Gerry Shih, Ari Flanzraich, Adam Chamseddine, Ilan Ben Zion | Washington Post | Tercüme: Mepa News
İsrail helikopterleri, eski Devlet Başkanı Beşar Esed'in devrilmesinden dokuz gün sonra, 17 Aralık 2024'te, karanlığın örtüsü altında Suriye'nin güneyine inmeye başladı. İnsani yardım paletlerinin yanı sıra 500 tüfek, mühimmat ve çelik yelek de İsrail tarafından "Askeri Konsey" adlı Dürzi milisleri silahlandırmak üzere gizlice havadan indirildi.
Silah sevkiyatları, daha önce Ebu Muhammed el Cevlani adıyla bilinen ve Esed'i deviren İslamcı komutan Ahmed Şara'nın ani yükselişine karşılık olarak geldi. İsrail, on yıl öncesine kadar İsrail'in varlığına şiddetle karşı çıkan El Kaide ile resmi olarak bağlantılı bir silahlı gruba liderlik ettiği için Şara'ya derin bir şüpheyle bakıyordu.
Mevcut ve eski İsrailli yetkililere göre Ortadoğu'da giderek daha baskın bir güç haline gelen İsrail, Suriye'nin ulusal bütünlüğünü zayıflatma çabasının bir parçası olarak müttefik Dürzi milisleri destekliyor Suriye'deki gelişmeleri şekillendirmeye çalışıyor. Böylece Şara'nın uzun süren iç savaştan sonra ülkeyi birleştirme çabalarını zorlaştırıyor.
Mevcut ve eski İsrailli yetkililer, İsrail'in gizli tedariklerinin, geleneksel olarak birçok Ortadoğu ülkesinin siyasetinde rol oynayan dini bir azınlık olan Dürzileri desteklemek için uzun süredir devam eden bir çabanın parçası olduğunu söyledi. Washington Post'un yaptığı bir araştırmaya göre bu çaba bugün de devam ediyor.
Silah akışı Nisan ayında Suriyeli Dürzi savaşçıların Şara'ya bağlı güçlerle çatışmasının ardından zirve yaptı. Ağustos ayında İsrail'in Şara ile müzakereye yönelmesi ve İsrailli yetkililer arasında Suriyeli Dürzi ayrılıkçıların güvenilirliği ve amaçlarının uygulanabilirliği konusunda şüphelerin ortaya çıkmasının ardından azaldı. Ancak Suriye'deki Dürzi liderlere ve eski bir İsrailli yetkiliye göre İsrail, Suriyeli Dürzi savaşçılara zırh ve tıbbi malzeme gibi öldürücü olmayan askeri teçhizatı havadan atmaya devam ederek Şara'nın gücü merkezileştirme kabiliyetini etkili bir şekilde zayıflatıyor.
İki Dürzi yetkili, İsraillilerin ayrıca yaklaşık 3 bin Dürzi milise aylık 100 ila 200 dolar arasında ödeme yaptığını ve bunun da merkezi Suriye hükümetine karşı bir denge unsuru olmaya devam ettiğini gösterdiğini söyledi. Washington Post bu rapor için iki düzineden fazla mevcut ve eski İsrailli ve Batılı yetkili, hükümet danışmanı ve Suriye, İsrail ve Lübnan'daki Dürzi milis komutanları ve siyasi liderlerle görüştü. Bu makale için görüşülen kişilerin birçoğu, İsrail'in Suriyeli Dürzilere verdiği desteğin iç işleyişini anlatmak için isimlerinin gizli kalması koşuluyla konuştular.
Bu destek, daha önce hiç kamuya açıklanmamış ya da rapor edilmemiş gizli iş birliği unsurlarını içeriyor. Esed'in devrilmesinden bu yana İsrail hükümetinin genel stratejisi, kuzeydoğu sınırında İsrail'i tehdit edebilecek bir rejimin ortaya çıkmamasını sağlamak oldu. Ve yetkililer "Washington'un Şara'nın aşırılık yanlısı görüşlerinden vazgeçtiği yönündeki ısrarını kabul etmekle saflık ettiğini" düşünüyor.
İsrail ayrıca birçok Ortadoğu ülkesine yayılmış olan Dürzilere bağlılığını sürdürdüğünü söylüyor. İsrail'in Dürzilerle bağları derinlere dayanıyor. Dürziler, İsrail ordusu ve hükümetinde üst düzey görevler de dahil olmak üzere İsrail'de önemli bir rol oynuyorlar ve bu nedenle İsrail savunma kurumundaki pek çok kişi için Suriye'de doğal bir müttefik olarak görülüyorlar.
