İsrail’in Lübnan ve Suriye sınır hattında tarım arazilerine yüksek yoğunlukta glifosat içerikli herbisit püskürtmesi, bölgede çevresel ve insani kaygıları artırdı.
Lübnan Tarım ve Çevre Bakanlıkları, Şubat ayı başında güney sınırında yaklaşık 8,5 kilometrekarelik alanda yapılan ilaçlama sonrası toprak ve bitki örneklerinde glifosat tespit edildiğini açıkladı.
Dünya Sağlık Örgütü’nün kanser araştırma ajansı tarafından 2015’te “muhtemel kanserojen” olarak sınıflandırılan ve Lübnan ile Avrupa Birliği’nde yasaklı olan maddenin, normal tarımsal kullanımın 30 ila 50 katı yoğunlukta uygulandığı öne sürüldü.
Yetkililer, 18 kilometrelik sınır şeridinde geniş bir alanda ormanlık bölgeler, zeytinlikler, tütün ve tahıl tarlaları ile mera alanlarının etkilendiğini bildirirken, uygulamanın bölgeyi “çıplak bir tampon hat” haline getirmeyi amaçladığını belirtti.
Çevre uzmanları, yüksek yoğunluklu glifosatın toprak verimliliğini azaltabileceğini, yeraltı sularını tehdit edebileceğini ve biyolojik çeşitlilik üzerinde uzun vadeli tahribata yol açabileceğini belirtiyor.
Benzer ilaçlama faaliyetlerinin Suriye’nin Kuneytra kırsalında da görüldüğü, bazı buğday tarlalarında tamamen ürün kaybı yaşandığı bildirildi.
Lübnanlı ve Suriyeli yetkililer söz konusu uygulamaların gıda güvenliğini, çiftçilerin geçim kaynaklarını ve çevresel dengeyi tehdit ettiğini vurgularken, uluslararası hukukta silahlı çatışma sırasında çevrenin korunmasına ilişkin hükümlerin hatırlatılması çağrısında bulundu.
Kaynak: Mepa News