İran destekli Husilerin Yemen'in Kızıldeniz kıyısında başlattığı hızlı ilerleyişin üzerinden bir hafta geçerken, grubun stratejik deniz geçiş noktalarına ulaşması ve Suudi Arabistan'ın petrol ihracatını tehdit etmesi bölgedeki gerilimi yeniden tırmandırdı.
Husilerin yıllardır gerçekleştirdiği en kapsamlı toprak kazanımlarından biri olarak değerlendirilen operasyon, Yemen'deki yaklaşık 12 yıllık iç savaşı yeniden alevlendirirken küresel akaryakıt fiyatları üzerinde de baskı oluşturdu. Gelişmeler, ABD'nin İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisini sınırlamaya başladığı bir dönemde Tahran'a yeni bir baskı unsuru sağlayabilecek gelişme olarak değerlendiriliyor.
Husiler ayrıca Suudi Arabistan'a ait petrol tesisleri ve tankerleri hedef alan saldırılar düzenliyor. İran destekli Iraklı milislerin sorumlu tutulduğu bir saldırıda Suudi Arabistan'ın doğu-batı petrol boru hattının hedef alınması da Riyad üzerindeki baskıyı artırdı ve küresel petrol piyasalarında dalgalanmaya yol açtı.
Husiler stratejik kıyı hattında ilerliyor
Husiler, Kızıldeniz kıyısındaki önemli liman kenti Hudeyde'nin güneyinde yer alan Maha'yı ele geçirdikten sonra Bab el Mendeb Boğazı yakınındaki bazı adaların kontrolünü sağladı. Barış döneminde dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 12'sinin geçtiği Bab el Mendeb, Kızıldeniz ile Aden Körfezi arasındaki kritik deniz geçiş noktalarından biri olarak öne çıkıyor.
Husilerin kontrol ettiği bölgeler, ABD ve diğer ülkelerin askeri üslerinin bulunduğu Afrika ülkesi Cibuti'ye yaklaşık 32 kilometre mesafeye kadar ulaşıyor.
Husiler, son günlerde ülkenin petrol kaynakları bakımından zengin bölgelerinden Marib çevresinde de yoğun çatışmalara girdi. Husilerin daha önce kenti ele geçirmeye yönelik operasyonları başarısız olmuştu. Marib, aynı zamanda Suudi Arabistan destekli güçler açısından önemli bir askeri merkez niteliği taşıyor.
Husilerin Yemen'in batısındaki Taiz kentine yönelik baskısını da artırdığı belirtiliyor. Kent, iç savaşın önemli cephe hatlarından biri olmayı sürdürüyor.
2014'ten bu yana süren savaş yeniden alevlendi
Husiler 2014 yılında ülkenin kuzeyindeki kalelerinden güneye doğru ilerleyerek başkent Sana'nın ve Yemen'in kuzey kesimlerinin büyük bölümünün kontrolünü ele geçirmişti. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri 2015'te savaşa müdahil olmuş, çatışmalar 2022'de ilan edilen ateşkesle büyük ölçüde durmuştu.
Son saldırılar, ülkedeki farklı silahlı gruplar arasındaki dengeleri yeniden değiştirdi. Suudi Arabistan tarafından desteklenen Yemen hükümeti ve geçmişte birbirleriyle de çatışmış çeşitli güçler, Husilerin ilerleyişini durdurmaya çalışıyor.
Husilerin son saldırıları nedeniyle yaklaşık 125 bin Yemenlinin evlerini terk etmek zorunda kaldığı bildiriliyor. Yemen'deki savaşın 150 binden fazla kişinin ölümüne yol açtığı ve çatışmaların geçmişte ülkeyi kıtlığın eşiğine getirdiği belirtiliyor.
Husilerin bundan sonraki hedefinin ülkenin petrol kaynakları açısından zengin doğu bölgeleri olduğu değerlendiriliyor. Riyad'ın en önemli müttefiki olan ABD'nin ise son gelişmeler karşısında doğrudan müdahalede bulunmadığı görülüyor.
Kaynak: Mepa News