İsrail'in Suriyeli Dürzilere yardımı, Şara'ya olan güvensizliğini ve uzun süredir iç savaşla parçalanmış komşu bir ülkeye sessiz müdahale geçmişini yansıtıyor. İsrail'in, Dürzilere devam eden desteği de dahil olmak üzere, Şara'nın ülkeyi birleştirmesine karşı direnmesi, Kudüs ile Şam arasında bir gerilim kaynağı oluyor. Aynı zamanda İsrail ile, Şara'ya desteği ABD'nin bölgesel politikasının önemli bir kalesi haline getiren Trump yönetimi arasında da gerilime yol açıyor.
Yönetimdeki ve Kongre'deki pek çok kişi Şara'nın Suriye'de istikrarı yeniden sağlayacağına, böylece bölgedeki gerilimi azaltacağına, milyonlarca mültecinin evlerine dönmesinin önünü açacağına ve İran'ın Ortadoğu'daki etkisini azaltmaya yardımcı olacağına inanıyor. Beyaz Saray'da Başkan Donald Trump'la görüşmesinden kısa bir süre önce Washington'da verdiği bir röportajda Şara, Washington Post gazetecilerine İsrail'in ayrılıkçı hareketlere verdiği desteğin yayılmacı emellerinden kaynaklandığını ve bölgede geniş çaplı savaşları ateşleme riski taşıdığını, zira böyle bir yayılmanın Ürdün, Irak, Türkiye ve Körfez ülkeleri için tehdit oluşturacağını söyledi.
"Ancak İsrail ve Suriye gerilimi azaltma anlaşmasına varma yolunda iyi bir mesafe kat etti" diyen Şara, İsrail'in bu yılın başlarında ele geçirdiği topraklardan askerlerini çekeceğini ve Suriye'nin istikrarlı olmasını istemeyen taraflara ya da aktörlere alan açmayacağını umduğunu söyledi.
İsrailli yetkililer, Şara'nın daha önce El Kaide'ye bağlı bir örgütün liderliğini yapmış olması nedeniyle ona güvenmediklerini, ancak İsrail'in son aylarda Suriyeli Dürzilere verdiği desteği sınırlandırarak, Suriye üzerindeki askeri baskıyı azaltarak ve müzakerelere bir şans vererek pragmatizm gösterdiğini ifade ediyor.
İsrailli ve Dürzi yetkililer, Trump'ın Mayıs ayında Şara ile ilk kez el sıkışmasının ardından İsrail'in Ağustos ayında Dürzilere silah akışını durdurduğunu belirtiyor. İsrailli yetkililer ve hükümet danışmanlarına göre İsrail, Suriyeli Dürzi liderler arasındaki çatışmalar ve İsrail'in Suriye'de karmaşaya düşmesi riski nedeniyle Suriyeli Dürzileri İsrail'in silahlı vekil milis gücü haline getirme tartışmalarını rafa kaldırdı.
İsrail'in Dürzilere verdiği desteği "dikkatli bir şekilde ayarlanmış" olarak tanımlayan İsrailli bir yetkili şöyle söyledi:
"Kesinlikle gerekli olduğunda yardım ediyorduk ve azınlıkların güvenliğine bağlıyız, ancak komandoların Dürzilerin yanında pozisyon almasını sağlayacak ya da vekil örgütleme işine girecek değiliz. Orada işlerin nasıl gelişeceğini görmeye çalışıyoruz ve Amerikan yönetiminin bir anlaşmadan yana olduğu bir sır değil."
Yetkili ayrıca İsrail'de, İsrail'in yardımıyla Şam'dan ayrılma çağrılarına öncülük eden Suriyeli Dürzilerin ruhani lideri Hikmet el Hicri'nin etrafında tüm Dürzilerin toplanmadığının giderek daha fazla kabul gördüğünü de sözlerine ekledi.
İsrail'in resmi yorum talebine yanıt olarak bir İsrail hükümet yetkilisi şunları söyledi:
"Hamas'ın 7 Ekim saldırılarının ardından İsrail, kuzey sınırı da dahil olmak üzere sınırlarımızdaki topluluklarımızı savunmaya ve Dürzi müttefiklerimizi korumak için teröristlerin ve bize karşı düşmanca eylemlerin yerleşmesini önlemeye ve İsrail devletinin sınır bölgelerinden kara saldırısı ve diğer saldırılara karşı güvende olmasını sağlamaya kararlıdır."
