Hizbullah'ı silahsızlandırma hedefinden vazgeçen İsrail'in yeni planı ne?

İsrail basınında askeri yetkililere dayandırılan haberlere göre, İsrail'in savaş hedefleri artık Hizbullah'ı ciddi ölçüde zayıflatmaya, derin bir "güvenlik tampon bölgesi" oluşturmaya odaklanmış durumda.

Naif Zaidani, Sarah Khalil | New Arab | Tercüme: Mepa News

İsrailli askeri yetkililere göre, İsrail artık Lübnan'da yürüttüğü mevcut savaşta Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını temel hedef olarak görmüyor. Bu açıklama, daha önce bu amacın öne çıkarıldığı söylemlerden geri adım atıldığına işaret etmekte.

Açıklamalar, İsrail ordusunun son bir ay içinde Lübnan'da aralarında bazı üst düzey komutanlar ve özel Rıdvan gücü mensuplarının da bulunduğu yaklaşık 1000 Hizbullah mensubunu öldürdüğünü ileri sürdüğü sırada geldi. Ordu ayrıca Lübnan genelinde "3500'den fazla hedefe" saldırı düzenlediğini bildirdi.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, güney Lübnan'da "birkaç bölgede odaklı kara faaliyeti kapsamında yoğun operasyonların sürdüğü", bunun yanı sıra Hizbullah'a ait olduğu öne sürülen noktalara hava, deniz ve kara saldırıları düzenlendiği belirtildi.

Açıklamada, 91'inci, 146'ncı, 36'ncı ve 162'nci tümenlerin güney Lübnan'da yoğunlaştırılmış kara harekatına öncülük ettiği, bu kapsamda "nokta operasyonları", Hizbullah altyapısının imhası ve örgüt mensuplarının hedef alınmasının yürütüldüğü ifade edildi. Ordunun açıklamasında, bunun "örgütün kapasitesine vurulan darbeyi derinleştirirken onu bölgeden çıkarmayı" amaçladığı kaydedildi.

İsrail ordusu ayrıca El Kard el Hasan kuruluşuna ait "merkezi varlıklar ve mali depoları" ile ülkenin kuzeyinden güneyine silah ve savaşçı sevkinde kullanıldığını iddia ettiği "beş önemli köprüyü" hedef aldığını duyurdu.

İsrail basınında askeri yetkililere dayandırılan haberlere göre, İsrail'in savaş hedefleri artık Hizbullah'ı ciddi ölçüde zayıflatmaya, derin bir "güvenlik tampon bölgesi" oluşturmaya ve cephe hattındaki köylerde onlarca evi yıkmaya odaklanmış durumda.

Askeri yetkililer, Hizbullah'ın silahsızlandırılması ihtimaline ilişkin olarak "ölçülü olunması gerektiğini" belirterek, ne Lübnan hükümetinin ne de Lübnan ordusunun bunu yapabilecek kapasitede olduğunu, teorik olarak bunu yalnızca İsrail ordusunun gerçekleştirebileceğini savunuyor.

Ancak aynı yetkililer, böyle bir girişimin Lübnan genelinde köy köy, kasaba kasaba ilerlemeyi gerektireceğini, bu nedenle mevcut koşullarda uygulanabilir olmadığını ifade etti.

İsrail güvenlik çevrelerinden yetkililer de Hizbullah'ın tamamen silahsızlandırılmasının, bütün Lübnan'ın işgal edilmesini ve her köye ulaşılmasını gerektireceğini ifade ediyor. Yetkililer, mevcut durumda böyle bir hedef belirlemenin gerçekçi olmayacağını, odağın bunun yerine örgütü "zayıflatmak" olduğunu belirtti.

İsrail kamu yayın kurumu Kan, güvenlik kabinesinin Lübnan içinde sabit askeri noktalarla bir güvenlik kuşağının sürdürülüp sürdürülmeyeceğini ya da sahada kalıcı varlık gerektirmeyen daha esnek bir "hareketli savunma" yaklaşımının mı benimseneceğini ele almasının beklendiğini bildirdi.

Hizbullah "uzun süreli çatışmaya hazırlanıyor"

Öte yandan Hizbullah kaynakları, savaşın son aşamasının başlamasından bir aydan uzun süre geçmesine rağmen örgütün çatışmanın dört ila altı ay sürebileceğini öngördüğünü belirtiyor.

