İsrail'in üç yıldır devam eden soykırım savaşı Gazze'yi nasıl değiştirdi?

Gazze'de üç yıl süren savaş, yaklaşık 2 milyon kişinin yaşamını dönüştürürken sağlık, eğitim, ekonomi, altyapı ve temel hizmetlerde ağır bir yıkıma yol açtı.

İsrail'in Gazze'ye yönelik soykırım savaşının başlamasının üzerinden üç yıl geçerken, yaklaşık 2 milyon kişinin yaşadığı Filistin toprakları ağır yıkım ve insani krizle karşı karşıya.

7 Ekim 2023'te Hamas öncülüğündeki Aksa Tufanı operasyonunun ardından başlayan İsrail'in hedef gözetmeyen hava ve kara saldırıları, Gazze Şeridi'nin geniş bölümünde konutları, mahalleleri ve altyapıyı tahrip etti. Eğitim, sağlık, ekonomi, su ve elektrik gibi temel hizmetler de savaş boyunca büyük ölçüde zarar gördü.

Gazze'deki Sağlık Bakanlığına göre savaşın başlamasından bu yana 74 bin 245'ten fazla Filistinli hayatını kaybetti.

Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkes geniş çaplı çatışmaları sona erdirse de Gazze'deki can kayıpları ve askeri faaliyetler devam etti.

BM'nin Eylül 2026 tarihli raporuna göre İsrail'in hava saldırıları, topçu atışları, insansız hava aracı saldırıları ve kara operasyonları ateşkes sonrasında da sürdü. BM, Gazze'nin yaklaşık üçte ikisinin erişilemez veya ciddi erişim kısıtlamaları altında olduğunu bildirdi.

Gazze Sağlık Bakanlığı, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana 1462 Filistinlinin öldüğünü bildirdi.

Hayatta kalmaya odaklanan günlük yaşam

Savaş, Gazze'de yalnızca insanların nerede yaşadığını değil, günlük hayatın en temel ihtiyaçlarının nasıl karşılandığını da değiştirdi.

Ev, temiz su, elektrik ve ulaşım gibi sıradan yaşamın temel unsurları milyonlarca kişi için artık düzenli biçimde erişilebilir değil.

BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi'nin (OCHA) Eylül ayındaki verilerine göre Gazze nüfusunun yüzde 94'ü acil barınma ve temel ev ihtiyaçlarına ihtiyaç duyuyor. Hanelerin yüzde 65'i ise çadır veya derme çatma barınaklarda yaşamaya devam ediyor. Bu barınakların yağış ve diğer hava koşullarına karşı koruması son derece sınırlı.

Suya erişim de başlıca sorunlardan biri. OCHA'ya göre Ağustos başında değerlendirilen hanelerin yüzde 91'i orta veya yüksek düzeyde su güvensizliği yaşadı. Bu oran haziranda yüzde 84 seviyesindeydi.

Gazze'nin elektrik şebekesi de uzun süredir düzenli şekilde çalışmıyor. Haneler ve temel hizmetler jeneratörlere bağımlı hale gelirken yakıt, motor yağı ve yedek parça sıkıntısı elektrik üretimini daha da zorlaştırıyor.

Hasarlı yollar ve iletişim altyapısı ise insanların su, sağlık hizmetleri ve diğer temel ihtiyaçlara ulaşmasını güçleştiriyor.

Sonuç olarak Gazze'de günlük hayat, su bulmak, telefon şarj etmek, yemek pişirmek, yıkanmak ve bir hizmet noktasına ulaşmak için sürekli kaynak ve planlama gerektiren bir yaşam biçimine dönüştü.

Ekonomik faaliyet büyük ölçüde çöktü

Savaş, Gazze ekonomisinin de büyük bölümünü ortadan kaldırdı. İşletmelerin, üretim tesislerinin ve tarım alanlarının zarar görmesi, iş imkanlarını ve hane gelirlerini ciddi biçimde azalttı.

