İsrailli gazeteci Amir Tibon, ABD'de 3 Kasım'da düzenlenen ara seçimlerde Demokratların elde ettiği kazanımların İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Tel Aviv yönetiminin Washington'la ilişkileri üzerinde önemli sonuçlar doğurabileceğini belirtti.
Haaretz gazetesinin Washington muhabiri Tibon, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede Demokratların seçimlerdeki başarısını “siyasi deprem” olarak nitelendirdi.
Tibon, Demokratların Kongre'de önemli bir çoğunluk elde ettiğini, Teksas, Kansas ve Güney Carolina gibi uzun yıllardır Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu eyaletlerde de kazanımlar sağladığını ifade etti.
ABD'deki ara seçimlerde Demokratlar Senato'da çoğunluğu elde ederken, Temsilciler Meclisi'nde de kontrolü Cumhuriyetçilerden devraldı. Reuters ve Associated Press'in aktardığı sonuçlar, Başkan Donald Trump'ın ekonomi politikalarına ve İran'la yürütülen savaşa yönelik seçmen tepkisinin Cumhuriyetçilerin kayıplarında etkili olduğunu gösterdi.
Tibon, seçim sonuçlarının Trump'ın başkanlığının kalan iki yılında Kongre üzerindeki siyasi dengeyi değiştireceğini belirtti. Demokratların kontrolündeki komitelerin Trump, ailesi ve yönetim kadrosu hakkında soruşturmalar yürütebileceğini kaydeden Tibon, yeni Kongre yapısının başkanın yasama gündemini ve uluslararası anlaşmalarını ilerletmesini de zorlaştıracağını savundu.
"Netanyahu Demokratlar için siyasi yük haline geldi"
İsrailli gazeteci, seçim sonuçlarının özellikle Netanyahu'nun ABD'deki siyasi konumu açısından önemli olduğunu belirtti.
Tibon'a göre İsrail Başbakanı, Demokratlar nezdinde uzun süredir itibar kaybediyor. Tibon bu durumu, Netanyahu'nun eski ABD başkanları Barack Obama ve Joe Biden'a yönelik tutumu, ABD'deki Yahudi toplumuyla ilişkileri ve Amerikan iç siyasetine müdahale ettiği yönündeki eleştirilerle açıkladı.
Tibon, Netanyahu'nun ABD'deki siyasi konumunun artık yalnızca Demokratlar açısından sorun oluşturmadığını, Cumhuriyetçi Parti içinde de eleştirilerin arttığını ileri sürdü. Bu değişimde İran'la yaşanan savaşın etkili olduğunu belirten gazeteci, Netanyahu'nun Trump yönetimini uzun ve maliyetli bir çatışmaya yönlendirdiği düşüncesinin Cumhuriyetçi çevrelerde güçlendiğini savundu.
ABD'de Başkan Yardımcısı JD Vance'e yakın bazı yorumcuların seçim yenilgisinde İran savaşının rolüne dikkat çektiğini belirten Tibon, Cumhuriyetçiler arasında “Netanyahu'yu dinlediğimiz için kaybettik” şeklindeki söylemin önümüzdeki dönemde daha fazla gündeme gelebileceğini ifade etti.
ABD basınında da İran savaşı nedeniyle Cumhuriyetçi Parti içinde başlayan tartışmalara ilişkin haberler yayınlandı. The Wall Street Journal, Trump'a yakın bazı isimlerin seçim yenilgisinden sonra savaşın ekonomik maliyetini ve Cumhuriyetçilerin kayıplarındaki etkisini sorguladığını bildirdi. Axios ise Cumhuriyetçi Parti içinde İsrail'e yönelik desteğin özellikle genç seçmenler ve parti içindeki “Önce Amerika” çizgisini benimseyen çevrelerde tartışmaya açıldığını aktardı.
Netanyahu'nun görevde kalması İsrail-ABD ilişkilerini etkileyebilir
Tibon, Netanyahu'nun görevde kalmasının İsrail'in ABD ile ilişkileri açısından ciddi bir risk oluşturduğunu savundu. İsrail'in uluslararası alanda ABD'nin yerini doldurabilecek başka bir müttefiki bulunmadığını belirten gazeteci, Netanyahu'nun ABD'deki siyasi itibarının İsrail'in çıkarlarına zarar verdiğini ileri sürdü.
Demokratların Kongre'de çoğunluğu elde etmesinin İsrail'e yönelik Amerikan politikasını kısa vadede tamamen değiştirmeyeceği değerlendiriliyor. ABD'de dış politika yürütme organının yetki alanında bulunuyor ve Başkan Trump, Kongre'deki çoğunluk değişse de başkanlık yetkilerini kullanmayı sürdürebilecek.
Bununla birlikte Demokratların Senato'da çoğunluğu sağlaması, kabine ve yargı atamalarının onaylanması üzerinde etkili olmalarını sağlayacak. Temsilciler Meclisi'ndeki çoğunluk ise yönetim hakkında soruşturma açılması, belge ve tanık talep edilmesi ve bütçe süreçlerinin denetlenmesi açısından Demokratlara önemli yetkiler kazandıracak.
Chatham House'da yayınlanan ara seçim öncesi değerlendirmede de Demokratların Kongre'de kazanacağı çoğunluğun ABD'nin İsrail ve Filistin politikasını hemen değiştirmeyeceği, ancak Washington'daki siyasi tartışmaların ve gelecekteki yönetimlerin politika çerçevesinin dönüşümünü hızlandırabileceği belirtilmişti.
Tibon, değerlendirmesinin son bölümünde İsrail'deki koalisyon görüşmelerine de değindi. Netanyahu'nun müttefiklerine yeniden seçime gidilmesi halinde 61 milletvekili çıkarabilecekleri yönünde güvence verdiğini belirten gazeteci, böyle bir çoğunluk sağlansa bile aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in yer alacağı yeni bir hükümetin ABD'den ağır yaptırımlarla karşılaşabileceğini öne sürdü. Tibon, Dini Siyonizm lideri Bezalel Smotrich ve ultra-Ortodoks partilerin de bu ihtimali dikkate alması gerektiğini savundu.
İsrailli gazeteci, ülkesinin ABD'deki konumunu yeniden güçlendirebilmesi için Netanyahu'nun başbakanlık görevinden ayrılmasının gerekli olduğunu ileri sürdü.
Tibon'a göre bu adım, İsrail'in Washington'la yaşadığı sorunları tek başına çözmeyecek ancak ilişkilerin daha fazla zarar görmesini önlemek için gerekli bir başlangıç olacak.
Kaynak: Mepa News