakımından ilaç fiyatlandırma politikasının kapsamlı biçimde gözden geçirilmesi ve sektörü düzenleyen kararnamenin yeniden ele alınması çağrısında bulunuyor.

Vergilendirme konusunda ise tekel, tekele yakın veya oligopol niteliğindeki sektörlerde faaliyet gösteren şirket ve işletmelere yüzde 40 kurumlar vergisi uygulanmasını öneriyor.

Sol İttifakı

İttifak, kamu hastanesinde doğum yapan her anneye 5 bin dirhem, yani yaklaşık 500 dolar doğum yardımı verilmesini, 3 bin ücretsiz kreş kurulmasını ve işsiz mezunlara bir yılı aşmamak üzere aylık 1500 dirhem yardım sağlanmasını öneriyor.

Ayrıca işsiz gençler için 150 bin iş oluşturmayı, net asgari ücreti 2029'a kadar 5 bin dirheme çıkarmayı, engellilere aylık 1500 dirhem bağımsızlık ödeneği, emekli maaşı bulunmayan yaşlılara aylık 1500 dirhem onur geliri verilmesini ve emekli maaşlarının ayda 2 bin dirhem artırılmasını vadediyor.

İttifak ayrıca eğitim ve üniversitelere 70.9 milyar dirhem, sağlığa ise 80.2 milyar dirhem ayıracağını, araştırma ve geliştirme bütçesini GSYH'nin yüzde 1.2'sine çıkaracağını; 15 bin sağlık çalışanı ile 8 bin ila 10 bin araştırmacı öğretim üyesini istihdam edeceğini belirtiyor.

İlaç fiyatlarının yüzde 30 ile yüzde 50 arasında düşürülmesi ve temel tüketim malları ile ilaçların katma değer vergisinden tamamen muaf tutulması da vaatler arasında.

Bundan sonra ne olacak?

Fas İçişleri Bakanlığının sonuçları oylamanın ertesi günü, 24 Eylül'de açıklaması bekleniyor.

Ancak sonuçlar, Anayasa Mahkemesi itirazlar hakkında karar verene kadar kesinleşmeyecek.

Sonuçların açıklanması ve birinci partinin belli olmasının ardından süreç seçim hukukundan anayasal sürece geçecek ve Fas kralı seçimlerde birinci olan siyasi partinin başındaki ismi başbakan olarak atayacak.

Kralın bu görev için partinin genel başkanını seçmesi siyasi teamül haline gelmiş durumda.

Atamanın ardından başbakan, parlamentoda çoğunluğu sağlayacak bir hükümet koalisyonu oluşturmak üzere ülkedeki diğer siyasi partilerle görüşmeler yapacak.

Hükümet üzerinde anlaşmaya varılmasının ardından görevlendirilen başbakan, hükümet üyelerinin isimlerini krala sunacak ve kral da anayasanın 47. maddesi uyarınca bu isimleri atayacak.

Hükümet, Temsilciler Meclisi üyelerinin mutlak çoğunluğunun, yani en az 198 milletvekilinin güvenoyunu almadan resmen göreve başlamış sayılmayacak.

Yorum Yap
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Analiz Haberleri