"İslami NATO" tartışması: Mekke Anlaşması Arap basınının gündeminde

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Mekke'de imzalanan ortak savunma anlaşması Arap medyasında farklı şekillerde değerlendirildi.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Mekke'de imzalanan ortak savunma anlaşması Arap medyasında ve bölgesel kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Bölgedeki medya kuruluşları anlaşmayı farklı tonlarda ele alırken, birçok analist bunun Orta Doğu'da yeni bir güvenlik mimarisinin başlangıcı olabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in katılımıyla imzalanan "Mekke Ortak Savunma Anlaşması", İran-İsrail gerilimi ve Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik krizinin devam ettiği bir dönemde hayata geçirildi.

Arap medyasında farklı yaklaşım

Suudi Arabistan'ın El Arabiya ve Katar merkezli El Cezire televizyonları anlaşmayı canlı yayınlar ve geniş analizlerle takip ederken, Birleşik Arap Emirlikleri medyası konuya oldukça sınırlı yer verdi.

Anlaşma, Pakistan'ın kısa süre önce Suudi Arabistan öncülüğünde Kızıldeniz, Babülmendep ve Aden Körfezi'ndeki deniz ticaret yollarını korumayı amaçlayan çok uluslu deniz güvenliği girişimine destek vermesinin ardından imzalandı.

İran'da farklı değerlendirmeler

Tahran rejimi anlaşmaya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmazken, İranlı siyasetçiler ve uzmanlar farklı değerlendirmelerde bulundu.

Reformist ve ılımlı çevreler, anlaşmanın Körfez ülkelerinin caydırıcılığını artırabileceğini ve bölgede yeni bir güvenlik mimarisinin oluşmasına katkı sağlayabileceğini savundu.

Muhafazakâr isimler ise anlaşmanın önemini küçümseyici değerlendirmelerde bulunarak bunun Suudi Arabistan'ın "dış güçler aracılığıyla güvenlik arayışının yeni bir örneği olduğunu" ve "Riyad'ın ABD'ye olan güven kaybının göstergesi sayılabileceğini" ileri sürdü.

"İran ve İsrail'e mesaj"

Suudi siyaset analisti Halid Batarfi, El Cezire'ye yaptığı değerlendirmede anlaşmanın savunma amaçlı olduğunu ancak herhangi bir saldırıya ortak karşılık verilmesini de öngördüğünü belirtti.

Batarfi, bunun özellikle İran veya İsrail'den gelebilecek olası tehditlere karşı caydırıcı bir mesaj taşıdığını ifade ederek, Tahran'ın artık bu üç ülkeden herhangi birine yönelik adım atmadan önce daha dikkatli hesap yapmak zorunda kalacağını söyledi.

El Arabiya'ya konuşan askeri analist Faysal el Hamd da anlaşmanın, bölgenin güvenlik ve istikrarını korumaya yönelik tamamen savunma amaçlı yeni bir ittifakın kurulduğunu gösterdiğini belirtti.

"Yeni bölgesel düzenin çekirdeği"

Bazı Arap yorumcular ise anlaşmayı gelecekte daha geniş kapsamlı bir bölgesel güvenlik sisteminin başlangıcı olarak değerlendirdi.

Siyasi analist Munif Ammaş, savunma anlaşmasının "yeni bir bölgesel düzenin çekirdeğini" oluşturabileceğini söylerken, Suudi Arabistan'ın İran destekli gruplarla mücadelede yeni kurallar belirlemeye başladığını ifade etti.

Mısırlı gazeteci Cemal Sultan ise sosyal medya hesabında anlaşmayı "tarihi bir gelişme" olarak nitelendirerek, "Dünya belki de yeni bir 'İslami NATO'nun doğuşuna tanıklık ediyor." değerlendirmesinde bulundu.

Iraklı araştırmacı Lika Mekki de El Cezire'de yaptığı değerlendirmede, ittifaka ilerleyen dönemde Suriye, Katar ve Kuveyt gibi ülkelerin de katılabileceğini öne sürdü.

Mısır'da "diplomatik başarısızlık" tartışması

Anlaşmanın en fazla tartışıldığı ülkelerden biri de Mısır oldu.

Devlet televizyonu El Kahire News gelişmeyi ana haber bültenlerinde öne çıkarırken, bazı muhalif yorumcular Kahire'nin anlaşmaya dahil olmamasını "diplomatik başarısızlık" olarak değerlendirdi.

Buna karşılık bazı uzmanlar ise Mısır'ın mevcut şartlarda anlaşmanın dışında kalmasının doğru bir tercih olduğunu savundu.

ABD'de yaşayan gazeteci Muhammed Şehud ise Mısır'ın imza töreninde yer almamasının gelecekte ittifaka katılmasının önünde bir engel oluşturmadığını ifade etti.

Mısırlı yazar Yahya el Cebeli ise anlaşmayı "Orta Doğu'daki güç dengelerini değiştirebilecek tarihi bir ittifak" olarak nitelendirirken, bazı yorumcular ise ittifakın uzun vadede ne kadar sürdürülebilir olacağı konusunda soru işaretleri bulunduğunu dile getirdi.

Kaynak: Mepa News

Yorum Yap
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.
Yorumlar (2)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Haberler Haberleri