ABD’nin İran’ın başkenti Tahran’ın kuzeyindeki Kerec kentinde bulunan B1 Köprüsü’ne düzenlediği son saldırı, uzmanlara göre ABD-İsrail saldırılarının niteliğinde önemli bir değişime işaret ediyor.
İran’da mimari açıdan önemli projelerden biri olarak görülen ve ülkenin en büyük, Orta Doğu’nun ise en yüksek köprülerinden biri olması planlanan B1 Köprüsü’nün hedef alınması, askeri veya nükleer tesislerle sınırlı olan saldırıların sivil altyapıya doğru genişlediği yorumlarına yol açtı.
Analistlere göre askeri hedeflerden enerji, ulaşım ve hizmet altyapısına yönelik saldırılara geçilmesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ı “taş devrine döndürme” yönündeki sert açıklamalarıyla da örtüşüyor.
İranlı yetkililer ise bu değişimin Washington’da artan “hayal kırıklığını” yansıttığını savunuyor. Yetkililere göre ABD, İran’ın askeri operasyonları durdurma yönündeki taleplere boyun eğmemesi ve “maksimum baskı” politikasının sonuç vermemesi nedeniyle strateji değişikliğine gidiyor.
Uzmanlar, ABD ve İsrail’in sivil altyapıyı hedef alarak ekonomik ve hizmet sistemlerini felç etmeyi ve bunun üzerinden iç kamuoyunda baskı oluşturmayı hedeflediğini belirtiyor.
Köprü saldırısı
Bu bağlamda Perşembe günü Kerec kentinde bulunan B1 Köprüsü’ne yönelik düzenlenen saldırı dikkat çekti. Hava saldırısının iki aşamada gerçekleştirildiği ve Tahran ile Kerec'i birbirine bağlayan köprünün ana bölümünün hedef alındığı bildirildi.
Sosyal medyada dolaşıma giren görüntülerde ikinci saldırının ardından köprünün bazı bölümlerinin çöktüğü görülürken, projenin açılışından önce hizmet dışı kaldığı belirtildi.
İran devlet televizyonu ise ikinci saldırının, ilk saldırının ardından olay yerine gelen kurtarma ekipleri bölgede çalışırken gerçekleştiğini duyurdu.
Yaklaşık bir kilometre uzunluğundaki B1 Köprüsü, Tahran ile Kerec arasında kronikleşen trafik sorununu azaltması beklenen önemli bir ulaşım projesi olarak öne çıkıyordu.
ABD Başkanı Trump saldırıyı öven bir açıklama yaparak İran’ı “çok geç olmadan anlaşma yapmaya” çağırdı ve anlaşma sağlanmaması halinde İran’ın enerji altyapısının da hedef alınabileceği uyarısında bulundu.
Sivil tesisler de hedef alındı
Saha verileri, son dönemde ABD ve İsrail saldırılarının kapsamının genişlediğine işaret ediyor. İranlı yetkililer saldırıların sivil altyapıyı da hedef aldığını savunuyor.
Elektrik dağıtım şirketinin açıklamasına göre saldırıların ardından Tahran ve bazı şehirlerde ciddi elektrik kesintileri yaşandı ve bazı bölgeler uzun süre karanlıkta kaldı.
İran Sağlık Bakanlığı da Tahran’daki bir asrı aşkın geçmişe sahip tıbbi araştırma merkezi Pasteur Enstitüsü’nün hava saldırılarında hasar gördüğünü duyurdu. Bakanlık sözcüsü Hüseyin Kermanpur saldırıyı “küresel sağlık güvenliğine yönelik doğrudan bir saldırı” olarak nitelendirdi.
Ayrıca kanser ilaçları da dahil olmak üzere birçok tıbbi ürün üreten Tofiq Darou ilaç üretim tesisinin de saldırılarda ağır hasar gördüğü bildirildi.
Bunun yanında Tahran’daki bazı yerleşim bölgeleri ve üniversitelerin de saldırılardan etkilendiği kaydedildi.
Analistler, bu tür saldırıların Washington ve Tel Aviv’i uluslararası eleştirilere açık hale getirebileceğini belirtirken, İran’da ise ulusal birlik ve seferberlik söylemini güçlendirdiğini ifade ediyor.
Kaynak: Mepa News