İran'la ilgili gelişmeleri yakından takip eden Hizbullah'ın, özellikle İranlı yetkililerin Lübnan'ın ABD ile yapılabilecek herhangi bir anlaşmada dışlanmayacağı yönündeki işaretleri sonrasında, mevcut durumu büyük ölçüde ayrı bir cephe olarak değerlendirdiği ifade ediliyor.

Örgüt içindeki değerlendirmelerde, Hizbullah'ın çabalarını yoğunlaştırdığı güney Lübnan sahasında pozisyonuna güvendiği belirtiliyor. İsrail saldırılarının Beka Vadisi ile Beyrut'un güney banliyölerini hedef almayı sürdürmesi nedeniyle bu bölgelerin operasyonel kullanımının kısıtlandığı kaydediliyor.

Hizbullah kaynakları, örgütün 2 Mart gecesi başlattığı ilk roket salvosuyla inisiyatifi yeniden ele geçirdiğini ve bunun mevcut çatışma evresini tetiklediğini söylüyor. Bu süreçten önce örgüt aylar boyunca askeri açıdan zayıflamış olarak nitelendiriliyordu.

İsrail'in buna ağır saldırılarla hızlı karşılık vermesi, Lübnan içindeki bazı kesimlerin Hizbullah'ı İran'a destek adına gerilimi tırmandırmakla suçlamasına yol açtı. Ancak örgüt, o tarihten bu yana sahaya uyum sağladığına ve çatışmanın temposunu kendi lehine çevirmeye başladığına inanıyor.

Bu kaynaklara göre Hizbullah, Ekim 2023 ile Kasım 2024 arasındaki dönemden dersler çıkardı. Buna daha gelişmiş füzelerin kullanımına yönelik önceki kısıtlamaların kaldırılması da dahil edildi. Örgüt artık çatışmayı varoluşsal olarak görüyor ve gerekirse daha fazla tırmanmaya hazır olduğunu belirtiyor.

Örgüt, bu hafta başında Aşdod ve Aşkelon yönüne iki uzun menzilli Scud füzesi fırlatıldığını hatırlatarak, yeni saldırıların da gelebileceği mesajını verdi.

Hizbullah ayrıca özellikle Kornet füzeleri olmak üzere tanksavar kapasitesini artırdı. Örgüt bunu İsrail'in Merkava tanklarına karşı önemli bir unsur olarak görüyor. Ayrıca daha küçük ve hareketli birliklere yönelerek, İsrail güçlerini Lübnan toprakları içindeki pusulara çekmeyi hedefliyor.

Örgüt, İsrail'in yüzlerce kayıp verdiği yönündeki iddialarına rağmen, önceki çatışmalara kıyasla kayıplarının daha düşük olduğunu savunuyor. Buna karşılık Lübnan içinde ve sınır hattı boyunca İsrail güçlerine yönelik saldırılarının yoğunluğu ve sıklığının arttığını öne sürüyor.

İsrail güçleri de sınır hattında kayıplar verdiğini kabul ederken, Hizbullah kaynakları yakın mesafeli çatışmaların bu sayıyı daha da artırmasının beklendiğini belirtiyor.

Hizbullah yetkilileri, stratejilerinin İsrail'i uzun süreli bir yıpratma savaşına çekmek olduğunu söylüyor. Bu yaklaşımın, İsrail'in geleneksel olarak hızlı ve kesin darbeler indirme anlayışıyla ters düştüğü ifade ediliyor.

Örgüt ayrıca ABD ve İsrail'deki yaklaşan seçimler gibi siyasi takvimlerin de çatışmanın seyrini etkileyebileceğine inanıyor.

Bununla birlikte, Lübnan içinde tırmanan gerilim konusundaki görüş ayrılıkları da derinleşmeye devam ediyor. Bazı kesimler çatışmanın maliyetini ve belirsiz sonucunu sorguluyor.

Hizbullah ise çatışmaya girme kararını savunarak, Lübnan devletinin İsrail'in neredeyse her gün düzenlediği saldırılar ve ateşkes ihlalleri dahil çözülemeyen sorunları ele alması için bir yıldan uzun süre beklediğini öne sürüyor.

Kaynak: Mepa News

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.

Analiz Haberleri