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı'nın (UNCTAD) Eylül 2026 tarihli raporuna göre Gazze'deki ekonomik işletmelerin yüzde 92'si Ekim 2023'ten bu yana zarar gördü veya tamamen yıkıldı. İşsizlik oranı yüzde 78'e ulaştı.

Gazze'de kişi başına düşen gayrisafi yurt içi hasıla 2025'te 212 dolar seviyesinde kaldı. Bu rakam, 2022 seviyesinin yalnızca yüzde 17'sine karşılık geliyor.

Tarım ve sanayi sektörlerinin üretimi 2022 seviyesinin yaklaşık yüzde 6'sına gerilerken, inşaat sektöründe bu oran yüzde 1'e kadar düştü.

UNCTAD, Gazze'nin yeniden imar ve toparlanma ihtiyacını 71,5 milyar dolar olarak hesapladı.

Ekonomik yıkım tüketicileri de doğrudan etkiledi. İş ve gelir kaynaklarının ortadan kalkmasıyla aileler insani yardımlara, borçlanmaya ve küçük ölçekli kayıt dışı faaliyetlere daha fazla bağımlı hale geldi.

Fiziki nakit sıkıntısının da arttığı Gazze'de bazı insanlar ödemelerini dijital cüzdanlar ve diğer elektronik yöntemlerle yapmaya başladı.

Çocukların eğitimi üç yıl geriye gitti

Savaş, Gazze'deki eğitim sistemini de ağır biçimde etkiledi.

UNICEF'in Nisan 2026 verilerine göre 4-17 yaş grubundaki yaklaşık 700 bin çocuk, aralıksız üç eğitim yılına yakın süre boyunca yüz yüze örgün eğitime erişemedi. Gazze'deki okul binalarının yaklaşık yüzde 98'i zarar gördü; yüzde 93'ten fazlasının kapsamlı onarım veya tamamen yeniden inşa edilmesi gerekiyor.

Yaklaşık 420 bin çocuk ise herhangi bir yüz yüze eğitime erişemiyor.

Okulların bir bölümü yerinden edilen kişiler için barınak olarak kullanılırken, ayakta kalan eğitim tesislerinin önemli bir kısmı da güvenli eğitim ortamı sağlayamayacak durumda.

Çocukların bir bölümü çadırlarda veya geçici eğitim alanlarında eğitim almaya çalışıyor. Ancak uzun süreli kesinti, temel okuma, yazma ve matematik becerilerinin yanı sıra çocukların sosyal ve psikolojik gelişimleri açısından da ciddi risk oluşturuyor.

Sağlık sistemi kapasitesinin çok altında çalışıyor

Gazze'nin sağlık sistemi de savaşın en ağır darbelerinden birini aldı.

Dünya Sağlık Örgütü'nün Eylül 2026 verilerine göre Gazze'deki 36 hastaneden yalnızca 19'u kısmen faaliyet gösterebiliyor ve hiçbir hastane tam kapasiteyle çalışamıyor. İlaç, tıbbi malzeme, teşhis ekipmanı ve yakıt sıkıntısı devam ediyor.

Kanser hastalarının tedavisi, diyaliz hizmetleri ve kronik hastalıkların takibi bu eksikliklerden doğrudan etkileniyor.

DSÖ'ye göre Ekim 2023'ten bu yana yaklaşık 12 bin 400 hasta Gazze dışına tıbbi tahliye edildi. Ancak on binlerce kişinin halen Gazze'de bulunmayan uzmanlık gerektiren sağlık hizmetlerine ihtiyaç duyduğu belirtiliyor.

Sağlık sisteminin zayıflaması, kötüleşen barınma, su ve sanitasyon koşullarıyla birleşerek salgın hastalık riskini de artırıyor.

