İslami Dayanışma Platformu'ndan "terörün finansmanı" operasyonlarına tepki

İslami Dayanışma Platformu, "terörün finansmanı" suçlamalarıyla yürütülen bazı soruşturma ve operasyonların ciddi mağduriyetlere yol açtığını belirtti.

İslami Dayanışma Platformu, son dönemde bazı vakıf, dernek ve şahıslara yönelik "terörün finansmanı" suçlamalarıyla yürütülen soruşturma ve operasyonlara tepki göstererek, uygulamaların hukuki temellerinin zayıf olduğunu ve ciddi mağduriyetlere yol açtığını belirtti.

Platform tarafından yayınlanan açıklamada, Türkiye'de uzun süredir devam eden hukuk ve adalet sorunlarının keyfi uygulamalarla daha da derinleştiği ifade edilerek, özellikle İslami çevrelere yönelik bazı soruşturma ve operasyonların "28 Şubat zihniyetinin izlerini taşıdığı" iddia edildi.

Açıklamada, söz konusu soruşturmalarda somut suç isnatlarından ziyade kişilerin dini ve ideolojik görüşlerinin sorgulandığı savunularak, bunun hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığı ifade edildi.

"Düşünceler değil, eylemler yargılanmalı"

Platform, bazı soruşturmalarda şüphelilere cuma namazına gidip gitmedikleri, devleti ve yöneticileri nasıl değerlendirdikleri gibi sorular yöneltildiğini ileri sürerek, bu yaklaşımın "düşünce polisliği" anlamına geldiğini belirtti.

Açıklamada, hukuk devletinin kişilerin düşüncelerini değil, yalnızca suç teşkil eden somut eylemlerini yargılaması gerektiği vurgulandı.

"Yardım bağışları suçlama konusu yapılıyor"

İslami Dayanışma Platformu, geçmiş yıllarda savaş ve kriz bölgelerindeki mağdurlara yardım amacıyla yapılan bazı bağışların, sonradan "terörün finansmanı" kapsamında değerlendirilmesinin yeni mağduriyetler doğurduğunu savundu.

Açıklamada, resmi bankacılık sistemi üzerinden yapılan ve miktarı kimi zaman birkaç yüz lira ile sınırlı olan yardımlar nedeniyle çok sayıda kişinin yargılandığı ve ceza aldığı kaydedildi.

Platform, bağış yapan kişilerin yardım çağrılarının arkasındaki yapıların hukuki durumunu bilmesinin beklenemeyeceğini belirterek, bu tür davalarda kişilerin niyetlerinin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Bakanlıklara çağrı

Açıklamanın sonunda başta İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı olmak üzere ilgili kurumlara çağrıda bulunularak, keyfi uygulamaların sonlandırılması ve mağduriyetlerin giderilmesi talep edildi.

Platform ayrıca, İslami hassasiyetlere sahip kişi ve grupların sürekli şüphe altında tutulduğu anlayışın terk edilmesi gerektiğini savunarak, hukukun üstünlüğü ilkesine uygun bir yaklaşım benimsenmesi çağrısında bulundu.

Kaynak: Mepa News

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.

Hak İhlalleri Haberleri