Kudüs'te İsrail baskısı artıyor: Yıkımlar, işgal planları ve tecrit

Kudüs Valiliği, İsrail'in kentte yılın ilk dokuz ayında 427 yıkım ve arazi tahribatı işlemi gerçekleştirdiğini açıkladı. Vadi er-Rababe mahallesinde yaklaşık 700 Filistinli de demir kapıyla tecrit edildi.

İsrail güçleri, işgal altındaki Doğu Kudüs'ün kuzeyinde Kalendiya Mülteci Kampı yakınlarında bir Filistinlinin evini yıktı.

Kudüs Valiliği, kentte yılın başından eylül sonuna kadar 427 yıkım ve arazi tahribatı işlemi gerçekleştirildiğini bildirdi.

İsrail yönetimi ayrıca Mescid-i Aksa Hatibi Şeyh İkrime Sabri hakkında altı ay uzaklaştırma kararı aldı.

Kudüs Valiliğine göre İsrail işgal güçleri, çarşamba sabahı Kalendiya Mülteci Kampı çevresine baskın düzenleyerek "ruhsatsız yapı" gerekçesiyle Filistinlilere ait evleri yıkmaya başladı.

Valilik, İsrail makamlarının uyguladığı ağır koşullar nedeniyle Filistinlilerin inşaat ruhsatı almasının neredeyse imkansız hale geldiğini belirtti.

Yerel basında yayınlanan görüntülerde, yıkım tehdidi altındaki evlerin sahiplerine İsrail güçleri tarafından fiziksel müdahalede bulunulduğu görüldü.

Doğu Kudüs'te 1080 yeni yerleşim birimi planı

Filistin Duvar ve Yerleşim Direniş Komisyonu, İsrail makamlarının ekim ayında Doğu Kudüs ve çevresinde toplam 1080 yerleşim birimi için iki ihale yayınladığını açıkladı.

Açıklamaya göre 730 birim, Kudüs'ün kuzeyindeki Pisgat Ze'ev yerleşiminde; yaşlılara yönelik 350 birim ise kentin doğusundaki Ma'ale Adumim yerleşiminde inşa edilecek.

7 Ekim'de yayınlanan ilk ihale, Ma'ale Adumim'de yaşlılara yönelik konutların yanı sıra ticari ve hizmet alanlarını kapsıyor. 13 Ekim'de yayımlanan ikinci ihale ise Pisgat Ze'ev'in doğu ucundaki Duhifat bölgesinde, toplam yaklaşık 27,5 dönümlük dört arazi parçasında 730 konut yapılmasını öngörüyor.

Komisyon, projelerin yerleşim faaliyetlerini genişlettiğini, İsrail'in bölgedeki kontrolünü güçlendirdiğini ve Filistinlilerin kentsel gelişim için kullanabileceği alanları daralttığını belirtti.

700 Kudüslü demir kapıyla tecrit edildi

Kudüs Valiliği, Silvan beldesindeki Vadi er Rababe mahallesinde kurulan demir kapının yaklaşık 700 Filistinlinin hareket özgürlüğünü kısıtladığını ve acil sağlık hizmetlerine erişimi tehlikeye attığını bildirdi.

Valiliğin açıklamasına göre, salı günü Yahudi cenaze hizmetleri kuruluşu Kadisha tarafından mahallenin bir bölümüne ulaşan tek yol üzerine kilitli bir demir kapı yerleştirildi. Mahallede yaşayan yaklaşık 1700 kişiden 700'ü bu uygulamadan doğrudan etkilendi.

Tecrit edilen bölgede düzenli tıbbi bakıma ihtiyaç duyan hastalar, yaşlılar ve hamile kadınların bulunduğu belirtildi. Söz konusu yolun ambulans, itfaiye ve diğer acil durum araçları için hayati öneme sahip olduğu vurgulandı.

Kapının kapatılması nedeniyle bölge sakinlerinin yaklaşık 300 basamaklı, araç geçişine elverişsiz alternatif bir merdiveni kullanmak zorunda kaldığı aktarıldı.

