Driss Rejichi | Middle East Eye | Tercüme: Mepa News
Libya'ya dair görevi üstlenmesinden bu yana belki de en önemli diplomatik misyonun üzerinden bir ay geçmesine rağmen ABD'nin Libya Özel Temsilcisi Massad Boulos, Washington'ın hedeflerine ilişkin soru işaretlerine yol açmayı sürdürüyor.
Donald Trump'ın Arap ve Ortadoğu İşleri Kıdemli Danışmanı olan Boulos, bu ayın başlarında geniş çaplı duyurulara zemin hazırlaması beklenen diplomatik tur kapsamında ülkenin rakip kamplarından onlarca Libyalı yetkiliyle görüştü.
Boulos, 6 Temmuz'da Malta'da bu liderlerin yakın çevreleriyle görüştükten sonra Libya'nın rakip liderleriyle yüz yüze temaslarda bulundu. 7 Temmuz'da Trablus'ta Başbakan Abdulhamid Dibeybe, ertesi gün ise Bingazi'de Mareşal Halife Hafter ile görüştü.
ABD Başkanı'nın temsilcisi ayrıca Libya Merkez Bankası Başkanı Naci İsa ve ülkenin batısındaki etkili Misrata kentinin İhtiyarlar Konseyi üyeleri gibi her iki kampa da bağlı olmayan çok sayıda güçlü aktörle bir araya geldi.
Buna rağmen ABD'li diplomatın ziyareti sırasında defalarca "birleştirme çabaları" olarak tanımladığı ve bugün "Boulos girişimi" olarak anılan plana ilişkin henüz net bir yol haritası ortaya çıkmadı.
Boulos, geçen Eylül ayında yaptığı açıklamada Washington'ın, 2011'de Muammer Kaddafi'nin NATO destekli bir operasyonla devrilmesinin ardından 2014'te ülkenin ikinci iç savaşının başlamasından bu yana bölünmüş durumda bulunan Libya kurumlarının birleştirilmesini aktif biçimde destekleyeceğini söylemişti.
Libya'nın doğusu Hafter ve müttefiklerinin kontrolünde bulunurken ülkenin batısını Trablus'ta Dibeybe liderliğindeki BM destekli hükümet yönetiyor. İç savaşın 2020'de sona ermesinden bu yana barış sürecine BM Destek Misyonu öncülük ediyor. Büyük çaplı çatışmalar yeniden başlamamış olsa da ülke bölünmüşlüğünü koruyor.
Libyalı yetkililerle yaklaşık bir yıl süren müzakereler ve düzenli görüşmelerin ardından Boulos'un somut tek başarısı, Nisan ayında iki rakip hükümet için ortak bütçenin kabul edilmesi oldu.
O tarihten bu yana başka bir ilerleme kaydedilmedi. Doğudaki Tobruk kentinde bulunan ve Hafter'in tutumlarıyla uyumlu hareket eden Temsilciler Meclisi'nin Başkanı Akile Salih, 19 Temmuz'da yasama organının "Boulos'un girişimine ilişkin şimdiye kadar resmi hiçbir şey almadığını" doğruladı.
ABD'li temsilcinin ilerleme konusunda yavaş kalmasının nedenlerinden biri, bazı Libyalı gruplardan gelen eleştirilerin artması.
Hafter'in kilit göreve atanması
Financial Times'ın "konuya aşina kişilere" dayandırdığı Haziran ayındaki haberinde Washington'ın, Saddam Hafter'in Libya'nın en üst yürütme organı olan ve şu anda görece tarafsız bir isim olan Muhammed el-Menfi'nin başkanlık ettiği Başkanlık Konseyinin başına getirilmesini öngören bir anlaşma için baskı yaptığı belirtilmesinin ardından gerilim arttı.
Halife Hafter'in altı oğlundan biri olan Saddam, 82 yaşındaki babasının yerine geçmesi en muhtemel isim olarak görülüyor.
Boulos, 7 Temmuz'da Trablus'un 100 kilometre doğusundaki Misrata'da ziyaretine başlarken havalimanında ziyaretine karşı çıkan ve "şüpheli bir anlaşma" olarak nitelendirdikleri girişimi kınayan onlarca protestocuyla karşılandı.
