İran medyası, Tahran yönetiminin ABD ile savaşı durdurmayı amaçlayan önerilen anlaşma metnini değerlendirdiğini bildirdi. Söz konusu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın müzakerelerin sürdüğünü ve kısa süre içinde bir anlaşmaya varılabileceğini söylemesinin ardından geldi.
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılar başlatmasının üzerinden üç aydan fazla süre geçerken, çatışmalar çıkmaza girmiş durumda. Geçici bir anlaşmaya yönelik diplomatik girişimler ise henüz somut sonuç vermedi. Bu süreçte dünya enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı büyük ölçüde kapalı kalmaya devam ediyor.
Tahran: ABD'ye güvenmiyoruz
İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansı'nın ismini açıklamadığı bir kaynağa dayandırdığı habere göre İran, anlaşma taslağına henüz resmi yanıt vermedi. Kaynak, Tahran'ın ABD'nin geçmişteki taahhütlerini yerine getirmediği düşüncesi ve iki ülke arasındaki derin güvensizlik nedeniyle öneriye "sert ve temkinli" yaklaştığını belirtti.
Trump ise pazartesi günü yaptığı açıklamada İran ile görüşmelerin sürdüğünü ve nisan ayı başında sağlanan ateşkesi 60 gün daha uzatacak, aynı zamanda Hürmüz Boğazı'nı yeniden açacak bir anlaşmanın gelecek hafta içinde sonuçlanabileceğini ifade etti.
Trump mart ayından bu yana birçok kez İran ile kapsamlı bir anlaşmaya yakın olduklarını söylese de, İran'ın nükleer programının geleceği gibi temel konuların halen çözümsüz olduğu belirtiliyor.
Petrol fiyatları ve küresel endişeler
Müzakerelere ilişkin haberlerin ardından petrol fiyatları salı günü yüzde 1'den fazla gerileyerek önceki günkü sert yükselişin bir kısmını geri verdi. Uluslararası Enerji Ajansı'ndan (IEA) üst düzey bir yetkili ise küresel petrol stoklarının tarihi seviyelerde düşebileceği uyarısında bulundu.
İran'ın Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatması nedeniyle enerji piyasalarında ciddi baskı oluşmuş durumda. Küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık beşte biri normal şartlarda bu boğaz üzerinden gerçekleştiriliyor.
Lübnan cephesi gerilimi sürüyor
İran savaşı aynı zamanda İsrail ile Hizbullah arasındaki yeni çatışma dalgasını da tetikledi. İsrail, son 25 yılın en derin kara operasyonlarından birini Lübnan'da yürütüyor.
Lübnanlı güvenlik kaynaklarına göre İsrail ordusu salı günü de Güney Lübnan'daki çeşitli yerleşimlere saldırılarını sürdürdü. ABD arabuluculuğuyla pazartesi günü açıklanan kısmi ateşkes kapsamında İsrail'in Beyrut ve Hizbullah'ın kontrolündeki güney banliyölerine saldırmaması, Hizbullah'ın da İsrail'e yönelik saldırılarını durdurması öngörülüyor.
Ancak anlaşma Lübnan kamuoyunu rahatlatmadı. Ülkede yaklaşık 1,2 milyon kişi yerinden edilmiş durumda. Beyrut semalarında dolaşan İsrail insansız hava araçları da gerginliği artırıyor.
Lübnan hükümeti, çarşamba günü Washington'da İsrail ile yapılacak görüşmelerde ateşkesi genişletmeye çalışacağını açıkladı.
Netanyahu iç baskı altında
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise Beyrut'a yönelik saldırıları sınırlandırabilecek herhangi bir anlaşma nedeniyle iç politikada eleştirilerle karşı karşıya bulunuyor. İsrail'de yıl sonuna doğru yapılması beklenen seçimler öncesinde Netanyahu'nun kamuoyu desteğinin zayıfladığı ve mevcut anketlerde seçimi kaybedebileceğinin öngörüldüğü belirtiliyor.
İran'ın talepleri
İranlı kaynaklara göre Tahran, ekonomik baskıyı hafifletmek isterken nükleer programı konusunda büyük tavizler vermemek amacıyla sınırlı kapsamlı bir geçici anlaşma üzerinde duruyor.
İran'ın olası anlaşma kapsamında başlıca talepleri şunlar:
- Lübnan dahil tüm cephelerde çatışmaların sona ermesi,
- Milyarlarca dolarlık petrol gelirine yeniden erişim sağlanması,
- Ham petrol ihracatına yönelik muafiyetler verilmesi,
- İran limanlarına uygulanan ABD ablukasının kaldırılması,
- Hürmüz Boğazı üzerindeki stratejik etkisini koruması.
Buna karşılık Trump yönetimi, hem Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak hem de ABD'deki yakıt fiyatlarını düşürmek isterken İran'a aşırı taviz vermemeye çalışıyor.
Hürmüz'de geçişler İran izniyle yapılıyor
İran Devrim Muhafızları salı günü yaptığı açıklamada son 24 saat içinde 24 geminin Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yaptığını duyurdu. Açıklamada, söz konusu geçişlerin Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri'nin izniyle gerçekleştirildiği belirtildi.
İran ayrıca, İsrail'in Beyrut'a yönelik saldırılarını yeniden başlatması halinde Kızıldeniz'in girişindeki stratejik Babülmendep Boğazı'ndaki ablukayı da genişletebileceği tehdidinde bulundu.
Irak limanında gemi vuruldu
Deniz taşımacılığındaki risklerin arttığını gösteren yeni bir olayda, dünyanın en büyük konteyner taşımacılığı şirketlerinden MSC, gemilerinden birinin pazartesi günü Irak'ın Ümm Kasr Limanı'nda iki füzeyle vurulduğunu açıkladı.
Devrim Muhafızları saldırının sorumluluğunu üstlenerek, olayın Umman Körfezi'nde bir İran gemisine yönelik ABD saldırısına misilleme olarak gerçekleştirildiğini duyurdu.
Çatışmaların sürmesi ve diplomatik sürecin belirsizliği, enerji piyasaları ile bölgesel güvenlik açısından önümüzdeki günlerde kritik gelişmeler yaşanabileceğine işaret ediyor.
Kaynak: Mepa News, Ajanslar