Gazze'nin yaşam alanı daralıyor

Savaş, Gazze'nin fiziki coğrafyasını da değiştirdi. İsrail ordusunun kontrolündeki bölgeler ve erişim kısıtlamaları, Filistinlilerin yaşadığı alanı daraltırken çok sayıda kişiyi evlerinden, tarım arazilerinden ve temel hizmet noktalarından uzaklaştırdı.

Ekim 2025'teki ateşkes kapsamında oluşturulan "Sarı Hat", İsrail ordusunun konuşlandığı ve erişimin kısıtlandığı bölgeleri ayıran fiili bir askeri sınır haline geldi.

BM'nin Eylül 2026 tarihli raporuna göre Gazze'nin yaklaşık üçte ikisi erişilemez veya ciddi erişim kısıtlamaları altında bulunuyor. Bu durum, Filistinli sivillerin yoğun nüfuslu ve sınırlı imkanlara sahip bölgelerde sıkışmasına neden oluyor.

Refah bu dönüşümün en belirgin örneklerinden biri.

Gazze'nin Mısır sınırındaki kent, savaş sırasında Şeridin farklı bölgelerinden kaçan 1 milyondan fazla Filistinli için sığınma alanına dönüşmüştü. BM'ye göre Mayıs 2024'te İsrail'in Refah operasyonu nedeniyle 800 binden fazla kişi yerinden edildi.

Bugün Refah'ın büyük bölümünün İsrail kontrolünde olduğu ve kentin batısındaki Mevasi Refah dışında kalan alanlara yerinden edilen Filistinlilerin geri dönüşünün mümkün olmadığı bildiriliyor.

Kamu düzeni ve yönetim sistemi de zayıfladı

Hamas, 2007'den bu yana Gazze'deki sivil yönetim ve güvenlik mekanizmalarını kontrol ediyordu. Ancak savaş, bu yapının kapasitesini büyük ölçüde zayıflattı.

Hamas, Temmuz 2026'da Gazze'nin idari yetkilerini savaş sonrası plan kapsamında oluşturulan Filistinli teknokratlardan oluşan Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'ne devredeceğini açıkladı. Ancak bu geçiş henüz tamamlanmış değil.

Kamu düzenini sağlayan güvenlik mekanizmaları da ağır kayıplar verdi.

BM İnsan Hakları Ofisi, Ocak-Mayıs 2026 arasında polis ve güvenlik noktalarına yönelik en az 12 saldırı kaydetti. Bu saldırılarda 35'i polis olmak üzere en az 53 kişi öldü.

BM, kamu yönetimi kurumlarının hedef alınmasının Gazze'deki düzeni zayıflattığını ve sivillerin korunmasını güçleştirdiğini belirtti.

Filistin İnsan Hakları Merkezi de polis ve güvenlik personeline yönelik saldırıların sivil koruma mekanizmalarını zayıflattığını, bunun güvenlik boşluğu, adam kaçırma, mülklere yönelik saldırılar ve insani yardım malzemelerinin yağmalanması gibi sorunları artırdığını bildirdi.

Üç yılın ardından belirsizlik

Gazze'de üç yıllık savaş, yaklaşık 2 milyon kişinin yaşamını barınma, sağlık, eğitim, ekonomi, su ve güvenlik sorunlarının iç içe geçtiği bir hayatta kalma mücadelesine dönüştürdü.

Savaşın ardından yeniden imar ihtiyacı yalnızca yıkılan binaların yeniden yapılmasıyla sınırlı değil. Sağlık ve eğitim sistemlerinin yeniden kurulması, elektrik ve su altyapısının onarılması, ekonomik faaliyetlerin canlandırılması ve yerinden edilen insanların evlerine dönüşünün sağlanması da sürecin temel başlıkları arasında bulunuyor.

UNCTAD'ın tahmin ettiği 71,5 milyar dolarlık yeniden imar ve toparlanma ihtiyacı, Gazze'nin karşı karşıya olduğu ekonomik ve fiziksel yıkımın boyutunu ortaya koyuyor.

Kaynak: Mepa News, Al Jazeera

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.

Haberler Haberleri