İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da yerleşim faaliyetlerini Filistin Yönetimi'nin kontrolündeki bölgelere doğru genişlettiği bildirildi. Haaretz gazetesinin araştırmasına göre son iki buçuk yılda A ve B bölgelerinde en az 30 yeni yerleşim noktası kuruldu.
İsrail hükümeti, Batı Şeria'da "yerleşimci" olarak isimlendirilen Yahudi işgalci şiddetini "çok küçük bir grubun" eylemleri olarak nitelendirirken, sahadaki gelişmelerin daha organize bir yerleşim politikasına işaret ettiği belirtiliyor.
Haaretz'in 27 Ağustos tarihli haberine göre, Nablus'un güneyindeki Kusra beldesi başta olmak üzere Batı Şeria'nın farklı bölgelerinde yaşanan şiddet olayları İsrail makamlarınca aşırılık yanlısı az sayıdaki Yahudi işgalciye atfediliyor. Ancak son iki buçuk yılda Filistin Yönetimi'nin yetki alanındaki A ve B bölgelerinde en az 30 yerleşim noktası kurulması, bu faaliyetlerin münferit girişimlerin ötesine geçtiğine işaret ediyor.
Söz konusu yerleşim noktalarının çoğunun Oslo Anlaşmaları kapsamında Filistin Yönetimi'nin sivil yetkiye sahip olduğu B bölgelerinde kurulduğu, en az bir yerleşim noktasının ise Filistin Yönetimi'nin hem sivil hem güvenlik yetkisine sahip olduğu A bölgesinde oluşturulduğu aktarılıyor. Bu yerleşimlerin yol güzergahları, tepeler ve Filistinlilerin yeni yapılaşma gerçekleştirdiği alanlar gibi stratejik noktalara kurulduğu ve Filistinlilerin hareket alanını kısıtlamayı amaçladığı belirtiliyor.
Batı Şeria'nın yaklaşık yüzde 40'ını oluşturan A ve B bölgelerinde 2024'ten önce yeni yerleşim noktalarının kurulmadığı, ancak mevcut İsrail hükümeti döneminde bu politikanın değiştiği kaydediliyor. Daha önce Sivil Yönetim tarafından engellenen B bölgesine doğru yerleşim genişletme girişimlerinin son dönemde hız kazandığı ifade ediliyor.
Yahudi işgalcilere siyasi destek
Haberde, yerleşim noktalarının kurulmasının İsrail'deki bazı sağcı siyasetçiler tarafından açık şekilde desteklendiği belirtiliyor. Knesset'te hükümet üyelerinin katılımıyla düzenlenen bir toplantıda, Filistin Yönetimi'nin kontrolündeki A ve B bölgelerinde 100 yeni yerleşim noktası kurulması çağrısı yapıldığı aktarılıyor.
İsrail Knesset Ulusal Güvenlik Komitesi Başkanı Zvika Fogel'in de toplantıda Yahudilerin Filistin Yönetimi'nin yetki alanındaki bölgelerde "kontrol" sağlamasını savunduğu bildiriliyor.
İsrail hükümetinin bir temsilcisinin ise bölgedeki kontrolün yerleşim noktaları, yollar ve yeni yapılar aracılığıyla genişletildiğini savunduğu aktarılıyor. Bu yaklaşım, Filistinlilerin A ve B bölgelerindeki yapılaşmasının İsrail açısından stratejik bir tehdit olarak değerlendirildiğini ortaya koyuyor.
İşgalci Yahudi şiddeti ve yeni yerleşim noktaları
İsrail ordusu ocak ayında yaptığı açıklamada, Batı Şeria'daki "milliyetçi suçların" yaklaşık yüzde 90'ından 42 yerleşim noktasının sorumlu olduğunu öne sürmüştü. İnsan hakları kuruluşu Yesh Din'in verilerine göre ise bu saldırıların önemli bölümü A ve B bölgelerinde gerçekleşiyor.
Öte yandan Reuters'ın 26 Ağustos tarihli haberine göre ABD Senatosu'ndaki 45 Demokrat senatör, Başbakan Binyamin Netanyahu'ya mektup göndererek Batı Şeria'da işgalci Yahudi şiddetindeki artışa karşı harekete geçmesini ve yasa dışı yerleşim noktalarının genişletilmesini durdurmasını istedi.
İnsan hakları kuruluşları da yerleşimci saldırıları ile Filistinlilerin zorla yerinden edilmesi arasındaki bağlantıya dikkat çekiyor. Uluslararası Af Örgütü, Haziran ayında yayımladığı raporda, özellikle C bölgesindeki Filistinli Bedevi ve çoban topluluklarının yerleşimci saldırıları ve erişim kısıtlamaları nedeniyle zorla yerinden edildiğini bildirmişti.
Bu gelişmeler, İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim politikasının yalnızca C bölgesindeki yerleşimlerin genişletilmesiyle sınırlı kalmadığı, Filistin Yönetimi'nin kontrolündeki A ve B bölgelerine doğru da yeni bir yayılma sürecinin başladığı yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor.
Kaynak: Mepa News