Yetkili isminin açıklanmaması koşuluyla konuştu. İsrail ordusu bu makale için yorum yapmayı reddetti.
Bazı İsrailli ve Amerikalı analistler, İsrail'in Suriye'de agresif bir şekilde askeri güç kullanmasının ve Dürzi ayrılıkçılığını desteklemek için gizli çabalarının ters etki oluşturduğunu ve Şara'nın diplomatik bir yumuşamaya ulaşmaya istekli göründüğü bir dönemde ilişkileri baltaladığını savunuyor.
Biden yönetimi sırasında Pentagon'da üst düzey bir yetkili olarak görev yapmış ve ülkeyi yakından incelemiş bir isim olan Dana Struhl şöyle söylüyor:
"Washington'da artan hayal kırıklığı kaynağı şu: İsrail'in eylemlerinin istikrarlı ve birleşik bir Suriye'yi engellemesi. İstikrarlı ve birleşik bir Suriye, Washington'un çoğunun ve Ortadoğu'daki herkesin başarılı olduğunu görmek istediği bir şey.
İsrail'e karşı kullanılan temel argüman şu: Bakın, Şam'da İsrail kelimesini telaffuz etmeye ve ilişkilerin normalleştiği potansiyel bir gelecekten bahsetmeye istekli liderler var ama siz bombalamaya devam ediyorsunuz ya da birlikte çalışmak için bir vekil güç arıyorsunuz."
Esed'in düşüşü
Esed'in düşüşünden aylar önce, İsrail'in güvenlik kurumlarındaki yetkililer Ortadoğu'nun kapsamlı bir değişimin eşiğinde olabileceğini anlamıştı.
İsrail'in 2024'teki askeri ve istihbari operasyonları Esed'in kilit müttefikleri İran ve Hizbullah'ı zayıflatmış ve Esed'in yalnızlığını artırmıştı.
Suriye'deki Dürzilere yönelik çabalara doğrudan katılan iki eski İsrailli yetkili "İsrail'deki Dürzi liderler, Esed rejiminin çökmesi durumunda Suriye'deki 700 bin Dürzi'ye liderlik edebilecek Suriyeli bir Dürzi ortak aradılar" diyor.
İsrail, bu arayışla, Esed'in ordusunda eski bir albay olan Tarık eş Şufi'ye yöneldi. Bu eski İsrailli yetkililerden biri, askeri deneyimi olan 20 kişiyi bir araya getirdiklerini, rütbe ve görev dağılımı yaptıklarını ve Suriye'nin güneyindeki Dürzilerin kalesi Suveyda vilayetinde "Askeri Konsey" adı verilen bir oluşum üzerinde çalışmaya başladıklarını belirtti.
Konseyin bir başka kurucu üyesi şöyle söyledi:
"O dönemde Şufi liderliğindeki Askeri Konsey, İsrail tarafından desteklenen özerk bir Dürzi devleti kurulması çağrısında bulunan 60 yaşındaki Venezuela doğumlu Dürzi din adamı Hicri'nin desteğine sahipti."
Eski İsrailli yetkililerden biri şu ifadeleri kullandı:
"Şufi'nin eski bir binayı komuta merkezi olarak yenilemesine, üniforma ve temel teçhizat satın almasına yardımcı olmak için, İsrail güvenlik kurumunun Dürzi üyeleri, İsrail ile de bağlara sahip Kürt liderliğindeki bir milis grup olan Suriye Demokratik Güçleri (SDG) aracılığıyla ona 24 bin dolar aktardı."
Yetkili, bu paranın Esed rejimi düşene kadar konseyi idare etmesi için verildiğini de sözlerine ekledi.
Eski İsrailli yetkili ve Suriye'deki iki Dürzi komutan "Aynı dönemde SDG tarafından Askeri Konsey'e ayrıca 500 bin dolar kadar para gönderildi" dedi.
Üst düzey bir Kürt yetkiliye, Suriyeli bir Dürzi komutana ve eski bir İsrailli yetkiliye göre SDG, Dürzilerin davasına yardımcı olmak için Suriye'nin kuzeyindeki Kürt bölgelerinde kadınlar da dahil olmak üzere Suriyeli Dürzileri eğitti ve bu ilişki bugün de devam ediyor.
