2023'ten önce Gazze'de zeytin hasadı, Mahmud Dveyma için yılın en çok beklenen dönemlerinden biriydi.
75 yaşındaki Dveyma, 14 çocuğu ve torunlarıyla birlikte eylül ve ekim aylarında hasat için hazırlık yapıyor, ailece Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Cuhru'd-Dik bölgesinde bulunan ve 200'den fazla zeytin ağacının yer aldığı arazisine gidiyordu.
Aile, sabahın erken saatlerinde Şucaiye mahallesindeki evlerinden yaklaşık 7 kilometre uzaklıktaki araziye hareket ediyordu. Yanlarında uzun merdivenler, ağaçların altına serilen plastik örtüler, zeytinleri toplamak için kovalar ve gün boyunca yetecek yiyecekler bulunuyordu.
Zeytin hasadı, Dveyma ailesi için yalnızca tarımsal bir faaliyet değildi. Aile üyeleri gün boyunca arazide birlikte çalışıyor, yemeklerini burada yiyor ve akşam evlerine zeytin dolu çuvallarla dönüyordu.
Ancak İsrail'in Gazze'ye yönelik giriştiği savaş, bu geleneği de büyük ölçüde ortadan kaldırdı. Dveyma'nın arazisi tamamen buldozerlerle tahrip edilirken geriye tek bir zeytin dalının dahi kalmadığını söyledi.
Dveyma, "Tek bir dal bile kalmadı" diyerek onlarca yıl boyunca yetiştirdiği ağaçların tamamının yok edildiğini anlattı.
Gazze'nin zeytinliklerinin yüzde 90'ı yok oldu
Filistin Tarım Bakanlığı verilerine göre Gazze Şeridi, bir zamanlar zeytin ağaçlarıyla kaplı arazilerin yaklaşık yüzde 90'ını kaybetti. Bakanlık, zeytin ağacı sayısının yaklaşık 2 milyondan 150 bine, yıllık zeytin üretiminin ise yaklaşık 40 bin tondan 5 bin tona gerilediğini bildiriyor.
Zeytinyağı üretiminin de yıllık yaklaşık 5 bin tondan 700 tona düştüğü belirtiliyor.
Filistin Tarım Bakanı Rızk Selimiye, Temmuz 2026'da yaptığı açıklamada, savaşın başlamasından bu yana Gazze'de 1,6 milyondan fazla zeytin ağacının yok edildiğini söyledi.
Dveyma'nın kendi arazisindeki kaybı ise bu rakamların ötesinde, ailesinin onlarca yıllık geçim kaynağının ortadan kalkması anlamına geliyor.
Savaş öncesinde arazisinden yılda yaklaşık 70 ila 80 bidon zeytinyağı elde eden Dveyma, her bir bidonun yaklaşık 16 litre olduğunu belirtti. Aile ayrıca salamura yapmak için önemli miktarda zeytin topluyor, ürünün bir bölümünü komşularıyla paylaşıyordu.
Dveyma, zeytinyağı satışından yılda yaklaşık 13 bin ila 15 bin dolar gelir elde ettiğini, zeytin satışlarının da buna ek gelir sağladığını söyledi.
"Her yıl ürettiğimiz yağ, bir sonraki hasada kadar geçim masraflarımı karşılamaya yeterdi" diyen Dveyma, hasadın bir bölümünü komşularına vermenin de zeytin kültürünün bir parçası olduğunu ifade etti.
Zeytin sektörü ekonomik zincirin önemli parçasıydı
Gazze Tarım Bakanlığı Kırsal Kalkınma Genel Müdürü Şahir er Rifi'ye göre, 2022'de Gazze'de yaklaşık 44 bin dönüm, yani 4 bin 400 hektar zeytinlik bulunuyordu.
Er Rifi, bu arazilerden yaklaşık 31 bin ton zeytin üretildiğini ve ürünün Gazze Şeridi genelindeki 41 zeytinyağı fabrikasında işlendiğini belirtti.
Bugün ise Gazze'de yaklaşık 5 bin dönüm zeytinlik kaldığı, bunlardan yıllık 4 bin ila 5 bin ton arasında zeytin elde edildiği ifade ediliyor.
