Filistinliler bu eylemi, "Müslümanların Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevi ve Mescid-i Aksa’dan sonra önem verdiği dördüncü cami olan el Halil Camii’ni Yahudileştirme yönünde bir tehdit olarak" görüyor. Söz konusu eylem, 1994 yılında Yahudi bir yerleşimci tarafından gerçekleştirilen, 29 Müslümanın hayatını kaybettiği saldırıdan bugüne kadar yerleşimcilerin el Halil içindeki faaliyetlerin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
UNESCO’ya çağrı
Filistin Vakıflar Bakanlığı, el Halil ve Harem-i İbrahim Camii’nin Dünya Mirası listesinde yer alması nedeniyle UNESCO’dan el Halil’e karşı görevini yerine getirmesini talep etti. ElHalil Vakıflar Müdürlüğü, dün yaptığı basın açıklamasında “Bu saldırı Harem-i İbrahim’in kutsiyetine yapılan ağır bir ihlaldir. Tehlikeli bir emsaldir. Müslümanların hassasiyetlerine dokunmaktadır” ifadelerini kullandı.
İsrail hükümeti sorumlu tutuldu
Vakıflar Müdürlüğü, "yerleşimcilerin serbest bırakılması, bunların Harem-i İbrahim’e saygısızlıklarda bulunması, Arap- İslami özelliğinin değiştirilmesi ve Yahudileştirilme faaliyetlerinden" tamamen İsrail hükümetini sorumlu tuttu. Vakıflar Müdürlüğü, başta UNESCO olmak üzere tüm uluslararası ve yasal kurumlara "Harem-i İbrahim’e karşı sorumluluklarını yerine getirme, bu tehlikeli ihlali durdurma" çağrısında bulundu.
“Bölgede Yahudileştirme faaliyetleri uygulanıyor”
El Halil Valisi Kamil Humeyd, bu durumu kınayarak, "İşgal hükümeti tarafından el- Halil ve Harem-i İbrahim’de Yahudileştirme faaliyetleri uygulanıyor. Bunlardan sonuncusu Kamu Güvenliği Bakanı Gilad Erdan’ın provokatif ziyareti oldu. Geçtiğimiz yıllarda, el- Halil’in yurt içi ve dışından turist ve vatandaşlar için dini ve turistik bir hale getirilmesi için Filistin hükümeti tarafından büyük çabalar sarf edildi” dedi. Açıklamalarına devam eden Humayd, “el- Halil ili, işgal hükümetinin Kamu Güvenliği Bakanı’nın Harem-i İbrahim içerisinde bir karakol kurma kararını provokatif ve Yahudileştirmeye yönelik olduğunu Müslümanlar için kutsal olan caminin kutsiyetini ihlal olarak görüyor. Uluslararası toplumu bu ihlalleri durdurmaya ve Filistin vatandaşına ibadet özgürlüğü hakkı vermeye çağırıyoruz" ifadelerini kullandı.