Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Al Jazeera'ya röportaj verdi.
Bakan Fidan röportajında bölgesel konulardaki son gelişmelere değindi.
Fidan Gazze'de konuşlandırılması beklenen Uluslararası İstikrar Gücü hakkında değerlendirmelerde bulunurken, Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin mevcut durumunu "yapısal değil şartlara bağlı" olarak nitelendirdi.
Fidan'ın Al Jazeera'ye verdiği röportajın ilgili bölümü şu şekilde:
- Avrupa'nın önde gelen birkaç ülkesi, muğlak olduğunu ve BM mekanizmalarına zarar verebileceğini söyleyerek Barış Kurulu'na katılmayı reddetti. Türkiye kurula neden katıldı?
Hakan Fidan: Bizim için Gazze Barış Planı ilk olarak Gazze meselesini ele almak için ortaya atıldı. Barış Kurulu, tüm sürecin bir uzantısı olarak, geçen yıl 25 Eylül'de New York'taki BM toplantısı sırasında başlatıldığında sekiz Müslüman ülke lideri Gazze'deki soykırımı çözmenin bir yolunu bulmak için Başkan Trump ile bir araya geldi. Bence bu gerçek bir başlangıçtı ve 20 maddelik Gazze Barış Planı'nın doğduğu yerdi.
O günden bu yana gerek görüş alışverişi gerekse anlaşmaya varacak kurumların oluşturulması şeklinde devam eden bir süreç var. Şimdi ateşkesin ilk aşamasını tamamladık ve Barış Kurulu'nun Gazze gündemini gerçekten ilerletebileceğimiz bir platform olduğunu düşünüyoruz.
- Eğer Hamas, ABD ve İsrail'in talep ettiği gibi ikinci aşamanın bir parçası olarak tamamen silahsızlandırılırsa, o zaman İsrail'i Filistinlilerin haklarını ya da gelecekteki anlaşmaları ihlal etmekten caydıracak mekanizma ne olacaktır? İsrail'in kurallara uyacağının garantisi ne olacak?
Hakan Fidan: Askeri açıdan Hamas hiçbir zaman İsrail'e karşı caydırıcı bir faktör olmamıştır. Çünkü Amerikan askeri gücü tarafından desteklenen İsrail askeri gücü ile Hamas askeri gücü arasında bir denge yoktur. Her ne kadar Hamas işgale karşı direniyor olsa da bu caydırıcı bir unsur değil. En iyi ihtimalle İsrail için rahatsız edici bir faktör olabilir ama caydırıcı bir faktör olamaz. Hamas güvenlik güçleri tüm Gazze'yi yönetmek, yerel güvenliği ve polisliği sağlamak için yeterliydi. Ancak İsrail'i caydırmak söz konusu olduğunda, biliyorsunuz, İsrail her zaman askeri bir operasyon yapmak istediğinde bunu gerçekleştiren bir pozisyonda oldu.
- Peki Hamas'ın askeri varlığından bağımsız olarak, İsrail'i anlaşmaları ihlal etmekten caydıracak bir mekanizma oluşturma planı var mı?
Hakan Fidan: Hükümlerden biri Uluslararası İstikrar Gücü'nün oluşturulmasını öneriyor. Eğer bu hayata geçirilebilirse çok önemli. Hem İsrail'e hem de Filistinlilere kimsenin diğer tarafa saldırmadığından ve güvenlik anlaşmalarını ihlal etme riski olmadığından emin olmaları konusunda yardımcı olacağını düşünüyorum. Bu Filistin meselesinde yeni bir sayfa olacak.
- Peki İsrail'in muhalefetine rağmen Türkiye Uluslararası İstikrar Gücü'nün bir parçası olarak Gazze'deki birliklere katkıda bulunacak mı?
Hakan Fidan: Bildiğiniz gibi Netanyahu Türkiye'nin Barış Kurulu'na katılmasına itiraz ediyordu. Davet edildik, katıldık ve ismim Gazze Yürütme Komitesi'ne dahil edildi. Biz oradayız çünkü Mısır, Katar ve ABD ile birlikte ara buluculuk grubunun çekirdek üyeleriyiz. Bu nedenle şu anki pozisyonumuz Gazze'de devam eden barış sürecine ister insani ister askeri isterse siyasi bir şekilde katkıda bulunmak için mümkün olan her şeyi yapmak. Bizden istenirse Uluslararası İstikrar Gücü'ne askeri birlik sağlamaya hazırız.
- Peki Türkiye-İsrail siyasi normalleşmesini yeniden tesis etmek için gerçekçi bir yol var mı yoksa kopuş artık yapısal mı?
Hakan Fidan: Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin mevcut dönemine girdiğimizde, biliyorsunuz, İsrail ile ticareti keserken çok açık bir şekilde belirttik, savaş devam ettiği ve Gazze'ye hiçbir insani yardımın girmesine izin verilmediği sürece, hayır, ticareti yeniden başlatmayacağız.
Bu bir şey anlatıyor. Bizim sorunumuz İsrail ile değil. Bizim sorunumuz İsrail'in bölgedeki, özellikle de Filistinlilere yönelik politikaları ve son dönemde özellikle Gazze'deki soykırımla ilgili.
- Yani kopuşun yapısal değil, şartlara bağlı olduğunu mu düşünüyorsunuz?
Hakan Fidan: Evet, şartlara bağlı.
Kaynak: Mepa News