Lübnanlı yetkililer ve bölge sakinleri, İsrail ordusunun "ekokırım" politikasının bir parçası olarak, sistematik şekilde ülkenin güneyinde geniş orman ve tarım alanlarını yaktığı bildirildi.
Şakra köyünde yaşayan 36 yaşındaki Haydar Kuteyş, yalnızca beş kilometre uzaklıkta olan ancak İsrail ordusunun kontrolünde bulunan memleketi Hula'daki tarlaların ve meyve bahçelerinin yangınlar tarafından yok edildiğini izlediğini söyledi.
Dört çocuk babası Kuteyş AFP'ye telefonla yaptığı açıklamada, "Her şeyi yaktılar. Tarlaların tamamen siyaha döndüğünü görebilirsiniz" dedi. "Topraklarını yakmadıklarının arazilerini ise buldozerlerle dümdüz ettiler" diyen Kuteyş, "Çok büyük bir kayıp ve yapabileceğimiz hiçbir şey yok" ifadelerini kullandı.
Lübnan hükümetine bağlı Ulusal Bilimsel Araştırma Konseyi (CNRS), İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmaların Ekim 2023'te başlamasından bu yana İsrail'in askeri faaliyetleri nedeniyle yarısı tarım arazisi olmak üzere 160 kilometrekarelik alanın yandığını belirtiyor.
Haziran ayından bu yana sözde ateşkes yürürlükte olmasına rağmen İsrail güneyi bombalamaya ve sınır köylerini yıkmaya devam ediyor.
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, İsrail'in güneyde "yakıp yıkma politikası" izlediğini söyledi.
Nebatiye bölgesindeki sivil savunma teşkilatının başkanı Hüseyin Fakih, ekiplerinin temmuz ayından bu yana hem İsrail askerlerinin konuşlandığı bölgelerin içinde hem de bu bölgelere komşu alanlarda yangınlar gözlemlediğini söyledi. Fakih AFP'ye yaptığı açıklamada yangınların İsrail'in "bombaları ve İHA'ları" ile, bazen de yangın çıkarıcı fosfor mühimmatları ve misket bombalarıyla başlatıldığını belirtti.
İsrail'in "güvenlik bölgesi"ne bitişik Kafrşuba'da Belediye Başkanı Kasım el-Kadri, bu ay düzenlenen bir İsrail saldırısının çoğunluğu ormanlık olan geniş bir alana yayılan yangına yol açtığını söyledi.
Kadri, ateşkes izleme mekanizması uyarınca İsrail ordusunun itfaiyecilerin bölgeye girişine izin vermesini beklerken sakinlerin umutsuzca yangını kendi imkanlarıyla söndürmeye çalıştığını belirtti.
Sivil savunmadan Fakih, iznin ancak "ertesi gün, yangın her şeyi yaktıktan sonra verildiğini" söyledi.
Çevre Bakanı Tamara el-Zeyn, güneyde "ekokırım" olarak nitelendirdiği durumu kınayarak İsrail ordusunun Lübnan topraklarının geniş kesimlerini "kasıtlı olarak" yaktığını vurguladı.
CNRS Direktörü Şadi Abdullah AFP'ye yaptığı açıklamada, 2023-2024 çatışmaları sırasında "yangınların sınır şeridiyle sınırlı kaldığını", ancak çatışmaların bu yıl yeniden başlamasından sonra yangınların daha geniş alanlara yayıldığını söyledi.
Abdullah, İsrail ordusunun "sistematik biçimde toprakları yaktığını" ve "evlerin, insanların ve doğal çevrenin bulunmadığı bir tampon bölge oluşturmaya çalıştığını" belirtti.
Abdullah, "Önceki savaş sırasında yaklaşık 8 bin 500 hektar, yani 85 kilometrekare alan yandı" dedi. Bu yıl ise İsrailliler yaklaşık 7 bin 500 hektar alanı yaktı. Bunun 350 hektarı haziran anlaşmasından sonra yakıldı.
CNRS'nin uydu görüntüleri, daha önce yeşil olan ancak yangınlar nedeniyle artık ortadan kaybolan alanları, ayrıca İsrail'in buldozerlerle yaptığı tahribatı ve bitki örtüsünü kökünden sökmesini gösterdi.
Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı bu ay, İsrail güçlerinin yalnızca bir güney köyünde 600 zeytin ağacını kökünden söktüğünü bildirdi.
Lübnanlı çevre örgütü Green Southerners, 2023'ten bu yana ormanlar, ağaçlık alanlar ve tarım arazilerinde geniş çaplı tahribat kaydettiğini belirtti.
Örgüt bu ay, "Lübnan'ın güneyindeki büyük doğa koruma alanlarının da geniş çaplı ve tekrarlanan tahribata maruz kaldığı" uyarısında bulundu.
Şakra'daki Kuteyş ise çevresel kayıplardan yakındı.
"Yıkılan evler belki bir yılda yeniden yapılabilir ama ağaçlar bu kadar hızlı yeniden büyümüyor" şeklinde konuştu.
Kaynak: Mepa News