Fransa’da eğitim sistemindeki sorunlara karşı başlayan protestolar, hayat pahalılığı, kamu hizmetlerindeki aksaklıklar ve gelecek kaygıları nedeniyle ülke geneline yayıldı.
Yetkililer, cumartesi günü ülke genelinde 550 bin kişinin gösterilere katıldığını, Paris’te ise bu sayının 110 bine ulaştığını açıkladı.
Fransa’nın başkenti Paris’te on binlerce kişi, hükümet politikalarını protesto etmek için Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya geldi. Çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu gösteriler, eğitim sistemindeki sorunlara karşı başlayan ancak zamanla toplumun farklı kesimlerinin tepkilerini bir araya getiren hareketin yeni aşaması oldu.
Meydandaki Cumhuriyet heykeline sarı yelek giydirilirken, göstericilerle polis arasında zaman zaman çatışmalar yaşandı. Polis göz yaşartıcı gaz kullanırken, bazı göstericilerin güvenlik güçlerine havai fişekli patlayıcılar attığı, bazı otomobiller ile işyerlerinin ateşe verildiği bildirildi.
Protestoların başlangıcında öncelikle okullardaki kötü fiziki koşulları, aşırı kalabalık sınıfları, öğretmen eksikliğini ve eğitim sistemindeki eşitsizlikleri gündeme getiren öğrenciler yer aldı. Ancak hareket kısa sürede hayat pahalılığı, kamu hizmetlerindeki gerileme ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle büyüyen toplumsal hoşnutsuzluğun bir ifadesine dönüştü.
Kimliğinin açıklanmasını istemeyen bir lise öğrencisi, gösteriye katılanların hükümete seslerini son kez duyurmak istediğini belirterek, “Haklarımızı geri almak için buradayız” dedi.
Sarı Yelekliler yeniden gündemde
Gösterilere hemşireler, öğretmenler, itfaiyeciler, insan hakları savunucuları yanı sıra 2018’de Fransa’yı sarsan Sarı Yelekliler hareketinin bazı üyeleri de katıldı.
Fransa’nın önemli işçi konfederasyonlarından Genel Emek Konfederasyonu (CGT) da protestolara destek verdi. Konfederasyon, ücret ve emekli maaşlarının artırılması, fiyatların düşürülmesi ve toplumun ihtiyaçlarını karşılayan kamu hizmetlerinin korunması çağrısında bulundu.
Des véhicules de police sont prises pour cible par la foule dans le secteur République à Paris. #Paris #17octobre https://t.co/yMReav1Tie
— Luc Auffret (@LucAuffret) October 17, 2026
Fransa İnsan Hakları Birliği üyesi Jean Pierre, protestoların arkasında birbirini besleyen farklı kaygıların bulunduğunu söyledi. Gençlerin gelecekleri ve eğitim sisteminin durumu konusunda endişeli olduğunu belirten Pierre, Sarı Yelekliler hareketiyle bağlantılı kesimlerin ise hızla yükselen yaşam maliyetlerinden etkilendiğini ifade etti. Pierre, jeopolitik gelişmelere ilişkin kaygıların da toplumsal huzursuzluğu artırdığını kaydetti.
Üç çocuk annesi Amelie isimli bir gösterici de çocuklarının geleceğini korumak için protestolara destek verdiğini belirterek, yetkililerin gençlerin geleceğiyle ilgilenmesini sağlamak amacıyla baskıyı sürdüreceklerini söyledi.
Birçok kentte olaylar ve gözaltılar
Paris’te gün boyunca yoğun güvenlik önlemleri alınırken, meydan ve çevresinde çok sayıda çevik kuvvet polisi konuşlandırıldı. Gösterilerin ilerleyen saatlerinde kalabalık büyüdü ve gerilim arttı. Polisle bazı göstericiler arasında yaşanan çatışmalar sırasında göz yaşartıcı gaz kullanıldı. Bazı işletmeler kepenk kapatırken, itfaiye ekipleri kent genelindeki olaylara müdahale etti.
