Gazzeli Doktor Hüsam Ebu Safiye'nin son durumu ne?

İsrail'in Gazze Şeridi'nde alıkoyduğu Doktor Hüsam Ebu Safiye'nin sağlık durumunun kötüye gittiği bildirildi.

Filistinli Esirler Enformasyon Ofisi, tutsak doktor Hüsam Ebu Safiye'nin, İsrail'deki Rakevet Cezaevinde son derece ağır koşullarla karşı karşıya olduğunu belirtti.

Ebu Safiye'nin, kaburga kafesindeki kırıklar dahil birçok yaralanmaya yol açan ağır ve tekrarlanan kötü muameleye maruz kaldığı belirtildi.

Açıklamada, Ebu Safiye'nin "27 Temmuz'da tutuklanmasından bu yana cezaevinde gerçekleştirilen en şiddetli baskın" olarak nitelendirilen saldırıya maruz kaldığı ve bunun "cezaevindeki hayatının en zor günü" olduğu ifade edildi. Açıklamada tutsakların coplarla dövüldüğü, elektrik şokuna maruz bırakıldığı, göz yaşartıcı gaz ve plastik mermilerle hedef alındığı ve polis köpekleriyle saldırıya uğradığı belirtildi.

Açıklamaya göre Ebu Safiye kronik kalp hastalığı ve yüksek tansiyonun yanı sıra şiddetli boyun ağrısı, bel fıtığı, kasık fıtığı, görme sorunları, sürekli baş dönmesi ve kalp çarpıntısı yaşıyor. Durumunun ciddiyetine rağmen cezaevi yönetiminin kendisine yalnızca ağrı kesici ve tansiyon ilacı verdiği ifade edildi.

Açıklamada ayrıca Ebu Safiye'nin haziran ayında Rakevet Cezaevine nakledilmesinin hemen ardından şiddetli saldırıya uğradığı ve bu saldırıda bir kaburgasının kırıldığı belirtildi. Ebu Safiye'nin ağır koşullar altında 21 gün hücre hapsinde tutulduğu da kaydedildi.

Hüsam Ebu Safiye kimdir?

53 yaşındaki Hüsam Ebu Safiye, 27 Aralık 2024 günü Beyt Lahiye'daki Kemal Advan Hastanesi'ne baskın düzenleyen İsrail güçleri tarafından alıkonuldu.

Dünya Sağlık Örgütü, İsrail ordusunun onlarca sağlık personeli ve hastayı zorla dışarı çıkardığı baskından sonra Ebu Safiye ile irtibatını kaybettiğini açıkladı.

Gazze'deki Sağlık Bakanlığı Genel Müdürü Münir el Burş, Ebu Safiye'nin İsrail güçleri tarafından cop ve sopalarla ciddi şekilde darp edildiğini, soyunmaya ve mahkum kıyafetleri giymeye zorlandığını söyledi.

Ebu Safiye, Gazze'de soykırım uygulayan İsrail güçleri tarafından son birkaç ay içinde ikinci kez gözaltına alındı.

Pediatri uzmanı olan Ebu Safiye, Gazze'nin sağlık sisteminin önde gelen isimlerinden biri. Pediatri ve neonatoloji alanında yüksek lisans derecesine sahip.

Ebu İlyas lakabıyla da bilinen Ebu Safiye, 21 Kasım 1973'te Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cebaliye mülteci kampında doğdu. Ailesi 1948 yılında Askalan bölgesindeki bir Filistin kasabası olan Hamame'den göç ettirilmişti.

Ebu Safiye, İsrail ordusunun 5 Ekim'de Gazze Şeridi'nin kuzeyine yıkıcı bir abluka uygulamasının ardından İsrail'in Kemal Advan Hastanesi'ni terk etmesi yönündeki çok sayıda emri reddetti. Kuşatma sırasında İsrail bölgedeki Filistinlilere gıda ve su tedarikini keserken, hava saldırıları ve bombardımanlar düzenleyerek yüzlerce sivilin ölümüne neden oldu.

Kuşatmanın bölgedeki hastaneler üzerinde de yıkıcı bir etkisi oldu. Ebu Safiye, İsrail güçleri Ekim ayı sonunda tesise baskın düzenleyip 44 personeli gözaltına aldığında kısa süreliğine tutuklanıp serbest bırakıldı. Böylece geride kalan onlarca yaralıya bakmak için yalnızca o ve bir avuç sağlık çalışanı kaldı.

Aynı operasyon sırasında İsrail güçleri Ebu Safiye'nin oğlu İbrahim'i hastanenin kapısında bir insansız hava aracı saldırısıyla öldürdü. Hastane avlusunda oğlu için cenaze namazı kıldıran doktor, İsrail ordusunu hastaneden ayrılmayı reddettiği için oğlunu cezalandırmak amacıyla öldürmekle suçladı.

Kuşatmaya rağmen, Ebu Safiye gibi birkaç doktor ve küçük bir hemşire grubundan oluşan sağlık ekibi, İsrail ordusunun defalarca verdiği hastaneyi terk etme emrini reddederek hastanede kaldı.

Ebu Safiye hastanede kalarak dünyayı İsrail'in neredeyse her gün gerçekleştirdiği saldırılardan haberdar etti, video açıklamaları yayınladı ve saldırıların sona erdirilmesi için uluslararası müdahale çağrısında bulundu.

Ebu Safiye 23 Kasım'da ameliyathaneden çıkarken İsrail'in insansız hava aracıyla düzenlediği saldırıda şarapnel parçalarıyla yaralandı. Kalçasında altı şarapnel yarası oluştu ve bu da damarlarında ve arterlerinde yırtılmalara neden oldu. Ancak işine devam etti:

"Bu bizi durdurmayacak. İş yerimde yaralandım ve bu bir onurdur. Benim kanım, meslektaşlarımın ya da hizmet verdiğimiz insanların kanından daha değerli değil. İyileşir iyileşmez hastalarımın yanına döneceğim."

Kaynak: Mepa News

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.

Haberler Haberleri