Vadi Hilve Bilgi Merkezi de salı günü yaptığı açıklamada, Silvan'daki Vadi er Rababe mahallesinde bulunan ve “Sambuski Mezarlığı” olarak anılan alanın çevresinin İsrail güçlerince kapatıldığını bildirmişti.

Merkez, uygulamanın bazı aileleri çevrelerinden ayırdığını, araç girişini engellediğini ve temel hizmetlere erişimi kısıtladığını kaydetti.

Şeyh İkrime Sabri'ye altı ay Mescid-i Aksa'dan uzaklaştırma

İsrail makamları, Yüksek İslam Konseyi Başkanı, Mescid-i Aksa Hatibi ve Vakıflar Konseyi üyesi Şeyh İkrime Sabri hakkında altı ay süreyle Mescid-i Aksa'dan uzaklaştırma kararı verdi.

Sabri, Ağustos 2024'ten bu yana Aksa'ya girişten men ediliyor. Karar, Kudüs'teki dini ve toplumsal isimlere yönelik devam eden uzaklaştırma uygulamalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Uzaklaştırma kararları dini şahsiyetlerin yanı sıra İslami Vakıflar Dairesi çalışanlarını, gençleri ve gazetecileri de kapsıyor. Kararlar günlerden aylara kadar değişen sürelerle uygulanırken, men edilen kişilerin camiye girmesi, avlularda bulunması ve namaz kılması engelleniyor.

Vadi Hilve Bilgi Merkezi, yılbaşından bu yana Mescid-i Aksa ve Eski Şehir'e yönelik uzaklaştırma kararlarının sayısının 1000'i aştığını bildirdi.

Merkez, uygulamanın Filistinlilerin kutsal mekâna erişimini ve ibadet özgürlüğünü kısıtladığını belirtti.

Doğu Kudüs'teki teleferik projesinden beşinci yabancı şirket çekildi

The Guardian gazetesinin çarşamba günü yayımladığı habere göre, Doğu Kudüs'te tartışmalara yol açan İsrail teleferik projesinden beşinci yabancı şirket de çekildi.

Batı Kudüs ile Doğu Kudüs'ü birbirine bağlaması planlanan proje, güzergâh boyunca Filistinlilere ait onlarca ailenin arazi ve mülkiyet haklarını tehdit ediyor. İsrail makamları ise projeyi planlandığı şekilde sürdürmekte kararlı.

İnsan hakları kuruluşlarına göre 1,4 kilometre uzunluğundaki hat, 2019'da İsrail hükümetince onaylandı ve 2022'de Yüksek Mahkeme tarafından desteklendi.

Projenin, aşırı sağcı yerleşim örgütü Elad'ın tanıtımını yaptığı 16 bin metrekarelik bir turizm kompleksinde son bulması öngörülüyor.

İsrailli sivil toplum kuruluşu Emek Şave, projenin Filistinli toplulukları ve Kudüs'ün tarihi dokusunu tehdit ettiğini belirterek, asıl amacın yerleşimcilerin bölgedeki hâkimiyetini pekiştirmek ve Filistinlileri tarihi havzadan uzaklaştırmak olduğunu savundu.

Haaretz gazetesine göre, aralarında üç Fransız ve bir İsviçreli şirketin bulunduğu en az dört yabancı şirket daha önce projeye ilgi göstermiş ancak bazıları siyasi hassasiyetler nedeniyle çekilmişti.

İnsan hakları kuruluşları, projenin Silvan'daki Vadi Hilve mahallesinde en az 54 Filistinlinin evini doğrudan tehdit ettiğini, çevredeki diğer konutların da dolaylı biçimde etkilenebileceğini belirtiyor. İsrail makamlarının, teleferiğin taşıyıcı direklerinin kurulacağı güzergâh boyunca yaklaşık 8,7 dönümlük araziyi kapsayan 17 kamulaştırma bildirimi yayınladığı aktarıldı.

Kaynak: Mepa News

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.

Haberler Haberleri