Hamas'ın İsrail saldırısı ticari koridorun kırılganlığını gösterdi

Afiq Fitri Alias

Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC), 9 Eylül'de Delhi'de düzenlenen G20 zirvesi sırasında Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği, Hindistan, Suudi Arabistan, Fransa ve Almanya tarafından duyurulmuştu.

Hindistan'ı Arap Körfezi'ne bağlayan doğu ve Körfez'i Avrupa'ya bağlayan kuzey kısmı olmak üzere iki ayrı koridordan oluşan IMEC'in "Asya, Arap Körfezi ve Avrupa arasında gelişmiş bağlantı ve ekonomik entegrasyon yoluyla ekonomik kalkınmayı teşvik etmesi bekleniyor"du.

On yıllardır süren İsrail-Filistin çatışmasının yeni ve ölümcül bir bölümü, iddialı bir ticaret rotası için gerçeklik kontrolü niteliğinde. Geçtiğimiz ay Yeni Delhi'deki G20 zirvesi sırasında Washington tarafından öncülük edilen ve Çin'in Kuşak ve Yol projesine Batı'dan rakip olarak gösterilen Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Ekonomik Koridoru'nun (IMEC) zaten kanıtlaması gereken çok şey vardı. Son çatışma, bölgeyi kapsayan büyük finansal vizyonlar konusunda duraksamaya neden oluyor.

IMEC'in başlıca destekçileri demir yolları, limanlar ve yeşil enerjiyi içeren ticaret yolunun potansiyelini ballandıra ballandıra anlattılar. ABD Başkanı Joe Biden bunu "gerçekten büyük bir anlaşma" olarak nitelendirirken, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen "kıtalar ve medeniyetler arasında yeşil ve dijital bir köprü" olmasıyla övündü. Hindistan Başbakanı Narendra Modi ise IMEC'i "önümüzdeki yüzlerce yıl boyunca dünya ticaretinin temeli olacak" şeklinde tanımladı. Bu proje, G7'nin 2027 yılına kadar küresel altyapı yatırımları için 600 milyar doları harekete geçirme planlarının bir parçasıydı.

IMEC, nakliye sürelerini yüzde 40'a varan oranda azaltacağı için büyük bir potansiyel sunuyor. Hindistan'ın Suudi Arabistan ile toplam ticareti iki yıl içinde iki kattan fazla artarak 2023 mali yılında yaklaşık 53 milyar dolara ulaştı. Ancak Yeni Delhi için asıl ödül, üçüncü büyük ticaret ortağı olan Avrupa ile daha güçlü bir ilişki kurmak olacaktı.

Hindistan ve Körfez arasındaki bağlar önemli ölçüde düzeldi, ancak koridor, bu yıl Hindistan'ın Adani grubu tarafından satın alınan Hayfa limanından Avrupa'ya mal gönderilebilmesi için Suudi Arabistan ve İsrail arasında güvenilir bir bağlantı gerektiriyor.

Fakat Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile diplomatik ilişkileri normalleştirmesi artık daha riskli. Arap dünyasında halk İsrail'in misilleme saldırıları düzenlediği Gazze'yi destekliyor. İsrail ordusundaki yedek askerlerin rekor düzeyde seferber edilmesi, eski statükoya dönüşün çok uzak olduğunu ve 1.500'den fazla cana mal olan genel şiddetin artmaya devam edebileceğini gösteriyor.

IIMEC uzun vadeli bir vizyonu temsil ediyor. Tıpkı Çin'in Orta Doğu sermayesine yönelmesi gibi. Bu sırada Amerikan fonları da kendi altyapı projesi borç sorunlarıyla karşılaşan Çin'den geri çekiliyor. Bu yeni planlar artık arka planda kalabilir. Yakın vadede Süveyş Kanalı, Hindistan'dan Avrupa'ya giden mallar için birincil güzergah olmaya devam ederken, Türkiye de kendi rakip ticaret yolunu zorlayabilir. Savaş, küresel ticaret ve finans yollarını yeniden yapılandırmanın zor bir iş olduğunun istenmeyen bir hatırlatıcısı.


Afiq Fitri Alias tarafından kaleme alınan ve Reuters'ta yayınlanan bu değerlendirme Mepa News okurları için tercüme edilmiştir. Değerlendirmede yer alan ifadeler yazarın kendi görüşleridir ve Mepa News'in editöryel politikasını yansıtmayabilir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.