SDG'nin siyasi kanadından bir sözcü yorum taleplerine yanıt vermedi.
Bu arada Batılı bir yetkili, Dürzi lider Hicri'nin Irak'a kadar uzanacak bir Dürzi devletinin haritalarını hazırladığını ve 2025'in başlarında en az bir büyük Batılı hükümete sunduğunu ifade etti.
Esed, 8 Aralık 2024'te, Tahriru'ş Şam Heyeti'nin (HTŞ) 11 gün süren yıldırım taarruzunun ardından düştüğünde İsrail harekete geçti. İsrail Kara Kuvvetleri derhal Suriye'ye girdi ve Suriye-Lübnan sınırındaki stratejik bir nokta Hermon Dağı'ndaki (Cebelu'ş Şeyh) ek mevziler de dahil olmak üzere 400 kilometrekarelik bir alanı ele geçirdi.
İsrail Hava Kuvvetleri, Suriye'nin yeni liderinin silahlara erişimini engellemek için Suriye askeri tesislerine yüzlerce hava saldırısı düzenledi. Eski bir İsrailli yetkili, "10 gün içinde İsrail Savunma Kuvvetleri Kuzey Komutanlığı'ndan bir albay, Dürzileri desteklemek için Apaçi helikopterleriyle tüfek, nakit para ve insani yardım malzemeleri taşıdı" dedi.
Silah sevkiyatları Nisan ayı sonlarında, İsrail'in Dürzi toplumunun tehlikede olabileceğine dair kaygıları arasında zirveye ulaştı. Suriye'de dini gerilim tırmanırken, Şara'nın yeni hükümetini destekleyen İslamcılarla Dürzi savaşçılar arasında çatışmalar patlak verdi ve çok sayıda kişi öldü. Dürzilerin istila edilmesinden, kuşatılmasından ya da katledilmesinden korkan İsrailli yetkililer, azınlığı koruma sözü verdi.
Eski bir İsrailli yetkili, Suriye'deki bir Dürzi komutan ve mali aracı, "İsrail güçlerinin Hizbullah ve Hamas savaşçılarından elde ettiği çoğunlukla kullanılmış silahları göndererek karşılık verdiler" dedi.
Suriyeli bir Dürzi milis lideri de keskin nişancı tüfekleri, gece görüş ekipmanları ve 14 mm ve 23 mm ağır makineli tüfekler için mühimmat aldıklarını kaydetti. Suveyda'daki iki Dürzi milis komutanı "Bazı Dürzi liderler Kürt ortaklarından tanksavar füzeleri ve İsrail uydularından savaş alanı görüntüleri de aldılar" dedi.
İsrailli bir askeri yetkili şunları söyledi:
"İsrail birlikleri sahada tampon bölge dedikleri bir bölge oluşturdular ve burada 20 köyün Dürzi sakinlerine odun, benzin, mazot, yiyecek, biraz su ve Dürzi köyü Kader'in dışında kurulan bir askeri klinikte tıbbi tedavi sağladılar."
Eski bir İsrailli tuğgeneral olan Hassoun Hassoun şunları söyledi:
"İsrail hükümeti içinde, İsrail Savunma Bakanlığı'na bağlı Hükümet Faaliyetlerinin Koordinasyonu birimi COGAT, Suriyeli Dürzilere hafif silahlar da dahil olmak üzere insani ve diğer yardımların gönderilmesini koordine etmek üzere yeni bir idari ofis oluşturdu.
İsrail'in vites yükseltmesi ve stratejik bir güç olarak hareket etmesi gerekiyor. Her türden insanla ve vekillerle ittifaklar kuracak ve onları kendisine sadık ve kendisinin sadık olduğu insanlar haline getirecek bir güç."
Hassoun, Dürzilere yönelik yardım çabalarında yer alan bir isim ve cumhurbaşkanlığı askeri sekreteri. Dürzi ve Hicri'ye yakın olan Hassoun, İsrail güvenlik kurumları içinde İsrail'in Suriye'de silahlı bir vekil olarak tüm ağırlığını Suriyeli Dürzilerin arkasına koyması gerektiğini savunan bir gruba liderlik ediyor.