Er Rifi, Gazze'de faaliyet gösteren zeytinyağı fabrikası sayısının da 41'den 9'a düştüğünü söyledi. Bu tesislerin büyük bölümü Gazze kenti ve Gazze'nin orta kesimlerinde bulunuyor.
Kalan tesislerin çalıştırılması da enerji ve yakıt sıkıntısı nedeniyle güçlükle sürdürülüyor.
Er Rifi, bir zeytin işleme tesisinin saatte yaklaşık 20 litre dizel yakıt tüketebildiğini, yakıtın ise Gazze'de kıt ve son derece pahalı olduğunu belirtti.
Tarım Bakanlığı bu nedenle faal durumdaki zeytinyağı fabrikalarını tarımsal üretim zincirinin devamlılığı açısından stratejik tesisler olarak değerlendiriyor.
Hasat dönemi binlerce kişiye iş imkanı sağlıyordu
Zeytin sezonunun ekonomik etkisi yalnızca çiftçiler ve zeytinyağı fabrikalarıyla sınırlı değildi.
Er Rifi'ye göre savaş öncesinde zeytin sezonu Gazze genelinde günde 22 binden fazla kişiye istihdam imkanı oluşturuyordu. Zeytinlerin toplanması, taşınması, fabrikalarda işlenmesi, yağın paketlenmesi, pazarlanması ve satışı için binlerce kişi çalışıyordu.
Zeytinlerin işlenmesinden geriye kalan atıklar da yakıt, gübre ve sabun üretiminde kullanılıyordu.
Er Rifi, sınırlı doğal kaynaklara sahip Gazze'de tarımın uzun yıllar boyunca ekonominin en önemli üretim alanlarından biri olduğunu belirterek zeytin ağacının Filistinlilerin toprakla ve geçmişleriyle kurduğu bağın sembollerinden biri olduğunu söyledi.
Hasat yalnızca ekonomik değil, sosyal bir gelenekti
Gazze'de zeytin hasadı, ekonomik faaliyet olmanın ötesinde aile ve toplum hayatının önemli bir parçasıydı.
Hasat dönemi iki hafta, bazı ailelerde ise bir ay kadar sürüyordu. Aileler gün doğumundan gün batımına kadar tarlalarda kalıyor, çocuklar ağaçların arasında oynuyor, kadınlar toplanan zeytinleri ayırıyor, akrabalar ve komşular hasada katılıyordu.
Yeşil ve siyah zeytinlerin ayrılması, yaprakların temizlenmesi, tarlada yemek hazırlanması, ilk hasadın zeytinyağı fabrikasına götürülmesi ve sezonun ilk yağının tadılması, hasat döneminin gelenekleri arasında yer alıyordu.
Gazze'nin kuzeyindeki Beyt Lahiye'de yaşayan 59 yaşındaki Mazuna Ebu Riyyaş da ailesine ait arazide 40'tan fazla zeytin ağacının yanı sıra onlarca limon ağacı bulunduğunu anlattı.
Bugün Gazze'nin orta kesimindeki Deyr el Belah'ta yerinden edilmiş durumda yaşayan Ebu Riyyaş, zeytin hasadının yılın en güzel dönemi olduğunu belirtti.
Hasat döneminde yaz sıcaklıklarının azalmasıyla aile üyeleri arazide küçük ateşler yakıyor ve yemeklerini birlikte hazırlıyordu.
Ebu Riyyaş'ın zeytin hasadıyla özdeşleştirdiği yemeklerden biri, önceki sezonun zeytinyağıyla hazırlanan geleneksel Filistin yemeği "galayet bandora" olurken, yeni sezonun ilk yağının çıkmasının ardından ise ekmek, soğan, tavuk, sumak ve bol miktarda zeytinyağıyla hazırlanan "musahhan" yapılıyordu.
Ebu Riyyaş, "Bunu tarlada, herkesin önünde hazırlardık ve hep birlikte yerdik" dedi.
Gazze'deki zeytinliklerin yok edilmesi, bu nedenle yalnızca tarımsal üretimdeki kaybı değil, ailelerin bir araya geldiği, komşuların birbirleriyle dayanışma gösterdiği ve nesiller boyunca aktarılan toprak bağının sürdürüldüğü sosyal bir geleneğin de ortadan kalkmasını beraberinde getirdi.
Kaynak: Mepa News, Mondoweiss