İranlı Yahudilere dair bilinenler neler?

İran’daki Yahudi toplumu, sinagogları, okulları ve dini özgürlükleriyle Orta Doğu’nun en büyük Yahudi topluluklarından biri olmaya devam ediyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yıllardır İran’ı Yahudiler için “varoluşsal tehdit” olarak tanımlayan söylemlerine rağmen, İran dünyanın en eski Yahudi topluluklarından birine ev sahipliği yapmayı sürdürüyor.

Uzmanlara göre Yahudilerin İran’daki tarihi yaklaşık 2700 yıl öncesine, Babil sürgünü dönemine kadar uzanıyor. İbranice kutsal sayılan metinlerde Pers krallarıyla Yahudiler arasındaki yakın ilişkilere sık sık atıfta bulunulurken, bugün İran’ın Hamedan kentinde yer alan Ester ve Mordehay türbeleri Yahudiler için önemli ziyaret noktaları arasında kabul ediliyor.

İranlı akademisyen Farhang Jahanpour, İran’ın tarihsel olarak bölgedeki birçok ülkeye kıyasla güçlü bir Yahudi karşıtlığı geçmişine sahip olmadığını belirterek, İranlı Yahudilerin büyük bölümünün ülkeyi kendi vatanı olarak gördüğünü söylüyor.

Pennsylvania Eyalet Üniversitesi’nden tarihçi Lior Sternfeld de İran’daki Yahudilerin özellikle İslam’ın gelişinden sonra “ehli kitap” statüsüyle koruma gördüğünü ve zamanla ülkenin ekonomik ve kültürel hayatında önemli rol üstlendiğini ifade ediyor.

1906’daki Meşrutiyet Devrimi sonrasında Yahudilere parlamentoda temsil hakkı verilmesi ise İran’daki Yahudi toplumunun resmi olarak tanınması açısından dönüm noktası kabul ediliyor.

İkinci Dünya Savaşı sırasında İran, Avrupa’dan kaçan binlerce Yahudi mülteciye de geçici sığınak sağlamıştı.

1948’de İsrail'in kurulmasının ardından İran ile Tel Aviv arasında yakın ilişkiler gelişse de, 1979’daki devrim sonrasında tablo değişti. İran’ın ilk dini lideri Ruhullah Humeyni, yayınladığı fetvada İranlı Yahudiler ile Siyonist hareket arasında ayrım yaparak Yahudilerin korunacağını ilan etti.

Buna rağmen devrim sonrası çok sayıda Yahudi İran’dan ayrıldı. Ancak uzmanlara göre İran’dan göç eden Yahudilerin büyük bölümü İsrail yerine ABD’ye yerleşti.

Bugün İran’da yaklaşık 10 ila 15 bin Yahudi yaşadığı tahmin ediliyor. Bu sayı geçmişe göre düşük olsa da İran halen Orta Doğu’daki en büyük Yahudi topluluklarından birine sahip.

Başkent Tahran başta olmak üzere Şiraz ve İsfahan’da yaşayan Yahudilerin sinagogları, okulları, koşer restoranları ve kasapları bulunuyor.

İranlı Yahudilerin İsrail’e yaklaşımının ise daha karmaşık olduğu belirtiliyor.
Uzmanlara göre birçok İranlı Yahudi İsrail’i dini açıdan kutsal bir yer olarak görürken, siyasi aidiyet açısından kendilerini İranlı kabul ediyor.

Geçtiğimiz ay İsrail’in Tahran’daki Rafi-Nia Sinagogu yakınlarını hedef alan saldırısı sonrası İran Yahudi toplumunun temsilcileri saldırıyı kınamış ve İran devletine bağlılıklarını vurgulamıştı.

İran Parlamentosu’ndaki Yahudi temsilci Homayoun Sameh, saldırının yalnızca Müslümanları değil Yahudileri de hedef aldığını söylemişti.

İranlı-Amerikalı Yahudi aktivist Etan Mabourakh ise Batı’daki İran algısının eksik olduğunu savunarak, İran yönetiminin “ehli kitap” olarak gördüğü topluluklara karşı belirli bir saygı gösterdiğini ifade etti.

Kaynak: Mepa News, Middle East Eye

Yorum Yap
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Tarih Haberleri