İsrailli bir yetkili, İsrailli yetkililerin Dürzilerin silahlandırılmasını iki düşünceye dayanarak desteklediğini ifade etti. Buna göre "İsrail, genel olarak Amerika ve Avrupa'nın Şara ile çalışma çabalarını naif buluyor, Şara'yı güç kazanmasına izin verilmesi halinde İsrail'e tehdit oluşturacak, reforme olmamış bir İslamcı militan olarak" görüyor. Ayrıca "İsrail'deki etkili Dürzi toplumunun Suriyeli kardeşlerini korumak için ahlaki bir yükümlülük" hissediyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu üzerindeki Suriye'ye müdahale baskısı, Temmuz ayında Sünni gruplar ve Suriye hükümet güçlerinin Suveyda'da Dürzilerle yeniden çatışmaya girmesinin ardından arttı. İnsan hakları gruplarına göre şiddet olaylarında 1000'den fazla kişi öldü ve Dürzilerin merkezi kuşatma altına alındı. İsrail ordusu buna karşılık olarak Şam'daki Savunma Bakanlığı'nda bulunan Suriye güçlerini bombaladı.
İsrail'in korkusu
İsrail'in yanı başında İslamcı grupların iktidarı ele geçirmesinden duyduğu korku ve Suriye'ye müdahalesi yıllar öncesine dayanıyor. Üç eski İsrailli yetkili, Suriye'nin 2011 yılında iç savaşa sürüklenmesinin ardından İsrailli subayların Dürzi milisleri eğitmek için Suriye'ye girdiğini ve genellikle Ürdün ve ABD ile koordinasyon halinde diğer isyancılara silah ve tıbbi tedavi sağladığını söyledi. İsrail ordusunun eski tümgenerallerinden ve Suriye cephesini denetleyen kuzey komutanlığının başında bulunan Tamir Hayman, İsrail'in Dürzilere verdiği desteği bugün tartışmayı reddetti ancak Suriye iç savaşı sırasında İsrail ve Ürdün'ün, Sünni aşırılık yanlılarına düşman olarak görülen gruplara yardım ettiğini söyledi.
Hayman şöyle söyledi:
"İsrail ile bu yerel isyancılar arasında İsrail sınırını IŞİD'den korumak için ortak bir çıkar vardı. Bunun karşılığında İsrail hastanelerinde tıbbi tedavi, su, gaz tedariki ve hatta zaman zaman bazı silahlar gibi lojistik destek sağladık."
Bugün İsrailli analistler, özerk bir Dürzi devletini ya da vekil milisleri desteklemenin, İsrail'in sınırını güvence altına almak için onlarla iş birliği yapmaktan çok daha farklı bir görevi temsil edeceği konusunda uyarıyor. Bir hükümet danışmanı, İsrail'in Güney Lübnan'da iyi bir deneyim yaşamadığını, 2000 yılında Hizbullah'ın ilerleyişi karşısında dağılmadan önce Güney Lübnan Ordusu adlı İsrail yanlısı bir milis grubunu 20 yıl boyunca desteklediğini belirtti. İsrailli danışman, bağımsız bir devleti desteklemenin İsrail'in sınırdan 100 kilometre uzaktaki bir nüfusu savunmak zorunda kalacağı bir duruma yol açacağını söyledi ve "Eğer burada bir çıkarımız varsa, bu çıkar bağımsız bir Dürzistan kurmak değildir."
İsrailli yetkililer ayrıca Suriye Dürzileri arasında ortaya çıkan iç iktidar mücadelelerine karşı da temkinli davranmaya başladı. Ağustos ayında Hicri, Suriyeli Dürziler arasında tek meşru askeri otorite olarak tanınmak için bir hamle yaptı. Hicri ve oğlu Süleyman tarafından yönetilen yeni bir milis olan Ulusal Muhafızlar isimli grup, Suriyeli bir Dürzi komutana ve doğrudan ilgili iki eski İsrailli yetkiliye göre, İsrail'den silah alan askeri konseyin yerini aldı.
Bu hamle Dürzi komutanlar arasında bölünmelere yol açtı. Eski askeri konsey lideri Şufi, Şara ile işbirliği yapmakla suçlandı ve Hicri'nin adamları tarafından tutuklanmaktan korkarak saklanmaya başladı. Bu arada eski bir İsrailli yetkiliye, Suriye'deki bir Dürzi komutana ve bir mali aracıya göre Hicri adam kaçırmakla, oğlu ise Hizbullah da dahil olmak üzere bölgesel uyuşturucu kaçakçılığı şebekeleriyle iş yapmakla suçlanıyor.