Libya'nın ticaret merkezi olan Misrata'nın iş ve askeri elitleri uzun süredir Hafter ailesine karşı çıkıyor. Kentin milisleri, Hafter'in 2019-2020 yıllarında Libya'nın batısına yönelik saldırısına karşı direnişin ön saflarında yer almıştı.
Libya'nın en büyük savaşçı birliklerinden biri olan Misrata Askeri Konseyinin Sözcüsü Yunus es-Salabi, Middle East Eye'a yaptığı açıklamada, "Bugün yaşanan her şeyden mücrim Hafter sorumludur" dedi ve "Saddam'ın resmi bir görev alacağı bir çözümü reddetmek için bu bile yeterli bir nedendir" ifadelerini kullandı.
BM Libya Uzmanlar Panelinin son raporunda, Hafter ve Dibeybe aileleriyle bağlantılı silahlı gruplar ve oluşumların karıştığı yaygın insan hakları ihlalleri ve yolsuzluk suçlamaları tekrarlandı. Özellikle Hafter, Human Rights Watch gibi kuruluşlar tarafından savaş suçlarıyla itham edildi. Bir ABD mahkemesi de Hafter'in birlikleri tarafından gerçekleştirilen işkence ve yargısız infazlardan sorumlu olduğuna hükmetti.
Misrata, Hafter ailesini güçlendireceği gerekçesiyle Boulos girişimine karşı çıkan tek taraf değil.
Libya'nın güney çölünde gizlenen ve silahlı grubu ocak ayından bu yana Hafter güçlerine karşı isyan yürüten muhalif lider Muhammed Wardago, MEE'ye yaptığı açıklamada, "Hafter ve oğullarının Libya devleti içinde kilit egemenlik makamlarında görev almasını hiç kimse kabul edemez" dedi.
Wardago, "Ne yazık ki Saddam'ın Başkanlık Konseyinin başına getirilmesine yönelik bu ABD girişimini biz de duyduk" diye ekledi.
Kuzey Afrika üzerine çalışan analist Jalel Harchaoui, bunun "anlaşmanın ana unsuru" olduğunu doğruladı.
Harchaoui, Başkanlık Konseyi başkanının yetkilerinin anayasal çerçevede hiçbir zaman açık biçimde tanımlanmamış olmasına rağmen Saddam'ın atanmasının makamın etkisini artırabileceğini ve "zaten sahip olduğu güç ve emrindeki birlikler" göz önüne alındığında "rolü yeniden şekillendirebileceğini" savunuyor.
İstifa çağrıları
Ancak Saddam Hafter'in muhtemel atanması, Boulos girişiminin yol açtığı tek gerilim kaynağı değil.
Haziran ayında Financial Times'ta yayımlanan haber de dahil olmak üzere bazı haberler, Başbakan Dibeybe'nin de Trablus'taki görevini sürdüreceğini öne sürüyor.
Washington'un ABD vatandaşı olan Halife Hafter ile uzun süredir devam eden ilişkilerine rağmen Dışişleri Bakanlığı Dibeybe ile doğrudan temaslarını da sürdürdü. 26 Temmuz'da gerçekleştirilen son telefon görüşmesi Boulos tarafından "verimli" olarak nitelendirildi.
Doğrudan seçimlerle değil, 2021'de BM destekli Libya Siyasi Diyalog Forumu tarafından göreve getirilen başbakan, yıllar içinde giderek daha fazla eleştirinin hedefi oldu.
Mayıs 2025'ten bu yana protestocular defalarca Dibeybe'nin istifasını istedi. Temmuz ayı sonunda gerilim yeniden zirveye ulaştı. Libya'nın batısında başlangıçta elektrik kesintileri nedeniyle harekete geçen protestocular öfkelerini başbakana yöneltti ve Trablus'taki ofisini basmaya çalıştı.
Protestocular son günlerde kamu hizmetlerindeki kötüleşmeyi, devam eden elektrik krizini ve ağırlaşan yaşam koşullarını protesto etmek amacıyla beş bakanlığın ve yolsuzlukla mücadele kurumunun ofislerini kapattı.
Bu durum, Dibeybe'yi iktidarda tutacak ABD destekli bir anlaşma ihtimalini kamuoyu açısından daha da hassas hale getirirken başbakana da bir çıkış yolu sunuyor.
