İsrail, Batı Şeria'da Oslo Anlaşması'yla çizilen sınırları değiştiriyor

İsrail ordusunun Ocak 2025'te başlattığı operasyonun ardından Cenin ve çevresinde yürütülen kazı, yol yapımı ve arazi gaspları, Batı Şeria'daki askeri varlığın geçici operasyonların ötesine taşındığına işaret ediyor.

İsrail ordusunun Ocak 2025'te başlattığı “Demir Duvar” operasyonunun ardından işgal altındaki Batı Şeria'nın kuzeyinde askeri varlığını kalıcılaştırmaya yönelik adımlar attığına ilişkin yeni göstergeler ortaya çıktı.

Cenin ve çevresindeki askeri faaliyetleri inceleyen araştırmalar, İsrail'in daha önce geçici operasyonlarla sınırlı tuttuğu askeri varlığını, Filistin Yönetimi'nin kontrolündeki bölgelere doğru genişletmeye başladığını ortaya koyuyor. Özellikle araziye el koyma kararları, yeni yolların açılması ve askeri tesislerin kurulmasına yönelik çalışmalar dikkat çekiyor.

Askeri varlık Alan A'ya taşınıyor

İsrail'in Batı Şeria'daki askeri konuşlanmasının uzun yıllar boyunca ağırlıklı olarak Oslo Anlaşmaları kapsamında İsrail'in güvenlik ve idari kontrolündeki Alan C'de yoğunlaştığı belirtiliyor.

Ancak Cenin'deki son gelişmeler bu tablonun değiştiğine işaret ediyor. Mayıs 2026'da İsrail ordusu, Cenin kentindeki El Cabriyat bölgesinde yaklaşık 7 dönümlük araziye “askeri amaçlar” gerekçesiyle el konulmasını öngören bir karar çıkardı. Söz konusu bölge, Oslo düzenlemesine göre Filistin Yönetimi'nin sivil ve güvenlik sorumluluğundaki Alan A içerisinde bulunuyor.

İsrail'in kararında arazinin askeri amaçlarla kullanılacağı ve el koyma işleminin 2028'in sonuna kadar geçerli olacağı belirtildi. Bölgedeki çalışmaların ardından arazide kazı ve tesviye faaliyetlerinin başladığı bildirildi.

İsrail basınında da Cenin yakınlarında kalıcı bir askeri üs kurulmasına yönelik planların gündemde olduğu bildirildi. Haziran ayında yayınlanan haberlerde, ordunun Cenin bölgesinde kalıcı bir üs kurarak “Demir Duvar” operasyonuyla elde edilen askeri kazanımları korumayı planladığı aktarıldı.

Oslo düzeninde yeni bir aşama

Oslo Anlaşmaları uyarınca Batı Şeria, A, B ve C olmak üzere üç bölgeye ayrılmıştı. Alan A, Filistin Yönetimi'nin sivil ve güvenlik kontrolünde, Alan B, sivil açıdan Filistin Yönetimi'nin, güvenlik açısından ise İsrail'le koordineli yapının bulunduğu bölge; Alan C ise İsrail'in tam kontrolündeki alan olarak belirlenmişti.

Bu nedenle İsrail ordusunun Alan A içerisinde kalıcı askeri altyapı oluşturması, yalnızca yeni bir askeri konuşlanma olarak değil, Oslo düzeninde uzun süredir var olan fiili sınırların aşılması açısından da önem taşıyor.

İsrail'in Cenin'deki uygulamaları, Batı Şeria'nın kuzeyinde daha geniş kapsamlı bir yeniden yapılanmanın parçası olarak değerlendiriliyor. İsrail'in ayrıca Cenin çevresindeki eski askeri noktaları yeniden kullanıma açtığı ve yeni askeri ulaşım güzergahları oluşturduğu yönünde bulgular bulunuyor.

Cenin'de kalıcı üs planı

İsrail ordusundan bir kaynak, Haziran ayında yaptığı açıklamada Cenin bölgesinde kalıcı bir askeri üs kurulmasının planlandığını doğruladı. Kaynağa göre karar, operasyonların ardından İsrail askerlerinin bölgeden çekilmemesi ve Cenin'deki askeri kazanımların korunması yönündeki siyasi karara dayanıyor.

İsrail ordusu, bu adımı Filistinli silahlı grupların yeniden örgütlenmesini engellemek ve kuzey Batı Şeria'daki saldırıları önlemek amacıyla savunuyor. İsrail tarafı, “Demir Duvar” operasyonunun başlamasından bu yana bölgede silahlı faaliyetlerde önemli bir düşüş yaşandığını savunuyor.

Ancak söz konusu askeri varlığın kalıcı hale gelmesi, Cenin ve çevresindeki Filistinlilerin gelecekteki hareket alanı ve bölgenin idari statüsü açısından yeni bir durum ortaya çıkarıyor.

Batı Şeria'nın kuzeyinde harita değişiyor

Cenin'deki gelişmeler, İsrail'in Batı Şeria'nın kuzeyinde yalnızca güvenlik operasyonları yürütmekle kalmayıp, sahadaki fiziksel ve coğrafi yapıyı da değiştirmeye başladığına ilişkin değerlendirmeleri güçlendiriyor.

İsrail'in araziye el koyması, askeri yollar açması ve yeni üsler oluşturması, daha önce geçici operasyonlarla sınırlı olan askeri varlığın uzun vadeli bir yapıya dönüşmesi ihtimalini gündeme getiriyor. Bazı araştırmacılar bu gelişmelerin, İsrail'in Cenin bölgesindeki askeri varlığını yeniden tesis etme yönünde temel bir politika değişikliğine işaret ettiğini belirtiyor.

Dolayısıyla Cenin'de yaşanan süreç, yalnızca yeni bir askeri operasyon olarak değil, Oslo Anlaşmaları sonrasında oluşan coğrafi ve idari düzenin sahada yeniden şekillendirilmesi açısından da önem taşıyor.

Kaynak: Mepa News, Al Jazeera

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.

Haberler Haberleri