Fransa’nın güneyindeki Marsilya’da göstericilerin belediye binasına girdiği ve bazı mağazaların yağmalandığı bildirildi. Lyon’da ise basında yer alan haberlerde bir turizm ofisinin ateşe verildiği belirtildi.
⚠️???? À REGARDER JUSQU'À LA FIN JE NE PEUX PAS DÉCRIRE CE QUE JE VIENS DE VIVRE À MARSEILLE. #17octobre https://t.co/F8bLimtd7y
— confrontation française (@confrontfr) October 17, 2026
İçişleri Bakanlığı, aralarında Paris, Marsilya, Rennes, Toulouse ve Angers’ın da bulunduğu kentlerde yaşanan şiddet olayları nedeniyle en az 400 kişinin gözaltına alındığını açıkladı.
Bakanlık, olaylara karışan kapüşonlu kişileri yağma girişimleri, güvenlik güçleriyle çatışmalar, sokak eşyalarının ateşe verilmesi ve kamu kurumlarıyla medya kuruluşlarının hedef alınmasıyla suçladı. Açıklamada, olaylardan “aşırı sol” olarak nitelendirilen gruplar sorumlu tutuldu.
Ekonomik kriz hükümeti zorluyor
Paris merkezli Siyasi Araştırmalar Merkezi’nden araştırmacı Bruno Cautres, protestoları daha önce farklı kesimlerin başlattığı toplumsal hareketliliklerin birleştiği bir süreç olarak değerlendirdi.
Cautres’e göre yüksek vergilere yönelik tepkiler, ülkenin kamu borcu ve bütçe açığıyla ilgili sorunlarıyla birleşiyor. Bu durum, hükümetin toplumun taleplerini karşılamakta zorlanmasına yol açıyor. Cautres, Fransız toplumunda ülkenin geleceği ve bütçe krizinden nasıl çıkılacağına ilişkin soruların giderek daha fazla öne çıktığını belirtti.
Protestolar, eylül ayının ortalarında Paris’in banliyölerinden Créteil’de bir lisede başladı. Öğrenciler, bakımsız okul binaları, kalabalık sınıflar, öğretmen yetersizliği ve eğitim sistemindeki eşitsizlikleri protesto etmek için sokaklara çıktı.
Cumartesi günkü gösteriler, sosyal medyada 2018’de ortaya çıkan Sarı Yelekliler hareketini yeniden canlandırma çağrılarının ardından düzenlendi. Başlangıçta dizel yakıt fiyatlarına yönelik tepkilerle öne çıkan hareket, daha sonra Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un politikalarının varlıklı kesimlerin çıkarlarını gözettiği yönündeki eleştirilerle genişlemişti.
Macron’dan itidal çağrısı
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, gösterilerden bir gün önce yaptığı açıklamada protesto ve ifade özgürlüğünün anayasal haklar olduğunu söyledi. Macron, bu hakların insanlara ve mülklere saygı gösterilmesi sorumluluğunu da beraberinde getirdiğini belirterek hakaret ve yıkım eylemlerinden kaçınılması çağrısında bulundu.
Protestolar, Macron’un cumhurbaşkanlığı döneminin son aşamasında ve gelecek yıl yapılması planlanan kritik seçimler öncesinde gerçekleşiyor.
Fransa’daki siyasi kutuplaşmanın arttığı bu süreçte, aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi’nin iktidara gelme ihtimali de ülkenin siyasi gündemindeki önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.
Öte yandan Fransa hükümeti, büyüyen kamu borcunu azaltmaya çalışırken yatırımcıların güvenini yeniden kazanmakta zorlanıyor.
Hükümetin borçlanma maliyetlerinin 20 yılı aşkın sürenin en yüksek seviyelerine çıktığı belirtilirken, ekonomik baskılar ve kamu harcamalarına ilişkin tartışmalar hükümetin hareket alanını daraltıyor.
Eğitim alanındaki taleplerle başlayan gösterilerin farklı toplumsal kesimlere yayılması, Fransa’daki ekonomik sorunların ve kamu hizmetlerine yönelik memnuniyetsizliğin daha geniş bir siyasi ve toplumsal krize dönüştüğüne işaret ediyor.
Kaynak: Mepa News