Harchaoui, MEE'ye yaptığı açıklamada, "Dibeybe ülke genelinde tanınırlık kazanacak ve ilk kez Bingazi'ye gidebilecek. Hem Saddam hem Dibeybe, en az bir yıl, muhtemelen daha uzun süre seçim yapılmadan iktidarda kalma imkanıyla birlikte ulusal meşruiyet kazanacak." dedi.
Petrol ve güvenlik seçimleri geri plana itiyor
Seçimler BM'nin resmi önceliği olmayı sürdürse ve Güvenlik Konseyi geçen ay seçim yapılması çağrısını yinelemiş olsa da bu konu Boulos'un açıkladığı hedefler arasında nadiren yer aldı ve girişiminin bir parçası gibi görünmüyor.
Salabi, Misrata'nın "anayasa referandumu ve seçimlerin düzenlenmesine" dayalı bir çözümü desteklediğini vurgularken Temmuz ayında Trablus'ta sokaklara çıkan protestocular, defalarca "istisnasız tüm siyasi kurumların devrilmesi" ve bunların seçim süreciyle değiştirilmesi çağrısında bulundu.
Arapça konuşan Boulos, Washington'ın Libya'daki çabalarını tanıtmak amacıyla son haftalarda bölge medyasına bir dizi röportaj verdi.
ABD'li temsilci, 27 Temmuz'da Şarku'l Avsat'a verdiği röportajda "birliğin meşruiyetin ve demokratik seçimlerin temeli olduğunu" söyledi. Bu açıklama, yol haritasında seçimlerin ancak kurumların birleştirilmesine yönelik bir anlaşmaya varılmasından sonra öngörüldüğünü düşündürüyor.
Bunun nedeni, Beyaz Saray'ın Libya'daki hedefleri açısından demokratik kurumlardan çok istikrarlı ve güvenilir ortaklara ihtiyaç duyması.
Ocak 2025'ten ve Libya'nın yaklaşık 20 yıl aradan sonra ilk petrol ruhsatlandırma turlarını açacağını duyurmasından bu yana ABD, şirketlerini ülkenin petrol sektörüne yatırım yapmaya teşvik etmeye çalışıyor. Libya, Afrika'nın kanıtlanmış en büyük petrol rezervlerine sahip.
Bu sırada ABD'nin bir diğer önemli hedefi, Libya'nın parçalanmış ordusuyla, özellikle de Hafter'in komuta ettiği Libya Ulusal Ordusu'yla güvenlik iş birliğini güçlendirmek oldu.
Libya Ulusal Ordusu, ikinci Libya iç savaşından bu yana Rusya ve Rus paramiliter şirketlerinden doğrudan destek aldı.
Buna karşılık Moskova, Libya Ulusal Ordusu'nun kontrolündeki doğu ve güney bölgelerde bulunan havaalanları ve limanlara erişim sağladı ve bu da Afrika genelindeki askeri operasyonlarını kolaylaştırdı.
Harchaoui, MEE'ye yaptığı açıklamada, "Pentagon, askeri komuta kademelerinin birleştirilmesinin Rusya'nın varlığını sürdürmesini zorlaştıracağına inanıyor" dedi.
ABD'nin son aylardaki az sayıdaki somut başarılarından biri, Nisan ayında düzenlenen Flintlock 2026 tatbikatı oldu. Tatbikat, Libya Ulusal Ordusu ile Trablus birliklerinin Libya topraklarında ilk kez birlikte eğitim yapmasına sahne oldu.
Boulos, temmuz ayındaki ziyareti sırasında ülkenin kilit güvenlik aktörleriyle görüşmeye de özen gösterdi. Yalnızca Bingazi'deki Hafter ailesiyle değil, batıda güçlü silahlı grupları yöneten İçişleri Bakanı İmad Trablusi ve Savunma Bakan Yardımcısı Abdusselam ez Zubi ile de Trablus'ta görüştü.
Ancak aylar süren üst düzey diplomasi, askeri birleşme konusu da dahil olmak üzere girişimin tam olarak ne sağlayacağını şimdiye kadar ortaya koyamadı.
Her şeyden önce bu belirsizlik, Libya kurumlarının yeniden birleştirilmesine yönelik geniş kamuoyu desteğine rağmen Washington'ın planları hakkındaki şüphelerin artmasına yol açtı.