İşgal altındaki Doğu Kudüs'te Filistinlilere ait evlerin yıkımı ve tahliye kararları son yılların en yüksek seviyelerine ulaşırken, insan hakları örgütleri İsrail'in bölgedeki demografik yapıyı değiştirmeye yönelik politikalarını hızlandırdığı uyarısında bulunuyor.
Doğu Kudüs'ün Silvan mahallesine bağlı El Bustan bölgesinde yaşayan Fahri Ebu Diyab, yıllarca evini korumak için hukuki mücadele verdiğini ancak iki yıl önce İsrail makamlarının buldozerlerle gelerek evini yıktığını söyledi.
Ebu Diyab ve eşi, yıkılan evlerinin enkazı arasında kurdukları geçici konutta yaşamlarını sürdürmeye çalışırken, bu yapının da yıkım tehdidi altında olduğunu belirtti.
İsrail, 1967 savaşında Doğu Kudüs'ü işgal ederek daha sonra tek taraflı olarak ilhak etmişti. Filistinliler ise Doğu Kudüs'ü gelecekte kurulmasını istedikleri devletin başkenti olarak görüyor. Uluslararası toplumun büyük bölümü bölgeyi işgal altındaki Filistin toprağı olarak kabul ediyor.
Kudüs'te 260'tan fazla ev yıkıldı
İsrail merkezli yerleşim karşıtı kuruluş Ir Amim'in verilerine göre, 2025 yılında Doğu Kudüs'te 260'tan fazla ev ve yapı yıkıldı. Bu rakam, üç yıl öncesine göre yaklaşık yüzde 70'lik artış anlamına geliyor. Kuruluş, yılın ilk aylarında ise en az 116 yıkım vakasının kaydedildiğini bildirdi.
Ir Amim araştırmacısı Aviv Tatarsky, son yıllarda görülen yıkım ve tahliyelerin kapsamının daha önce benzeri görülmemiş seviyelere ulaştığını söyledi.
İnsan hakları örgütleri, İsrail makamlarının Filistin mahallelerinin büyümesini ciddi şekilde sınırlandırdığını ve inşaat ruhsatı almayı son derece zorlaştırdığını belirtiyor.
İsrailli hak örgütü Bimkom'un verilerine göre, geçen yıl Kudüs'te Yahudiler için yaklaşık 9 bin inşaat ruhsatı onaylanırken, Filistinliler için bu sayı 700'ün altında kaldı.
İsrail makamları ise yıkımların ruhsatsız inşa edilen yapılarla ilgili olduğunu savunuyor. Kudüs Belediyesi, El Bustan bölgesindeki yapıların konut alanı olarak imara açılmayan bölgelerde bulunduğunu ve burada park ile kamu kullanımına açık alanlar oluşturulacağını açıkladı.
Silvan'ın diğer bir bölgesi olan Batan el Heva'da da Filistinli ailelerin tahliye edilmesiyle birlikte Yahudilerin bölgeye yerleşmeye devam ettiği belirtiliyor.
Filistinli Zuhayr er Recebi, İsrail Yüksek Mahkemesi'nin kararı sonrasında ailesiyle birlikte evini boşaltmak zorunda kaldığını belirterek, onlarca yıldır yaşadıkları bölgeden ayrılacak başka yer bulmakta zorlandıklarını söyledi.
İsrailli insan hakları kuruluşu B'Tselem'e göre yalnızca mart ayında Batan el Heva'da 15 Filistinli aile evlerinden çıkarıldı. Yüzlerce kişinin daha benzer tahliye riskiyle karşı karşıya olduğu ifade ediliyor.
Yahudi örgütleri ise bölgede yürüttükleri faaliyetlerin tarihî mülkiyet haklarının iadesine yönelik olduğunu savunuyor. Ancak Filistinli hak savunucuları ve uluslararası kuruluşlar, uygulamaların Doğu Kudüs'teki Filistin varlığını azaltmayı ve işgal faaliyetlerini genişletmeyi amaçladığını belirtiyor.
Bölgedeki gerilim sürerken, Filistinli aileler evlerini ve mülklerini korumak için hukuki mücadelelerini sürdürürken, yerleşim politikaları Doğu Kudüs'teki en tartışmalı konular arasında yer almaya devam ediyor.
Kaynak: Mepa News, Ajanslar