Hindistan'daki Müslüman katliamına ne kadar sessiz kalınacak?

Mahmut Cemil İnce

Hindistan, tarihi ve siyasi açıdan İslamiyet'in en mühim coğrafyalarından biri.

Bu topraklarda tarih boyunca birçok önemli ilim adamı yetişirken, Hint Altkıtası İslam dininin önemli merkezlerinden biri olageldi.

Resmi rakamlara göre Hindistan, takriben 200 milyon Müslümana ev sahipliği yapıyor. Bu da Hindistan'ı, Endonezya ve Pakistan'ın ardından dünyada Müslümanların en kalabalık olduğu üçüncü ülke yapıyor.

Gerçek rakamların bundan çok daha fazla olduğu düşünülüyor.

İngilizlerin Hint Altkıtası'nı 17'nci yüzyılda işgale başlaması, ardından bölgeyi siyaseten dizayn ederek çekilmeleriyle, Hindistan'da Hindular hakim duruma geldi. Böylece asırlarca genel olarak Müslümanların hakimiyetinde kalan Hindistan'da Müslümanlara yönelik baskı süreci başladı.

Keşmir'den Uttar Pradeş'e soykırım politikası

Bugün Hindistan genelinde milyonlarca Müslüman, bilhassa Hint milliyetçisi Bharatiya Janata Partisi'nin (BJP) iktidara gelmesiyle, yoğun bir baskı ortamında yaşıyor.

İşgal altındaki Cammu Keşmir'den Uttar Pradeş eyaletine kadar, Müslümanlar gündelik olarak saldırılara maruz kalıyor. Baskı, linç ve tecavüz gibi iğrenç suçların bir yöntem olarak kullanıldığı bir yok etme süreci yaşanıyor.

Müslüman nüfusun gündelik olarak karşı karşıya kaldığı saldırılar saymakla tükenmez:

- Evlerin, dükkanların ve camilerin ateşe verilmesi

- Ev baskınları ve cinayetler

- Müslümanları hedef alan kitlesel linçler

- Müslüman kadınların, hatta küçük kız çocuklarının toplu tecavüzlerle hedef alınması, böylece Müslümanların göçe zorlanması

- Müslümanların yaşam alanlarına taciz saldırıları

Bu saldırılarla amaç, Hindistan'ın Müslümansızlaştırılması, Müslümanların göç ettirilmesi ve ülkenin Hindulaştırılması. Benzer saldırılara aslında Arakan'dan da aşinayız. Hindistan'da BJP yönetimi aleni bir soykırım politikası güdüyor.

Hindu faşizmi Hitler'in yolunda

Hindu grupların, Almanya'daki Nazi yönetiminin lideri Adolf Hitler'in yolunda, faşizan bir yapılanma süreci izlediği görülüyor.

1920'li yıllarda yapılanmaya başlayan ve hindu milliyetçiliğinin bir yorumu olan aşırı sağcı Hindutva ideolojisi, İslam ve Müslümanlara karşı bu saldırıların temelini oluşturuyor. Bugün Hindutva'nın hamisi pozisyonundaki organizasyon ise Rashtriya Swayamsevak Sangh-RSS (Ulusal Gönüllü Organizasyonu). Kendisine bağlı kurumları, partileri, paramiliter teşkilatları bulunan bu yapı, Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi'ni andırıyor. Semboller, yürüyüşler, üniformalar ve söylemler incelendiğinde aşırı sağcı iki yapı arasındaki zihniyet bağını daha yakından görmek mümkün.

Bu oluşumun oluşturduğu Hindutva ideolojisi şemsiyesi ise Sangh Parivar (Sangh Ailesi) olarak anılıyor. Bu şemsiye altında 70'i aşkın farklı oluşum bulunuyor. Bu oluşumlar siyasi, iktisadi, kültürel, paramiliter, dini, eğitimsel oluşumlar, kadın ve çocuk kolları gibi yapılardan müteşekkil.

BJP, dini oluşum Vishwa Hindu Parishad, öğrenci oluşumu Akhil Bharatiya Vidyarthi Parishad, milis grup Bajrang Dal, çiftçi derneği Bharatiya Kisan Sangh gibi büyük oluşumlar da bu çatı altında.

RSS, Hindistan'da Müslümanlara yönelik soykırım politikasını yürüten temel organ niteliğinde.

Müslümanların sessizliği

Hindistan'da her gün devam eden bu katliam karşısında ise tüm dünya olduğu gibi Müslümanlar da sessiz.

Adını net olarak koymak gerekirse, Hindistan'da gün be gün şiddetini artıran bir soykırım süreci devam ediyor. Gözlerden uzakta, sessiz ancak kesin bir şekilde yürütülen bir soykırım.

Keşmir'i askeri olarak işgal eden Hindistan, kendi toprakları içindeki diğer Müslümanları da yok etmek için açık bir kampanya yürütüyor.

Bosna'da, Çeçenistan'da, Doğu Türkistan'da, Filistin'de, Suriye'de, Irak'ta, Yemen'de, Somali'de, Mali'de yürütülen katliamın bir benzeri de Hindistan'da Hindular tarafından yürütülüyor. Bu katliamda Hindistan'ın İsrail, ABD, Rusya gibi çeşitli ortakları mevcut.

Hiçbir şey olmuyor gibi davranmanın, kafaları kuma gömmenin hiçbir katkısı yok. Hindistan'ın acilen Müslümanların gündemindeki yerini alması gerekiyor.

Hindistan'daki Müslüman katliamına ne kadar daha sessiz kalacağız?


Bu yazıda yer alan ifadeler yazarın kendi görüşleridir ve Mepa News'in editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Yorum Yap
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.