Bu çabaya dahil olan eski bir İsrailli yetkili, "İsrailliler diğer tarafta birlikte çalışabilecekleri kimsenin olmadığını biliyorlar, hele de uzun vadeli olarak" dedi.
İlaç, çelik yelek ve nakit para
İsrailli hükümet danışmanına göre, Eylül ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndan önceki haftalarda, İsrailli yetkililer Netanyahu ve Şara arasında New York'ta olası bir görüşmeyi tartışırken, Suriyeli yetkililer İsrail'in Dürzi ayrılıkçılığına destek olmasını istemediklerini açıkça belirttiler.
Danışman, İsrail ve Suriye arasında önerilen bir güvenlik anlaşmasının kısmen İsrail'in Dürziler için İsrail'den Suveyda'ya uzanan duvarlarla çevrili bir insani koridor da dahil olmak üzere güvenceler talep etmesi nedeniyle çöktüğünü de sözlerine ekledi.
Bugün İsrailli yetkililer ve onların düşünceleri hakkında bilgi sahibi diğer kişiler, Suriye'deki durumun ve İsrail'in Dürzilere yönelik politikasının değişken olduğunu söylüyor. Kasım ayında Netanyahu işgal altındaki Suriye topraklarında İsrail askerlerini ziyaret etmiş, Suriye de bunu egemenliğinin ihlali olarak sert bir dille eleştirmişti. Görüşmelerde yer alan eski bir İsrailli yetkili, İsrail'in güvenlik anlaşması görüşmeleri sırasında Suriye'nin güneyinin askerden arındırılmasını ve Suriye güçlerinin İsrail ile önceden koordinasyon sağlamadan Suveyda'ya girmemesini talep ettiğini söyledi.
Şara, Washington Post'a verdiği röportajda İsrail'in Suriye'nin Şam'ın güneyindeki bölgenin askerden arındırılması talebini reddetti.
İsrail'den Dürzilere yardım sevkiyatının devam ettiğini ancak daha az sıklıkta ve daha az sayıda olduğunu belirten İsrailli yetkililerden biri, "İsrail, Şara ile görüşmelerinde Dürzilere kurumsal özerklik verilmesi için bastırmaya devam edecek" dedi. İsrailli bir hükümet yetkilisi yaptığı resmi açıklamada şunları söyledi:
"İsrail, Suriye'nin Şam'dan Hermon Dağı ve Hermon Dağı'nın zirvesi de dahil olmak üzere tampon bölge bölgesine kadar askerden arındırılmış bir tampon bölge oluşturmasını bekliyor. Suriyelilerle bir anlaşmaya varmak mümkün, ancak bu yaz 7 Ekim'i anımsatan bir vahşetle katledilen Dürzi kardeşlerimiz için kalıcı koruma da dahil olmak üzere ilkelerimize bağlı kalacağız."
Suriye'deki Dürzi liderlere ve eski bir İsrailli yetkiliye göre, Eylül ayı sonlarında İsrail helikopterleri Suveyda'ya ilaç ve çelik yelek de dahil olmak üzere savunma amaçlı askeri malzeme taşıdı.
İki Dürzi yetkili, yaklaşık 3 bin Ulusal Muhafız savaşçısına yapılan aylık ödemelerin de devam ettiğini söyledi.
Tel Aviv'deki Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü'nde Suriye uzmanı olan Carmit Valensi, İsrail'in Hicri gibi bazı ayrılıkçı Dürzi liderlere başlangıçta verdiği desteğin azaldığını ve ayrılıkçı bir Dürzi devletine elektrik ve su gibi çok fazla yardım sağlamanın gerçekçi olup olmayacağı konusunda şüpheler olduğunu ifade etti. Valensi şu ifadeleri kullandı:
"İsrail, özellikle bir güvenlik anlaşmasına varmaya çalışan bir rejimle diyalog yürütürken, iç meselelere ne ölçüde müdahale etmemiz gerektiğinin bir sınırı olduğunu kabul etmelidir. Ortada bir çıkmaz olduğu ve bir güvenlik anlaşmasına varılmadığı sürece İsrail'in Dürzileri desteklemeye devam edeceğine inanıyorum."
Washington Post'ta yayınlanan bu değerlendirme Mepa News okurları için Türkçeleştirilmiştir. Değerlendirmede yer alan ifadeler yazarın kendi görüşleridir ve Mepa News'in editöryel politikasını yansıtmayabilir.